Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 11 Aralık 2017 418 Görüntüleme

Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri: Filistin’in kaderini Trump değil halkı belirleyecek

Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri: Filistin’in kaderini Trump değil halkı belirleyecek
Tarih: 11 Aralık 2017 - 17:41

PİRHA- Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri ortak bir açıklama yaparak “Filistin’in kaderini Trump değil yıllardır işgale direnen Filistin halkı belirleyecek” dedi.

ABD başkanı Trump’ın Kudüs kararına tepkiler devam ediyor. Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri, Antakya Köprübaşında bir araya gelerek Trump’ın kararını protesto etti.

Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı okuyan Eylem Mansuroğlu, Ortadoğu halkları arasındaki yüzlerce yıllık gerilim kaynaklarının en hassas sinir uçlarından biri olan Kudüs’e ilişkin alınan bu karar, halkları bir kez de Müslüman, Yahudi, Hıristiyan eksenlerinde karşı karşıya getirmek, savaşı, yoksulluğu ve yıkımı sürdürmek dışında hiçbir anlam taşımamaktadır diyerek şunları belirtti:

“Batı Şeria ve Gazze sınırında İsrail işgal güçleri ile Filistinliler arasında 20 noktada yaşanan çatışmalarda, iki Filistinli yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı. Gazze’de direniş güçlerinin mevzileri bombalandı. Filistin halkının maruz kaldığı bu saldırılar ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından gerçekleşti. Ortadoğu’da sıkışan ABD kendi açmazlarını yeni müdahalelerle aşma çabasında. Suriye’den Tunus’a; Yemen’den Lübnan’a Ortadoğu’nun bütününde toplumun sinir uçlarına saldırılarda bulunarak emperyalist emellerine ulaşma çabası son olarak karşımıza ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla çıktı.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasının Trump öncesine dayandığına dikkat çeken Eylem Mansuroğlu şunları ifade etti:

“İsrail’in bölgede askeri ve ekonomik en büyük işbirlikçilerinden olan AKP 28 Haziran 2016 tarihinde İsrail ile yapılan “Mavi Marmara krizi sonrası Normalleşme” anlaşmasını Ankara ve Kudüs’te imzalayarak Kudüs’ü fiilen İsrail’in başkenti olarak tanımıştı. Mavi Marmara’da hayatını kaybedenleri siyasi malzeme olarak kullanıp ardından “Giderken bana mı sordunuz” demiş, İsrail ile milyarlarca dolarlık askeri ve ekonomik işbirliği anlaşmaları yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Emperyalizmin ve Siyonizm’in saldırılarını iyice arttırdığı bugünlerde, Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet skandalları nedeniyle iyice köşeye sıkışmış olan Erdoğan ve AKP, “Mavi Marmara”da olduğu gibi bugün de Kudüs’ü kendilerini kurtaracak bir gündem haline getirmeye çalışmaktadır.”

Eylem Mansuroğlu son olarak “Çözümün metro tabelalarından Trump’ın ismini çıkarmak değil, İsrail’le tüm askeri, ekonomik ve teknolojik ikili antlaşmaları iptal etmek, İsrail Büyükelçisini ülkemizden göndermek ve Filistin Devleti’ni resmen tanımaktır. Bunu yapacak olan da Ortadoğu halklarını birleşik mücadelesinden başka hiçbir güç olamaz” dedi.

Diren KESER/MERSİN

pirha.net © 2018