‘Fatma Güler’in durumu kritik aşamada, pazarlık yapılmadan tahliye edilmeli’-VİDEO

PİRHA- 75 yaşındaki hasta tutuklu Fatma Güler’in avukatı Ali Aydın, Güler’in mide kanserinden astıma birçok hastalığının bulunduğunu belirtip, “Yaşlı ve hasta  tutukluların hiçbir hesaba girmeden, pazarlık meselesi yapılmadan derhal serbest bırakılması gerekiyor. Fatma Güler cezaevinde yaşamını idame ettiremez. Sürekli bakıma ihtiyacı var” diyerek tahliye çağrısında bulundu.

İnsan Hakları Derneği’ni verilerine göre cezaevlerinde 604’ü ağır olmak üzere bin 605 hasta tutuklu bulunuyor. Bu rakamın 249’u kadın tutuklu. Son 1 yıl içerisinde 20’nin üzerinde hasta tutuklu yaşamını yitirdi. Sağlık ve tedavi hakkı engellenen birçok tutuklu ölümle burun buruna bırakılırken, bunlardan biri de Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve mide kanserinden yüksek tansiyona kadar birçok hastalığı bulunan 75 yaşındaki Fatma Güler.

Mide kanserinden  astıma, yüksek tansiyon ve karaciğerde kiste kadar birçok hastalığı bulunan Fatma Güler’in pandemi sürecinde durumunun daha da kritik bir aşamaya geldiğini kaydeden avukatı Ali Aydın, müvekkillerinin hastalıklarına dikkati çekerek, yaptıkları tahliye başvurularının dikkate alınmadığını belirtti.

Fatma Güler’in cezaevinde kalmasının koşulları olmadığını belirten Aydın, “Cezaevine girmeden önce mide ameliyatı geçirmiş. Karaciğerinde sürekli kist oluşuyor ve bu kist şişiyor. Kistinde patlama ihtimali yüksek ve zehirlenmesi söz konusu. Cezaevine girdikten sonra oluşan kulak ağrılarından dolayı uyuyamadığını, tansiyonunun sürekli yükseldiğini ve göğsünde oluşan kistin yarattığı şişliklerin koltuk altlarına kadar yayıldığını söylüyor. Bir an önce derhal tahliye edilmeli” diyerek kamuoyunu duyarlılığa çağırdı.

“KOYUNLARINI OTLATIRKEN GÖZALTINA ALINIYOR”

Aydın, müvekkili Fatma Güler’in Dersim’in Hozat ilçesinde koyunlarını otlatırken 2012’de gözaltına alındığını ve hakkında verilen 5 yıl 3 ay hapis cezası kesinleştiği için 2018’den bu yana tutuklu bulunduğunu hatırlatarak,  “Fatma Güler hayvancılıkla uğraşan birisidir. Hozat’ta yaşanan bir çatışmada komşuları ile birlikte ormanda hayvanlarını otlatıyor. Askerler keçilerini alandan götürmesini söylüyor. Fatma Güler ise hayvanlarını tek başına o alandan götüremeyeceğini söyleyerek askerlerden yardım etmelerini istiyor. Tek başına keçilerini çıkaramadığı için ana dili olan Zazaca’da keçilerine küfrediyor. Askerler Fatma Güler’in keçilere küfrederek kendilerine hakaret ettiğini ve kendilerine, ‘Siz neden buraya geldiniz’ dediğini iddia ediyorlar. Bundan dolayı yardım ve yataklık iddiasıyla ifadesi alınıyor. Malatya’da görülen duruşmalarda Fatma Güler’i savunan hiçbir avukat bulunmuyor” dedi.

“KÜRTÇE VEYA ZAZACA BİLEN ASKERLER KİMDİR?”

“Fatma Güler için tek kanıt ise askerler içerisinde Kürtçe bilen birisinin ettiği küfürleri anlaması ve karşı tarafa sinyal vermesi diye yorumlaması” diyen Aydın, şöyle devam etti:

“Peki Kürtçe bilen askerler kim? Bu soru sorulmamış. Sadece Kürtçe bilmek değil, Dersim’de konuşulan Zazaca’yı biliyor mu? Kendilerine bu da sorulmamış. Bunlar üzerinden yardım ve yataklık gerekçe gösterilerek 5 yıl 3 ay ceza veriliyor. Bu ceza onandıktan sonra  Aydın’da kızının yanında kaldığı 2018 yılında tutuklanıyor ve Aydın E Tipi Cezaevi’ne konuluyor. Aydın Cezaevi’nde ne bir kadın koğuşu ne de siyasi tutukluların kaldığı bir bölüm yok. Bir kütüphaneye koyuyorlar. İlk elden yaşı ve hastalıkları nedeniyle cezasının ertelenmesi için yaptığımız başvuru reddedildi. Daha sonra Şakran Cezaevi’ne gönderildi.”

