CANLI YAYIN
Ana Sayfa EMEK-EKONOMİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 30 Eylül 2017 - 10:58 475 Görüntüleme

Eğitim-Sen konferansında HDP ve CHP’li vekillerin katılımıyla ‘OHAL ve Müfredat’ tartışıldı

Eğitim-Sen konferansında HDP ve CHP’li vekillerin katılımıyla ‘OHAL ve Müfredat’ tartışıldı

PİRHA- OHAL ve Müfredat panelinde konuşan Eğitim -Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Neden bilimsel eğitim diyoruz? Çünkü bilimsel eğitim öğrencilerin inançlarından ve ailelerinin kimliklerinden dolayı ayrımcılığa uğratılmamasıdır” diye konuştu.

Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şubesi tarafından “OHAL ve Müfredat” konulu panel düzenlendi. Karşıyaka Belediyesi Nikah Salonu’nda düzenlenen panele konuşmacı olarak Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Adnan Gümüş, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antep Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Toğrul ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç yaptı. Panel Müfredat ve OHAL konularının ayrı ayrı ele alındığı iki bölümle devam etti.

ZORUNLU DİN DERSİ AİHM KARARINA RAĞMEN KALDIRILMADI

Yeni müfretatı ve eğitim sistemini değerlendiren Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş şunları söyledi:

“11 ve 12’nci sınıflarda liselerde matematik, fizik, kimya, biyoloji ve psikoloji dersleri zorunlu olmaktan çıkarıldı. Din kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini AİHM kararına rağmen zorunlu ders olmaktan çıkarılmadı. Her defasında Anayasayı önümüze çıkarıyorlar. Ama Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi İmam Hatip Lisesi (İHL) dersleri arasından çıkarıldı. İmam Hatip Liselerinden Din Kültürü Dersinin çıkarılabildiği gibi diğer liselerden de çıkarılabilir. Çünkü kültürden rahatsızlar. Bu nedenle çıkardılar.”

“İTAATKAR DEĞİL SORGULAYAN BİREYLER YETİŞTİRİYORUZ”

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan da, Eğitim Sen üyelerinin TÖBDER döneminden bu yana her türlü bedeli ödediğini ve ödemeye devam ettiğini belirterek şunları dile getirdi:

“4+4+4 sisteminin hayata geçirildiği günden bu yana bilimsel eğitim ortadan kaldırılmak isteniyor. Neden bilimsel eğitim diyoruz? Çünkü bilimsel eğitim öğrencilerin inançlarından ve ailelerinin kimliklerinden dolayı ayrımcılığa uğratılmamasıdır. Bilimsel eğitim toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefler. İtaatkar değil, sorgulayan bireyler yetiştirir. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Dindar, kindar nesil yetiştireceğiz” diyerek yoksul ailelerin çocuklarının eğitim haklarının ortadan kaldırıldığı bir süreçten geçiliyor. 2016 yılından bu yana her türlü cemaate okullarda faaliyet yürütmesinin ve bununla birlikte 15 Temmuz sonrası kapatılan bazı derneklerin başka isimlerle faaliyetlerini yürütmesinin önünü açtılar. İmam Hatiplerin 7 kat, özel okulların sayıları ise 12 kat arttırıldı.”

OKULLARDA MESCİT YAPILARAK FARKLI İNANÇLARDAKİ ÇOCUKLAR MAĞDUR EDİLİYOR

Yeni müfredatlar ile mescitlerin okulda zorunlu hale getirildiğine değinen Aydoğan şunları kaydetti:

“Laboratuvarların, spor salonlarının ve konferans salonlarının olmadığı yerlere yeni müfredatlar ile mescit yapılması zorunlu hale getirildi. Kamusal alanda hiçbir ibadet dayatılamaz. Hiçbir çocuğun farklı inanca sahip olması mağduriyetini hiçbir devlet kaldıramaz. Kamusal alandaki en büyük saldırılardan biridir. Kız öğrencilerin başları yasal olarak 9 yaşından itibaren, fiilen ise okul öncesi kapatılmıştır. Çocuk hakkı ihlalilidir. 2013 yılından bu yana hayatını kaybeden işçi çocuk sayısını 260’ı buldu ve okul okumaları engellenen yoksul çocuklarının çocuk işçi olarak iş cinayetlerine kurban gitmesinin önü açıldı. Tüm baskı ve zorluklara teslim olmayacağız.”

