Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 11.07.2019 2349 Görüntüleme

‘Hacı Bektaş Veli Dergahı özünden koparılıyor, eşyalar kayıp’-VİDEO

PİRHA – Kadıncık Ana Derneği Başkanı Gönül Akkuş, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda sergilenen birçok değerli eşyanın kaybolduğunu iddia etti. Yetkililerin, söz konusu envanterlerle ilgili açıklama yapmadıklarını söyleyen Akkuş, “Dergahın içerisi boşaltılıyor. Yaşam belirtisi dahi yok. Kimi yerleri rutubetten kokuyor. Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli” dedi.

Kadıncık Ana Derneği Başkanı Gönül Akkuş, geçtiğimiz yıllarda Nevşehir Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda sergilenen birçok envanterin kaybolduğunu iddia etti. Yetkililerin, sözkonusu eşyalar hakkında gerekli açıklama yapmadığını söyleyen Akkuş, “Dergahın içerisi boşaltılıyor. Yaşam belirtisi dahi yok. Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli” dedi.

Akkuş, dergahın kültürel açıdan zengin envanterlerinin geçmişte teşhir edildiğini, kendisinin de o eşyaları fotoğrafladığını aktardı.

Dergahı konu edinen bir de kitap çalışması yapan Akkuş, “Dergaha 2-3 ayda bir gidip geziyorum. Garibime giden birinci şey şuydu; Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dergahındaki dervişlerin, kispetleri, giyim kuşamlarına uyumayan kara giysili vs sakallı dervişler buralara dizildi. Anadolu’muza has bir şey vardı. Bugün Avrupa ‘pes-purt’ diyor. Bizde buna ‘kırk yama’ der büyüklerimiz. Eskiden küçük-büyük kumaş parçaları muska ve kare şeklinde iç içe çeşitli sembollere dönüştürülerek güzel örtü, sofra bezi yapılır kullanıma hazır malzeme üretilirdi. Bu dokuma, kırk yama işini severek izliyordum. Resimlerini de çektim. Bu çalışmalar sonradan dergahta yok oldu. Envanterlerde müzik aletlerimiz vardı, onlar da gün geçtikçe azaltıldı” dedi.

“‘ZİYARETÇİ ÇOK’ DENİLEREK MÜZEDEKİ EŞYALAR KALDIRILDI”

Dergahta kaybolan malzemelerle ilgili yetkililerle görüştüğünü aktaran Akkuş, “Sorumlular kimi değerli parçaları ‘bakım yapacağız’ gerekçesiyle kaldırdılar” diyerek aktarımlarına şöyle devam etti:

“Bazı kap-kaşıklar, fincanlar, ağızlıklar, buhardanlıklar vardı ve yok oldular. Hünkar Hacı Bektaş Veli’ye ait sancaklar dahi ortadan kaldırıldı. Yetkililere sorduğumda ‘çok gelen giden oluyor o sebeple kaldırdık’ cevabını verdiler. ‘O zaman dergahın yanına bir de müze yapıp sergileyin’ dedim. Karşımdaki, ‘Ankara’daki Hacı Bayram Veli’inin türbesinde böyle bir şey var mı?’ dedi. Ben de Hacı Bayram Veli’nin böylesi kültürel envanteri, misyonu yok’ dedim. O gün bugün bu envanterlerimiz yok oldu.”

“ENVANTERLERİN KAYBOLMASI İNANCIMIZIN YOKEDİLMESİDİR”

Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın yakınında bulunan Kadıncık Ana Türbesinin mevcut durumuna da değinen Gönül Akkuş, “Kadıncık Ana’nın evinde sadece dört duvar var. Restorasyon konusunda herhangi bir gelişme de yok. Eğer orası sadece bir ev ise halılara, kilimlere, eşyalara ne oldu? Burası bizim için çok önemli. Envanterlerimizin yok edilişi bir kültürün, inanışın yok edilişidir” dedi.

Akkuş sözlerine şöyle devam etti:

“Söz konusu envanterler bizim orada varolduğumuzu, yaşadığımızı göstermektedir. Dergahın hemen girişinde kocaman camekan içine sevgili Kuranı Kerim’i koymuşlar. Biz Kuran karşıtı değiliz ama o kuran asırlardır orada yoktu. Yakın zamanda konulmuş. Kuranı zaten herkes okuyor. Hacı Bektaş madem türbe Kuran’ı neden camekanın içerisine koydun. Kuran’ın oraya konulmasında halka ne gibi bir hizmet var, veya bize ne mesaj veriliyor, bu çok önemli.”

“DERGAH ÖZÜNDEN KOPARILIYOR”

Akkuş, dergahın özünden koparılmak istendiğini ifade ederek, “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dergahında pırlanta, elmas, gümüşten kapı vardı. Muazzam zengin bir  kültür… İnsanlar dilini, kültürünü kaybederse kendileri de kaybolur, yokolur. Din, tanrı ve insan arasındadır. Ama kültür ve dil giderse toplum yok olur” dedi.

Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın büyük derecede boşaltıldığını söyleyen Akkuş şöyle devam etti:

“Müze yaptık, ileri götürdük diyorlar. Örneğin ben bu kırk yamanın peşindeyim ve bulamıyorum. Gidip gelip bakıyordum. Mesela dergahta yemekhane var. Muazzam bir teknoloji ile donatılmıştı o mutfak. Ama şimdi orada hiç yaşam belirtisi yok. Kendi haline terkedilerek, elektriği dahi yanmaz hale getirilmiş. İçerisi kokuyor. Dünyayı kurtaracak felsefe ve inanç olarak takdirle Unesco’nun dahi tercih ettiği bir anlayış, bir Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli, yaşatılmalı.”

Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

pirha.net © 2018