Ana Sayfa EKOLOJİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, YAŞAM 13 Mayıs 2019 - 12:00 425 Görüntüleme

‘Geleceğimizi üretimle kuracağız’ diyerek organik üretime başladılar-VİDEO

PİRHA- Tokat’da üretimi tekrar canlandırmak için tarlalara nohut ekildi. Tarlaya ektiği nohutların tamamen organik olarak yetiştiren Tokat Almus’un Cihet Köyü’nde yaşayanlar, bölgede yapılan HES’lere ve maden aramalarına da dikkat çekiyorlar.

Tokat Almus Cihet Köyü, kilometrelerce uzanan Yeşilırmak’ın can verdiği topraklardan bir parçası. Baharın gelmesiyle birlikte oralarda yaşayanlar tarlalarını sürmeye başladı. Amaç hem Yeşilırmak üzerinde yapılan HES projelerine hem de bölgede devam eden maden aramalarına karşı üreterek cevap vermek. Organik üretimi arttırmak için bölgede ilk defa toplu üretim olarak nohut ekimi yapıldı. İlaç ve gübrenin bile kullanılmadığı tarladan, yağmur suyundan, güneş ışığı ve toprağın verimliliğinden yararlanılarak mahsuller toplanacak.

TARIMLA YETİŞTİ, SAĞLIĞI DOĞAYA BAĞLI

60 yıldır tarımla uğraşan Rıza Yeşilırmak, sağlığının iyi olmasını doğayla iç içe, yediği tereyağı, süt ve yoğurda bağlıyor. Yeşilırmak, “Tarımla yetiştim, sağlığımda bu doğaya bağlıdır, yediğim yemeklere tereyağı, yoğurt ve sütten vazgeçmedik. Şehirler artık bitmiştir, köylerimiz artık bitmiştir köylerimize dönersek daha iyi olur” dedi.

Nohut tarlasına tohum atıp süren Yeşilırmak, bu işin ustası. Mayıs ayında tarlalarını ektiklerini ve Ağustos ayının 25’inde ise hasat alacaklarını belirten Yeşilırmak, toplama işlemini ise vatandaşlarla birlikte yapıyor.

“TARIM BİTTİKÇE TÜRKİYE’DE BİTER”

Tamamen organik üretim yaptıklarını kaydeden Rıza Yeşilırmak, “Gübre yok, organik. Bizim yetiştiğimiz zamanlarda gübrenin adı sanı yoktu, ondan sonra çıktı. Gübre attıktan sonra buğday da olsa arpa da olsa her mahsul yenilirken lezzetli olmuyordu önceden ama gübre kullanmadığımızda ektiğimiz her mahsulümüzün lezzetli, güzel tatları olurdu” ifadelerini kullandı.

Köylere geri dönüş için de çağrı yapan Yeşilırmak, tarlaların tekrar ekilerek tarımın canlanması gerektiğini belirtti. Yeşilırmak, “Köylerimize gelip tarıma başladıktan sonra daha güzel ve doğal olur. Hem Türkiye kalkınmış olur hem de vatandaşımız” dedi. Yeşilırmak, “Tarım bittikçe Türkiyemiz de biter” diyerek tarımın önemine dikkat çekti.

“ÜRETEREK GELECEĞİMİZİ ÜRETİMLE KURACAĞIZ”

Organik tarıma önem veren isimlerden bir diğeri ise Emre Doğan. Toplu üretim olarak ilk defa bölgede nohut ekimi gerçekleştirdiklerini kaydeden Doğan, başarılı olacakları umudunu taşıdıklarını belirterek bu toprakların önemli olduğuna dikkat çekti.

Yeşilırmak üzerinde yapılan HES’lere karşı mücadele verdiklerini ancak çok başarılı olmadıklarını kaydeden Doğan, şimdilerde ise bölgede maden arama ve çıkarma işlerinin yapıldığına işaret ederek, “Üreterek, topraklarımızı işleyerek bunlara karşı da direneceğiz ve geleceğimizi üretimle kuracağız” diyor.

“ÜRETİMDE KİMYASAL GÜBRELEMEDEN BAHSEDİLEMEZ”

Sonbaharda sürülen 25 dönümlük tarlaya 220 kilo tohum eken Emre Doğan, üretimin sonunda ortalama 1/10-15 hasat almayı planlıyor. Üretimin bu mevsimde doğa ve iklim şartlarının iyi olmasına bağlı olduğunu da konuşmasına ekleyen Emre Doğan, “Bu zamanlarda bol yağış alması gerekiyor ondan sonrası için zaten bir su ihtiyacı yok. Üretimde kimyasal hiçbir gübrelemeden söz edilemez tamamen doğal, organik. Toprağa verdiğimiz gibi sadece topraktan alıyoruz” dedi.

DOĞAN: İMECE KÜLTÜRÜNE KATILMAK İSTEYEN HERKESİ BEKLERİZ

Ağustos ayının sonuna doğru hasat dönemi olduğunu kaydeden Emre Doğan, “Tabi ki imece kültürünü uygulamak hoşumuza gider. Bu konuda çağrıda da bulunuyoruz; imece kültürüne katılmak isteyen herkesi bekleriz çalışmaya” çağrısında bulundu.

Doğan, son olarak nohutların İstanbul İkitelli’de ve Tokat Almus Cihet Köyü’nde satışa sunulacağını belirterek, herkesin ilgi göstermesi çağrısında bulundu.

“HER ŞEY DOĞANIN DÖNGÜSÜNDE YETİŞİYOR”

İstanbul’dan köyüne giden ve yıllarca Yeşilırmak üzerinde yapılmak istenen HES’lere karşı mücadele yürüten Emrah Yeşilırmak da organik tarımın önemine dikkat çekti.

“Bizler gençler olarak İstanbul’da yaşayanlar olarak aynı zamanda bir özümüze dönüş oluyor bu” diyen Yeşilırmak, şu an ektikleri nohutların da gübre katmadan doğanın kendi döngüsünde yetişeceğini belirtti.

Yıllardır toprakların ekilip biçilmediğini kaydeden Emrah Yeşilırmak, ekolojik anlamda bu topraklarda üretimi yeninden canlandırmanın önemine vurgu yaptı.

“KÖYDEN KENTE GÖÇLER ARTIYOR”

Köylerden kentlere göçün giderek arttığını söyleyen Yeşilırmak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada kalan kitle hep yaşlı. Bizler bir nebze olsa toprakla uğraşmak istedik bu döngüyü sağlamaya çalıştık. Burada okul yok insanlar doğal olarak burada okuyamadığı için aileler politik ve ekonomik nedenlerle kentlere göç etmek zorunda kaldı. Topraktan uzaklaştırılarak, tarıma dayalı değil sanayi ve ya tüketime dayalı bir toplum yaratmaktan yana bir sistem var ortada. Burada bir üretim ağı olmadığı için kooperatifleşme olabilir. Hayvancılık da doğal olarak kendini sürdüremiyor. Ya büyük işletmeler holdingler gibi burada üretim yapmak gerekiyor bu da köylüye çok uygun değil çünkü yem parası, gübre parası, mazot parası çok pahalı. Küçük çiftçi bunu karşılamadığı için burada üretim yapamıyor, doğal olarak göç etmeye başlıyor. Sadece emeklilerin geri döndüğü bir yer.”

Semra ACAR

 

pirha.net © 2018