“ALEVİLERİN AİHM İLE KAZANDIĞI YASAL HAKLAR KABUL EDİLMİYOR”

“Anayasamız ülkemizde yaşayan farklılıkları nasıl tanımlıyorsa, müfredatta Anayasanın yansımasıdır” diyen HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul ise şunları belirtti:

“Müfredat bir ülkenin Anayasası gibidir. Anayasamız ülkemizde yaşayan farklılıkları nasıl tanımlıyorsa, müfredatta Anayasanın yansımasıdır. Devlet Alevileri nasıl tanımlıyor nasıl var ediyor ise müfredat da bunun yansımasıdır. Tüm farklılıkları yok sayan, inkar eden ve kendine göre bir nesil yetiştirmeye çalışan bir iktidar var. Aleviler yıllardır bu ülkenin ulusal mahkemelerinde olmadı, uluslararası mahkemelerde haklarını savundular ve kazandılar. Ama buna rağmen AKP ihtiyaçları karşılamadı. Tam anlamıyla farklılıklarımızı reddeden bir müfredat. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası saldırılar ve 15 Temmuz ile birlikte gazetecilerin tutuklandı, kamu emekçileri ve akademisyenlerin ihraç edilerek toplum zapturapt altına alındı. İşte bu dönemde müfredat değişikliğinin gündeme getirilmesi bilinçlidir. Bu girdaptan çıkışın bir tek yolu var. Tüm farklılıklarımızla bir araya gelmeliyiz. En geniş zeminde ortak bir platforma bir araya gelmeliyiz. Korku bulaşıcıdır. Ama cesaret de bulaşıcıdır. Bizim cesareti bulaştırmamız gerekiyor.”

“İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI AJAN İLAN EDİLİYOR”

 

İnsan hakları savunucularını tutukladılar, gazetecileri tutukladılar, dernek ve kurumlar kapatıldı” diyen CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da şöyle konuştu:

“80’li ve 90’lı yılların başında yine aynı şeyleri söylemeye başladık. 2000’li yıllar oldu yine böyle demeye başladık. 2017 yılına gelmişiz gerçekten ben böyle bir dönem görmedim. O dönem insanlar ‘hele bir mahkemeye çıksak’ diyorlardı. Ne olursa olsun bir mahkemeydi. İyi kötü. Ama şimdi ‘Mahkemeye gitmeyelim. Cezaevinde kalalım’ diyecek duruma geldi insanlar. İnsan hakları savunucularını tutukladılar, gazetecileri tutukladılar, dernek ve kurumlar kapatıldı. En baştaki adam da kalkıp insan hakları savunucularını ajan ilan ediyor. Ve bu yapıldıktan sonra hangi hakim çıkıp da bunları serbest bırakacak. Bunların ajan olmadığını söyleyecek.”

ÇOK KIRILDIM DEDİĞİ KİŞİYE TEŞEKKÜR EDİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün İstanbul’da kendi adının verildiği İmam Hatip Lisesi’nin açılışını hatırlatan Tanrıkulu son olarak şunları aktardı:

“Ne yaptılar Erdoğan’ın okuduğu imam hatip lisesini yıkıp yerine yenisini yaptılar. Adına da Erdoğan’ın adını verdiler. Yerine 60 milyon değerinde bir imam hatip lisesi yapıldı. Kim yaptı peki biliyor musunuz? O imam hatip lisesini İstanbul’un siluetini bozan ikiz kulelerini inşa eden, o gökdelenlerin müteahhidi Mesut Toprak yaptı. 60 milyon değerinde imam hatip lisesini yaptı. Bugün o ‘çok kırıldım. Bir daha selam vermeyeceğim’ dediği kişiye imam hatip lisesi yaptığı için teşekkür ediyor. Ne oldu o kuleler tıraşlandı mı? Tıraşlanmadı.”

Ersin ÖZGÜL / İZMİR

 

    

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Öteki Medya dile geldi

Öteki Medya dile geldi

pirha.net © 2018