Geçmez: Dersim’de Gülen’in bıraktığını devlet tarikatlar eliyle yapıyor-VİDEO

PİRHA-HBVAKV Başkanı Ercan Geçmez, Dersim’de tarikat yapılanmalarıyla ilgili konuştu. “Fetullah Gülen’in bıraktığını devlet, bugün tarikatlar eliyle yapıyor” diyen Geçmez, Dersim demografisinin yok edilmek istendiğine dikkat çekti. Geçmez, “Bunlar ısrarla Alevileri biat ettirmeye çalışıyorlar ve bunu da Alevi ocakları eliyle yaptıklarını biz biliyoruz. Dersimliler de biliyor. Dersimli bunları deşifre etmeli” dedi. 

Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) kent genelinde tarikatların örgütlenmesine dair araştırması, Alevi toplumunu harekete geçirdi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Başkanı Ercan Geçmez, Dersim’de dernek ve vakıf adı altında kurumlaşan tarikatların ilk olmadığını belirtti.

Sünni yapılanmaların neden Dersim’e yöneldiğini anlatan Geçmez, “Dersim, çok özel bir bölge. Doğasıyla, inanç yapısıyla, tarihiyle Aleviler açısından merkezi bir yerdir” dedi.

Geçmez, önceki yıllarda Fetullah Gülen örgütünün Dersim yapılanmasına da işaret ederek “Dersim’de okul açmışlardı. Biz o zaman da bunlara itiraz etmiştik ama ne yazık ki Dersim’in içerisindeki insanlarla ortaklaşa bu işi yaptılar. Şimdi Gülen’in bıraktığını devlet, tarikatlar eliyle yapıyor. Bu tarikat eliyle yapılanlar kimilerine iş, kimilerine mevki-makam verilerek ve kimilerini zengin ederek ve o zenginlerin dağıttıkları hurafeler üzerinden bir alt çalışma sürüyor’ ifadelerini kullandı.

Ercan Geçmez, tarikat yapılanmalarının ocaklar adı altından yürütüldüğüne de vurgu yaptı. Dersim’deki ocakların ismiyle büyük şehirlerde dernek ve vakıfların kurulduğunu söyleyen Geçmez, “İstanbul’daki kimi ocaklar adına kurulan derneklerde çok önemli alt yapı hazırlanıyor” dedi.

“TARİKATLARIN GÖNDLÜNDEKİ ALİ’Yİ ALEVİLERİN KAFASINA YERLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Ercan Geçmez, tarikat ve derneklerin hedefinde olan asıl konunun Dersim’in etnik yapısı olduğunu vurguladı. Mevcut etnik yapının kabul edilmediğini ifade eden Geçmez, şunları söyledi:

“Kimileri sözüm ona Dersim’de Alevilik yaparken ‘hakiki Müslüman, asıl İslamiyet’in özü biziz’ hikayesi ile tarikatların önünü açıyor. Ve tarikatlarla ortaklaşa yaptıkları işler var. Birçok yerde sempozyumlar yapılıyor. Bu sempozyumlarla sözüm ona yeniden bir Alevilik yaratmaya çalışıyorlar. Alevilerin yüzyıllardır getirdiği değerleri hiçe sayarak… Tam da Ali’siz Aleviler onlardır. Onlar ne yazık ki Miraç’taki Ali’yi unutmuşlar. Miraç’taki Ali’yi unuttukları için de başka yerde bir Ali’yi aramaya çalışıyorlar ve bunun üzerinden bizi kırklar meclisinden, miraçtan yoksun bırakarak, yeni bir Alevilik yeni bir Ali yaratarak, tarihsel Ali’yi yok sayarak, tarikatların gönlündeki Ali’yi Alevilerin kafasına yerleştirmeye çalışıyorlar.”

“HALK, TARİKATLARI DEŞİFRE ETMELİ”

Ercan Geçmez, tarikatların devlet eliyle finanse edildiğinin de altını çizdi. “Dersim’e ayrıca bir Şiilik yerleştirilmeye çalışılıyor” diyen Geçmez, şöyle devam etti:

“Aleviliği Şiirleştirme çabası Dersim’de çok yaygın bir durum. Bazı kurumlar eliyle bu tarikatlar orada uluslararası destek alıyor. Bazı Alevi siyasetçi ve Alevi önderler bu Şiiliğe de hizmet ediyor.

Dersim halkı hiç çekinmeden deşifre etmeli onları. ‘Alevi örgütleri buraya el atsın’ dememeli. Örgütler zaten sahada Alevilikle ilgili ciddi mücadele veriyor. Ama bölge halkı bizatihi kendisi işin içerisine girmezse Alevi örgütleri orada etkisiz olur.

“DERSİM’DE VAR OLAN KLİKLERİN KIRILMASI LAZIM”

Geçmişte Munzur öğretim kurullarına çok itiraz etmiştik. Ama bir türlü Dersimlileri ikna edemedik. Zaten Alevi aileler, çocuklarının eğitimleri ile ilgili ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Ama bir tarikatın eliyle kurulmuş okulda eğitim görmelerine ihtiyaç olmadığını söylememize rağmen halk, anlattıklarımıza fazla ilgi göstermedi.

Dersim’de var olan bazı kliklerin kırılması gerekiyor. Bunlar kırılmadığı sürece Dersim halkı ne yazık ki bu tarikatlarla baş edemez. Dersim halkı o kliklerinin kim olduğunu da biliyor. Hem devlet tarafından beslenip ekonomik olarak sürekli güçlenen kişiler var orada. O isimler yumuşak geçişin bizzat sebebi olan kişilerdir. Bu projenin öncüsü bizzat Ahmet Davutoğlu oldu. Davutoğlu başbakanken bütün Alevi örgütleri kendisiyle toplantı yaptığımızda bir Alevi dedesi de oradaydı. Davutoğlu’nun en has adamlarından bir tanesiydi. O isim, çok açık konuştu ve dedi ki ‘Alevi örgütleri misyonunu tamamlamıştır. Bu işi Alevi dergâhları, yani kurduğumuz ocakların dernekleri ile yürütmek lazım’ dedi. Sanırım o proje şu anda yürüyor. Biz o zaman bu çok tehlikeli bir durum dedik. Çok yaygın bir şekilde bir Şiilik üzerinden örgütlenerek ‘12 imamlar hepimizin, aynı Allah’a inanıyoruz, hepimiz kardeşiz’ gibi rivayetler ortaya koyarak insanların inançlarını yok etmeye çalıştılar.
Bunlar ısrarla Alevileri biat ettirmeye çalışıyorlar ve bunu da Alevi ocakları eliyle yaptıklarını biz biliyoruz. Dersimliler de biliyor. Dersimli bunları deşifre etmeli.”

Cebrail Arslan/ANKARA