CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER 2 Şubat 2017 244 Görüntüleme

Eski siyasetçiler: Bu Anayasa teklifi kayıtdışıdır

Eski siyasetçiler: Bu Anayasa teklifi kayıtdışıdır
Tarih: 2 Şubat 2017 - 17:19

Geçmişte ANAP, DYP, AK Parti ve CHP’de politika yapmış, çeşitli görevlerde bulunmuş birçok isim anayasa değişiklik referandumuna ilişkin bir araya geldi. “OHAL’de Anayasa Referandumu” adıyla yapılan buluşmada konuşanlar, ifade özgürlüğüne vurgu yaptı, teklifi kayıtdışı ve kumar oyunu, olarak değerlendirdi.

Yurttaş Girişimi ve Barış Bloku öncülüğünde gerçekleştirilen “OHAL’de Anayasa Referandumu” toplantısı İstanbul Point Otel’de gerçekleştirildi. Toplantıya, TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, AK Parti kurucularından eski milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen, Demokrasi İçin Birlik Girişimi Platformu Sözcüsü Rıza Türmen, Barış Bloku Eşsözcüsü Prof. Dr. Ayşe Erzan ve ANAP eski Genel Başkanı Nesrin Nas başta olmak üzere çok sayıda gazeteci, siyasetçi, yazar ve akademisyen katıldı.

NAS “OHAL ALTINDA REFERANDUMA GİDİYORUZ”

Toplantıda ilk olarak konuşan ANAP eski Genel Başkanı Nesrin Nas, Anayasa yapım süreçlerinde ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade ederek, tam tersi bir durum ile karşı karşıya olunduğunu söyledi. “Bizde her şeyin önünde bir engel var” diyen Nas, “Siyasetin ve özgür medyanın tutuklu olduğu bir ortamda, OHAL altında referanduma gidiyoruz” ifadesinde bulundu.

YALÇINBAYIR: TEK KİŞİ SÖZ SAHİBİ OLACAK

AK Parti kurucularından eski milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır da, “AK Partinin temel ilkelerini yazdık. Neyi yazdık neyi yaptık? Bunların sorgulanması gerekiyor. Dinde, siyasette kayıtdışılık var. Bu kayıtdışılıktan kurtulmak gerekir” diye belirtti.

“Bugüne kadar ne Anayasa’nın yapımında, ne hukuk yapımında katılımcılık gözetilmedi. Ne yaptınız denilmedi. Denetlenmeyen bir anlayış. Bu anlayışları daha sonra göreceğiz” diye devam eden Yalçınbayır, şöyle konuştu: “Parti ortak akıl olarak kuruldu ama hırs ortak aklın önüne geçti. Anayasa hepimizi bağlıyor. Buradaki egemenlik kavramı son derece yanlış bir zemine yatırıldı. 23 Nisan geliyor referandumdan sonra. Yargıyı yürütmenin emrine veriyoruz. Partizanlık her şeyin önüne geçecek. İl başkanlarının direktifleri her şeyin önüne geçecek. Artık devleti bir parti yönetecek. Bir kişinin, bir partinin, zümrenin egemenliği kabul edilir değildir.”

“ANAYASA ÖZGÜR GÜNLERDE YAPILIR, BU GÜNLERDE DEĞİL”

Yalçınbayır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nereden gelirse gelsin söz söylemek herkesin hakkı. Bunu hiç kimse engelleyemez. Bu hak ihlallerine uğrayan kişiler hak arama özgürlüğünü kullanıyor. İnsanların düşünce özgürlüğüne sahip olmadığı bir süreçte, OHAL’de Anayasa yapılır mı? Anayasa özgür günlerde yapılır, bugünlerde değil. Biz siyasi hakkımızı kullanamadığımız süreçte nasıl bir Anayasa yapılabilir. Her şeyin yapımında tek kişi söz sahibi olacak. Şehirler hakkında bir tek kişi karar verecek. Vay İstanbul diyeceksiniz, vay Bursa diyeceksiniz.”

