Hacıbektaşlı Şair Naci Danacı: Alevi birlikteliği için kırmızı çizgilerimizi kaldıralım-VİDEO

PİRHA-Şair Naci Danacı, Alevi Bektaşi kültüründe şiir ve deyişlerin önemli olduğunu söyledi. Hacı Bektaş Veli’nin ‘Okunacak en büyük kitap insandır’ sözünü anımsatan Danacı, Aleviliğin özünden uzaklaştığını söyleyerek “Artık sözlü geleneğin yanı sıra yazılı argümanlara da önem verilmeli” dedi. 

Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yaşayan Şair Naci Danacı ile Bektaşi edebiyatı üzerine konuştuk. Aynı zamanda eğitimci kimliği olan Danacı, uzun yıllardır şiir yazıyor. Fakat bu şiirleri bütün hale getirip kalıcılaştıramayan Naci Danacı, Alevi Bektaşi kültüründe şiir ve deyişlerin neden büyük önem taşıdığını anlattı.

Naci Danacı, “Alevi Bektaşi kültürü sürekli baskı altına alınmış, yok edilmeye çalışılmıştır” diyerek söz konusu asimilasyona karşılık şiir ve deyişlerin, inancı, kültürü günümüze taşıyan asli unsur olduğunu söyledi.

Hacı Bektaş Veli’nin;

‘Hararet nârdadır, sacda değildir,
Keramet sendedir, tâcda değildir.
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir’ dörtlüğünü hatırlatan Naci Danacı, “Hacı Bektaş Veli, ‘Okunacak en büyük kitap insandır’ der. Şimdi Hacı Bektaş’ın bu sözlerini, kültürünü yaşatıp uygulayabiliyor muyuz? Eğer uygulayabiliyorsak en güzel sevgi budur” ifadelerini kullandı.

“KÜLTÜRÜMÜZÜ YAZI İLE KALICI KILMALIYIZ”

Naci Danacı, Hacı Bektaş felsefesinin başkalarının aktarımı ile Velayetname’de toplandığına işaret ederek yazılı kültürün önemine de vurgu yaptı. Naci Danacı, Bektaşiliğin tarih boyunca devlet geleneklerine muhalif olduğunu ifade ederek şu yorumu yaptı:

“Bütün kültürümüz kesinlikle yazıya dökülmeli. Makalat ve Velayetname’yi okudum ama çoğu Arapça ve anlaşılacak dil pozisyonunda değil. Daha çok efsane pozisyonuna konulmuş. Bu kültür; Alevilik-Bektaşilik, efsane kültürüne sokulamaz. Alevilik Bektaşilik yaşayarak, pratikte uygulanarak öğrenilir.

“200 YIL ÖNCE CEMLER FARKLIYDI”

Örneğin 200 yıl önceki cemlerimiz ile şu andaki cemlerimiz arasında farklar var. Özünden çıkılmış durumda. Cemlerde sorgu olması gerekir. Cemler, hesap sorulması gereken bir yapıdır ama şimdi günümüzdeki cemlere bakıyoruz ve bunları hiç göremiyoruz. Çünkü 200 yıl önceki dede gerçekten de dedeydi. Önceki dedeler alan değil, verendi. Şimdi günümüzde kendinden veren dedeyi göremiyorum.”

“KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZİ KALDIRALIM”

Naci Danacı, Alevi kurumlarında bir ayrışımın olduğunu da söyleyerek şöyle devam etti:

“Aleviliği temsil edenler bir araya gelmeli. Belki hepsinin birer ‘kırmızı çizgileri’ olabilir. Bu çizgiler yan yana gelebilmemiz için kesinlikle görülmemesi gerekir. Çünkü sistem, devamlı kendisine göre bir Alevilik yaratmaya çalışıyor. Maalesef bir asimilasyon söz konusu. Bu konuyu şu mısralarla anlatalım;

‘Sevgi ile yoğrulmamışsa yüreğin
Tekke’de, Mekke’de, camide, medresede
Eremezsin sen bu sırra bir kere
İyilik ettin mi cennetin ve cehennemin üstündesin
Celladına aşık olmuşsa bir millet
İster ezan dinlet ister çan dinlet
İtiraz etmiyorsa bir sürü illet
Müstehaktır ona her türlü Zillet
Aydınlık karanlıktan korkar
Yalan doğrudan kaçar
Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık
Alçaklar namussuzlar sürü ile
Doğrular dürüstler yalnız yaşar
Girme şu alçakların hizmetine
Konma sinek gibi pislik üstüne
İki günde bir lokma ye ne olur
Kalbinin kanını iç de boyun eğme’

Bugün baktığımız zaman şu şiirlerin ölçüsünde çokça yamulanlar var. Devlet yıllarca bu kültüre doğru dürüst yardımcı olmamış. Çünkü Alevi-Bektaşi öğretisi, yöneten sistemle hep ters düşmüştür. Sebebine gelince, muhalif olmuştur.”

“BİR ALDATMACA SÖZ KONUSU”

Naci Danacı, UNESCO’nun ‘2021 Hacı Bektaş Veli Yılı’ ilan etmesi konusuna da değinerek şu yorumda bulundu:

“Geçmişte Cumhurbaşkanı Demirel Hacıbektaş’a gelmişti. O dönemin belediye başkanı da Demirel’e bir kılıç hediye etti. Kılıç, adaletin simgesi olarak görülür. Bunun üzerine Demirel, ‘Sizler bundan sonra 2. sınıf vatandaşı değil, birinci sınıf vatandaşsınız’ dedi. Bugün halen o bakış devam ediyor. Kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor. Böylesi bir yapıda da UNESCO’yu umursamazlar. Göstermelik bir şeyler yaparlar. Bana göre bir aldatmaca söz konusu.”

“HACI BEKTAŞ, ÜLKEDEKİ TÜM ALEVİLERİ TEMSİL EDİYOR”

Unesco’nun 2021 yılını Hacı Bektaş’a adamasının ardından Alevi toplumunun yapması gerekenleri de sıralayan Danacı, şunları söyledi:

“Yerel yönetimler ya da Alevi Bektaşi kültür dernekleri olarak projeler geliştirmek gerekiyor. Hacı Bektaş Veli sadece Hacıbektaş ilçesini temsil etmiyor. Ülkedeki 20 milyon Aleviyi temsil ediyor. Ona göre ‘sen-ben davası’ değil bütün olarak bir kitap hazırlamamız gerekir. Yan yana gelip, bizim de bir yazılı manifestomuzun olması için çalışma yürütmeliyiz. Böylesi bir çalışmadan mahrumuz. Onun için bütün derneklerin ‘kırmızı çizgilerini’ aşmaları gerekir. Amaç birlikte beraber yaşamaktır.”

Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/HACIBEKTAŞ