Dünyadaki bütün Alevi hareketinin ortak birliğini sağlayacak konfederasyon önerisi-VİDEO

PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Alevi Çalıştayı’nda son konu da tartışıldı. Konu başlıklarından Alevi kurumlarında tüzük taslak raporu sunuldu. Bu raporun ardından sonuç bildirgesi ile çalıştay sona erecek.

Alevi kurumlarında tüzük bölümünde Meral Altun, Hasan Gülüm, Müslüm Metin, Zeynel Abidin Koç, Kazım Genç ve Sedat Mutlu’nun yer aldı. Tüzük komisyonu sonuç raporunu Hasan Gülüm okudu.

Gülüm, bu çalışmanın tüm Alevi örgütlerin tüzük hükümlerinde olması gereken temel başlıklar olarak düşünüldüğünü söyledi.

Alevilerin son dönemlerde kurumsal yapıları belirleyen yasaların iç hukuku etkileyecek noktaya geldiğini söyleyen Gülüm, kanunlarla belirlenen tüzük kurumlarda yönetme şekli olarak erk oluşturduğunu ifade etti.

Gülüm sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün en çok şikayet edilen dejenerasyon fark edilmeden kurumlarımızda iktidar kültürü oluşturmuştur. Bu durum kendi hukukumuzun işlememesine ve kurumlarda da demokrattık muhtevayı geriye itmiştir. Kendi hukukumuzda olması gereken kuralların kabul görülmese de işletilmesi gerekmektedir. Yüzyıllardır devletsiz kanunsuz hukukunu belirleyen alevler de bugün kanunlarla belirlenen tüzüklerde demokratik kuralları işletilmemesi yaşanan sorunlarda birdir. Bu nedenle tüzük kanunla belirlenen deyip geçilmesi gereken bir hukuk olmamalıdır.”

“DAR DİDAR HUKUKU İŞLETMELİYİZ”

Bu tüzüğün dayatılan kuralların dışında iç hukukun en demokratik yanını sunmak istediklerini söyleyen Gülüm, hazırladıkları tüzükte amaçlarını şöyle özetledi:

“Tüzükteki zorunlu hükümler dışında kaybettiğimiz iç hukukumuzu, bulunduğumuz alanlarda hayata geçirmeyi öncelikle hedefledik. Yaşadığımız sorunlarda, çözüm merkezine dar didarı koymayan bunun yerine kanunların bile yapmadığı demokratik kuralları işletilmektedir. Yolda ortaya çıkan sorunlarımızı cem olmayı, dar didar hukuku ile işletmeliyiz.

Tüzüğe dair hükümlerin kendisini tartışmadan daha inanç kurulumuzun belirlediği ana başlığın tüzükte temel başlık olarak kabul ettik.

Bu tüzük kadim halk olan Aleviler için 4 kapı 40 makam ile kurulan rızalık şehrinde rızalık lokması ile kültürünü sürdüren, Muhammet-ali kutsallığını kalbinde taşıyan hazreti Hüseyin direnci, Pir sultanın inancı ve direnişi ile hünkâr Hacı Bektaş velinin bilinci ile doğa insan ilişkisini temel alan,  temelinde insan sevgisi bulunan, her dine mezhebe inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil din ırk renk farkı gözetmeyen, eline beline diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve bunu muhasiplik kurumu ile gerçekleştiren, gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi ihtiyaçları gideren. insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleri ile kendi kendilerine yargılamalarını sağlayan; eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, asıl doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik ,hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş insani kâmil yani erdemli insan yaratmayı öngören, bütün çalışmaların hepsini en demokratik kurallar üzerinden yürüten bir çalışmayı esas almalıdır. Bu hüküm uygulanır olsaydı hüküm yazmamıza gerek yoktur. Uyulması gerek her şeyi tarif etmiş durumdadır.”

“TEMSİLİ DEMOKRASİ DEĞİL, DOĞRUDAN DEMOKRASİ”

Gülüm, bu hükümlere bağlı kalarak tüzüklerde olması gerekenleri madde madde sıraladı:

  • Derneklerimizde ki yönetim kadrolarında kanınlar eşit temsil edilmelidir. Bu konuda tüzüğümüzde yarısı kadın yarısı erkek şeklinde kesin hükümler olmalıdır.
  • Derneklerimizde bugünü yarına aktaracak gençlerimiz ve çocuklarımız yok denecek kadar az Alevi Gençlik Federasyonu tüm tüzüklerde konulmalı bunun aynı zamanda her federasyonda kendi gençlik sekretaryası kurarak desteklemelidir.
  • Dernek organlarında seçilen yöneticilere mutlaka sınırlamalar getirilmelidir.2 dönemden fazla yöneticilik yapılamaz hükmü konulmalıdır.
  • Yol yürüten dedelerin derneklerde başkanlıklarına aday olmamalıdır.
  • ‘Gelin Canlar Bir Olalım ‘ şiar ile Dünya’daki bütün Alevi hareketinin ortak birliğini sağlayacak konfederasyonun kurulması için çalışma yapılmalıdır.
  • Alevilerin tüzüklerinde bulunan disiplin kurulu iki şekli ile işletilmelidir. İç hukukumuz inanç önderlerinin oluşturduğu dar-ı didar hukuku içinde çözülmelidir. Kurumsal sorunlarımız dair olan kısım disiplin kuruluna çözülmelidir. İç hukukun verdiği karar disiplin kurulunda tartışılmadan karar olarak uygulanmalıdır.
  • ‘Gönül kalsın, yol kalmasın’ sözünden hareketle derneklerimizdeki faaliyetleri aksatacak davranışlarda bulunmamalıdır.
  • Danışma kurulu bugün buradaki çalıştayda olduğu gibi farklı alanlarda emek veren canlarla, üç ayda bir, yılda dört kez bir araya gelmelidir. Bu aynı zamanda kurumsallaşmalıdır.
  • Federasyonlar bünyesinde bilim kurulu, hukuk kurulu kurulmalı bunlar tüzüklerde kurumsallaşmalıdır.
  • Federasyon seçimlerinde tüm bileşenlerin eşit oranda temsil edildiği bir yönetim şekli olmalıdır.
  • Kurumlarımızda yönetim belirleme şeklinde temsili demokrasi yerine, doğrudan demokrasi kullanılmalıdır. (HABER MERKEZİ)

 

pirha.net © 2018