CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 2.06.2018 232 Görüntüleme

Ethem Sarısülük, vurulduğu yerde anıldı: Heval hala bizimle misin?-VİDEO

PİRHA – Ankara Kızılay’daki polis  ablukasına karşı direnirken polis kurşunuyla başından vurularak  14 Haziran 2013 tarihinde öldürülen Ethem Sarısülük katledilişinin 5. yılında vurulduğu yerde yapılan etkinlikle anıldı.

Gezi direnişinde, 14 Haziran 2013 günü Ankara Kızılay’da polis tarafından başından vurularak katledilen Ethem Sarısülük, ölümünün 5. yılında vurulduğu yerde anıldı.

Emek ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve dergi çevrelerinin katılım gösterdiği anmada Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yere karanfiller bırakıldı. Anmada sık sık, Gezi şehitleri ölümsüzdür, Katillerden hesabı emekçiler soracak, Her yer Taksim her yer direniş, Anaların öfkesi katilleri boğacak, Bu daha başlangıç, mücadeleye devam, Yaşasın halkların kardeşliği, Yaşasın devrimci dayanışma, Gezi’yi unutma, unutturma, Gezi’de düşene, dövüşene bin selam sloganları atıldı.

Ethem Sarısülük’ün ailesinin de gelmesiyle anma, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler ve Mayıs-Haziran mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı.

“GEZİ; TÜM SALDIRILARA KARŞI BİR DİRENİŞ ÇAĞRISIYDI”

Ortak basın açıklamasını okuyan Zarife Çamalan, şunları kaydetti:

“Dağın, taşın, ağacın yağmaya açılmasıyla özdeşleşen o vahşi politikalara “dur” demek için 5 yıl önce bugünlerde bedenlerimizi ağaçlara siper ederek bir isyanının ateşini fitillemiştik. Bir beton yığınına dönüştürdükleri İstanbul’da kalan sayılı yeşil alandan biri daha inşaat ağalarına ve rengini ideolojik karanlıktan alan “çılgın projelere” açılmak isteniyordu.

Bu pervasızlığın karşısına dikilen bir avuç insanın üstüne copları, gazları, robocopları, TOMA’ları, akrepleriyle gittiler. Tüm bir ülkenin vicdanını kanatacak, o güne kadar yaşanan ve sessiz kalınan her şeye karşı birikmiş öfkeyi patlatacak bir gözü dönmüşlüktü bu…

O saatten sonra Gezi artık sadece bir kentin koparılmak istenen akciğerlerinden biri değildi. Siyasal iktidarın tüm toplumsal saldırılarına karşı bir direniş çağrısıydı.”

“BUGÜN O SOLUĞA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYACIMIZ VAR”

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Ethem yoldaş gibi gelecek düşü kurabilen işçi ve emekçi çocukları, toplumun acılarını, öfkelerini, özlem ve beklentilerini yüreklerinin ta içinde, nabız atışlarında hissederek en önde yer aldılar. Ölüm korkusunu, tüm “dünyevi” kaygıları ayaklarının altına alan bir cesaret ve cüretle bedenleriyle, ruhlarıyla en öne attılar. “Bizsiz olmaz” diyerek geriden gelenlere yol açtılar, korkuyu-kaygıyı ayaklarının altına alıp ezerek yaptılar bunu.

Onların kalleş bir kurşun, hedefe odaklanmış bir gaz bombası ya da frene basabilecekken basmayan bir araçla katledilmeleri geride gelenlerin bir korku cumhuriyetine dönüştürülmek istenen bu ülkede günlerce süren bir özgürlük rüzgarı yaşamalarının önünü açtı.

Gezi, bir ülkede işçi ve emekçilerin ön yargılarından, sistemin değerler sisteminden, disiplin anlayışı ve öğretilmiş alışkanlıklarından uzaklaşmalarının; kent meydanlarında günlerce önyargısızca bir arada yaşamalarının, paylaşma ve dayanışmalarının; başka bir dünyanın, başka toplumsal ilişkilerin mümkün olabileceğinin hissedilmesinin vesilesi oldu.

Bugün o soluğa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

O dönem dayatılan faşist cenderenin daha da koyulaşmış haliyle karşı karşıyayız.”

Çamalan, “Daha fazla Haziran ruhu ve daha fazla Ethemleşmek dışında bir seçeneğimiz yok. Tarih bizden bunu bekliyor, biz bu tarihsel sorumluluğa Ethemlerden aldığımız güçle hazırlanmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

“HEVAL, KURBAN OLDUĞUM HALA BİZİMLE MİSİN?”

Daha sonra HDP Ankara 3. Bölge 1. sıra milletvekili adayı Veli Saçılık bir konuşma yaptı. Saçılık konuşmasına, Ethem yoldaşın sevdiği “heval kurban olduğum hala bizimle misin?” dizelerini hatırlatarak “Evet sen bizimlesin. Çünkü sana sıkılan kurşun bize sıkıldı, biz bunu biliyoruz. Ve onun için 5. yılında senin yanındayız, senin düştüğün yerdeyiz, seninle birlikteyiz” diyerek başladı. ”Biz seni unutmadığımız sürece sen yaşayacaksın, umut yaşayacak ”diye devam ettirdiği konuşmasını tarihte ve yakın dönemde yaşanan katliamları sıralayarak, Ethem’in bunların hepsi olduğunu vurgulayarak sürdürdü.