TÜRMEN: TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ TEHLİKEDEDİR

Demokrasi İçin Birlik Girişimi Platformu Sözcüsü Rıza Türmen de, “Türkiye’de demokrasi tehlikededir” diyerek Anayasa değişikliğine “Hayır” diyeceğini söyledi. Türmen, şunları dile getirdi: “Bu süreçte yapılacak olan Anayasa’nın bir meşrutiyeti yok. Bu değişiklikler kabul edilirse Türkiye toplumu daha da kutuplaşacaktır. Geniş kapsamlı bir zamanın, tartışmanın ürünü olması gerekir. Anayasa’nın böyle bir süreç sonunda yapılması hem toplumsal uzlaşıyı sağlar hem de sindirilmesini sağlar. Türkiye toplumunda bu uzlaşıya duyulan ihtiyaç daha fazladır.”

MAHALEFET HAPİSTE İKEN NASIL REFERANDUMA GİDİLİR?”

OHAL sürecinde referanduma gidildiğini hatırlatan Türmen, “Milletvekilleri, gazeteciler, yazarlar cezaevlerinde. Milli irade ile seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanmış durumda. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eşbaşkanları tutuklu. Bu süreçte nasıl bir referanduma gidilir” diye sordu.

Yargının, yürütmenin ve yasamanın tek elde toplanacağı vurgusunu yapan Türmen, şunları ifade etti: “Eğer üç erk bir elde toplanıyorsa bu demokrasi olmuyor. Bunun adı diktatörlük oluyor. Bugün bununla karşı karşıyayız. Bu getirilmek istenen rejimin de başkanlıkla alakası yoktur. Başkanlıkta güçlerin bir birinde daha net ayrılması gerekir ama burada tek elde toplanıyor. Başkanlık sisteminde başkan hiçbir zaman meclisi fes edemez. Bunun adı başkanlık sistemi de değildir.” Türmen ayrıca, Anayasa’nın halka dayatılmasının toplumda kutuplaşmayı derinleştireceğine dikkat çekti.

ÖYMEN: SEÇİM SANDIĞINA YAKLAŞTIRMAYABİLİRLER”

CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen de, Türkiye’de 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanını halkın direk seçmesi ile yönetim şeklinin fiilen değiştiği ifade ederek, şunları söyledi: “Artık sembolik değil, fiili gücü olan bir Cumhurbaşkanı var. Seçim sandığına yaklaştırmama dahil idare her türlü engellemeyi çıkarabilir. OHAL ile seçim yapılamaz. Türkiye’nin en güç dönemlerinde bile hukuk fakültelerinden ses çıkardı. 1950’lerde bile bir ses çıkardı. 2 üniversite vardı o zaman. Şimdi 73 fakültesi var ama o kadar ses çıkmıyor.”

ERZAN: SAVAŞ ANAYASA’SI DENİLEBİLİR

Barış Bloku Eşsözcüsü Prof. Dr. Ayşe Erzan da, değişiklik için “Bir savaş Anayasa”sı diyerek, “Yerle bir edilen mahallelerde insanlar nasıl sandığa gidecek? Sandık güvenliği nasıl sağlanacak” diye sordu.

CİNDORUK: İKTİDARIN AMAÇLARINA ÇOK UYGUN BİR TASARI

TBMM eski Başkanı ve Doğruyol Partisi eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk ise, “Bu Anayasa bir proje. Türkiye’nin rejimine, sistemine tek değil cephesine de bir saldırıdır. İyi hazırlanmıştır, doğru hazırlanmıştır. Siyasi iktidarın amaçlarına çok uygun bir tasarıdır” dedi.

Cindoruk, 1987 referandumuna atıfta bulunarak, referandumların bir siyasi kumar olduğunu hatırlatarak, değişiklik teklifi sırasında yaşanan ihlaller konusunda Anayasa Mahkemesi’nin büyük bir sınav beklediğini sözlerine ekledi.

Cindoruk, şöyle konuştu: “Dün diyor ki, ben bunun üzerinde ince ince düşündüm. Ben bu Anayasa değişikliğini faili meçhul buluyordum. Ancak meğer faili varmış. Kendisini mühendis olarak biliyordum ben. Hem başbakan, hem Cumhurbaşkanı hem de bakanlar Türkiye’yi ikiye böldüler. Burada oturanlar eski Türkiye’yi oluşturuyor. Buna karşı da bize meşru müdafaa doğuyor. Eski Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yeni Türkiye, eski Türkiye söylemini çok yanlış buluyorum” dedi.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018