“KARACİĞERİNDEKİ KİSTİN PATLAMA İHTİMALİ YÜKSEK, ZEHİRLENEBİLİR”

Aydın,  Fatma Güler’in  tutuklanmadan önce mide kanseri nedeniyle iki defa ameliyat geçirdiğine dikkat çekerek kendisinin aynı zamanda astım, yüksek tansiyon ve karaciğer hastası olduğuna işaret etti. Hapishane koşulları nedeniyle  hastalığı  ilerleyen Güler’in  pandemi nedeniyle tedaviye erişimin durma noktasına geldiğinin altını çizen Aydın, “Şu anda 75 yaşında. Cezaevine girmeden önce mide ameliyatı geçirmiş. Karaciğerinde sürekli kist oluşuyor ve bu kist şişiyor. Kistinde patlama ihtimali yüksek ve zehirlenmesi söz konusu. Cezaevine girdikten sonra oluşan kulak ağrılarından dolayı uyuyamadığını, tansiyonunun sürekli yükseldiğini ve göğsünde oluşan kistin yarattığı şişliklerin koltuk altlarına kadar yayıldığını söylüyor. Doktorlar sözlü olarak cezaevinde kalamayacağını söylüyorlar. Adli Tıp’ın cezaevinde kalamayacağına dair rapor vermesi gerekiyor. Ama maalesef oradan da bir sonuç çıkmadı” diye konuştu.

“HASTANEDE UYGULANAN TEDAVİ YETERLİ DEĞİL, BAKIMA İHTİYACI VAR”

İleri derecede görme bozukluğu ve kulaklarında ağrılar başlayan Gülerin, ağrılar nedeniyle uyku düzeninin bozulduğunu aktaran Aydın, hastanede uygulanan tedavinin yeterli olmadığını ifade etti. Aydın, “Pandemiden öce yaşı ve hastalığı nedeniyle cezasının ertelenmesi için birkaç kez başvuru yaptık. Cezaevinden hastaneye insan götürüp getirmek çok zor oluyor. Birkaç kişinin birikmesi sonrasında ancak hastaneye götürüyorlar. Ring aracında gidip gelmek zaten hasta ediyor. Ayrıca hastanede uygulanan tedavi yeterli olmuyor çünkü; doğrudan bakıma ihtiyacı var. Cezaevinde kalmasının koşulları yoktur. Pandemi döneminde hastaneye gidip döndüğünde 14 gün karantinada kalıyor. Karantina koğuşları da kendisi için uygun değil. Sürekli bir tansiyon yükselmesi var. İlaçlarını düzenli alması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“AYRIMCI İNFAZ YASASI AĞIR HAK İHLALLERİ YARATIYOR”

Koşullu salıverme ve denetimli serbestlik gibi değişikliklerden ağır hak ihlalleri yaratan ayrımcı infaz düzenlemesine eleştiride bulunan Aydın, “14 Nisan 2020’de infaz yasasında gerçekleşen değişiklikte geçici olan 6. ve 9. maddeleri var. Bu maddelerde hasta ve yaşlılar için adli kontrol 2 yıldan 4 yıla çıkarılmış deniyor. Fatma Güler’in cezası 5 yıldır ve bu cezayı bitirmiş durumdadır. Adli kontrol 4 yıla çıktığı için zaten bırakılması gerekiyor. Bu suçlar içinde istisna bir kural koyarak örgüt üyeliğinden yargılananlar bu kapsam dışında bırakılıyor ve reddediliyor. Bunlar anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne göndermeden, hiçbir gerekçe yazmadan doğrudan dosyayı reddediyorlar. Bu ayrıştıran infaz yasası yaşlı ve hasta insanların cezaevinde kalmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.

“BAŞVURULAR DİKKATE ALINMADI, CEVAP VERİLMEDİ”

Aydın, Fatma Güler için 2018 yılında kamu idareciliğine ve daha sonrasında Cumhurbaşkanlı İletişim Merkezi (CİMER) ve Adli Tıp’a yapılan başvuruların dikkate alınmadığını dile getirerek şöyle devam etti:

“En son infaz yasasının hasta ve yaşlı olmasından dolayı Fatma Güler’e uygulanması için yaptığımız başvuruda bir gözlem raporu düzenlenmiş. Gözlem raporu tamamen keyfi olarak kopyala-yapıştır şeklinde düzenlenmiş. Gözlem raporunda , ‘Cezaevine girdiğinde bize örgütten ayrıldığına dair bir dilekçe vermedi’ deniliyor. Fatma Güler’in aldığı ceza örgüt üyeliği değil ki bu gözlem raporu yazılsın. Hiçbir disiplin suçu olmadığı biliniyor. Kendisi içeride okuma yazma öğrendi. Gönderilen okuma yazma kitapları 1 aydan beri kendisine verilmiyor.”

“PAZARLIK MESELESİ YAPILMADAN DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

Aydın, son olarak, “Hukuka aykırı bu ayrımcı infaz yasasının iptal edilmesi gerekiyor. Bu yaşlı ve hastaların hiçbir hesaba girmeden, pazarlık meselesi yapılmadan derhal serbest bırakılması gerekiyor. Fatma Güler cezaevinde yaşamını idame ettiremez. Sürekli bakıma ihtiyacı var. Tahliye olduğunda ailesine kendisine düzenli bakar ve hastaneye düzenli olarak gider” çağrısında bulunarak yetkililere seslendi.

Ersin ÖZGÜL /İZMİR