Bir kez daha açılım yapılmasından, daha fazla demokrasi getirileceğinden bahsedildiğini hatırlatan Saçılık,  Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt örneğini vererek yaklaşımın özünü teşhir etti.

Saçılık, Ethem’in mahkemesinin Aksaray’a taşınmasıyla Erdoğan’ın Aksaray’ı arasında paralellik kurarak, “İsim Benzerliği görüyor musunuz? Biz sarayların adaletini değil, halkın adaletini, emekçilerin adaletini savunuyoruz. Ve Ahmet Şahbaz’a diyoruz ki yarına kalır, asla yanına kalmaz!” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Daha sonra Ethem yoldaşın avukatı Kazım Bayraktar, katil Ahmet Şahbaz’ın sözüm ona yargılandığı davada yaşanan hukuk garabetini teşhir eden bir konuşmayla, “Bu dava biz bitti demeden bitmez” dedi.

“BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEYECEK BU DAVA”

Daha sonra Ethem Sarısülük’ün avukatı Kazım Bayraktar söz alarak her yıl yapılan anmalarda davanın seyriyle ilgili bilgi verdiğini, zaten bu gelişmelerin basından da izlendiğini, ancak davanın basına çok net yansımayan garabet gelişmelere sahne olduğunu belirterek, “Hukuk dilini kullandık anlamadılar. Yasa dilini kullandık, anlamadılar! Adalet-insan hakları dilini kullandık, anlamadılar. Onların anlayacakları dili bize tarih söylüyor. Tarihe baktığımızda bu dilden anlamayanların sonunun nasıl geldiğini hepimiz biliyoruz” dedi.

Davada birçok garabetin yaşandığını ve kendisinin sadece son gelişmelerden birini anlatacağını belirten Bayraktar, davanın sonuçta para cezasına bağlandığını hatırlattı.

Bu süreçte Yargıtay’ın verilen para cezasını az bularak bozduğunu, yerel mahkemenin de cezayı biraz daha arttırarak sonuca bağladığını, sonuçta işin paraya bağlandığını söyleyen Bayraktar, “Böyle cinayetlerde faili parayla cezalandırmak ölenlere ve insanlığa hakarettir! Bu hakaretin bedelini elbet bir gün ödeyecekler” diye devam etti.

Bu yargı sisteminde sadece korkunun değil, ideolojik taraftarlığın da ulaştığı düzeyi vurgulayan Bayraktar, Türkiye’de yüksek yargı içtihatları dahil halka kurşun sıkan üniformalıların aklanması konusunda adeta yeminli bir yargı sisteminin oluştuğunu ifade etti.  “Öylesine yeminli ki… Ethem’in katiline 7 yıl 9 ay 12 gün ceza vermişlerdi. Erdoğan ‘paralel yargı polisimizi 8 yıl hapis cezasına çarpıtırdı dedi. Yargıtay kararı bozdu” diye devam eden Bayraktar, yerel mahkemenin bu kararı vermesinden sonra etkisizleştirildiğini hatırlattı. Bu arada davanın Aksaray’a gönderildiğini belirten Bayraktar, dosya Yargıtay’dayken yetkisi alınan heyetin korsan bir duruşma yaparak sanığa tahliye kararı verdiklerini anlatan Bayraktar, “Aslında bir firar olayı yaşandı, gayri meşru bir olay yaşandı ve bir daha da tutuklanmadı. VE biz bitti demeden bu dava bitmeyecek!” diyerek sözlerini tamamladı.

“ACILARIN ÜLKESİ, BARIŞ VE DEMOKRASİ ÜLKESİ OLACAK”

Avukat Bayraktar’dan sonra CHP Ankara 1. Bölge 11. Sıra Adayı Umut Eraslan da yaptığı konuşmada Erdoğan’ın sarayının temellerinde işçi ve emekçilerin kanı olduğunu vurguladı ve buna karşı mücadele etmekte kararlı olduklarını belirtti.

Sonrasında KHK ile görevinden ihraç edilen  sağlık emekçisi Mahmut Konuk’un konuşmasıyla devam etti. Konuk, Gezi Direnişi’nde ölümsüzleşenleri ve anaları selamlayarak başladığı konuşmasında “Bu sistem çökmüştür” diyerek, kapitalist barbarlığın artık çürüdüğünü ifade etti.

Anmada konuşan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da, “Bu ülke evet bir acılar ülkesi. Ama bu ülke özgürlükler ülkesi de olacak. Bu ülke demokrasi, barış ülkesi de olacak. Gençlerin gelecek kaygısı duymadan yaşayacakları bir ülke olacak” diye vurgulayarak “bunu hep birlikte yapacağız” dedi.

Anma “Gezi’yi unutma unutturma!” , “Yaşasın Gezi direnişimiz!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları ve KHK direnişçisi Mahmut Konuk’un okuduğu 33 Kurşun şiiriyle sona erdi.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018