Haziran ayında 18 kadın öldürüldü, 20 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Haziran ayı raporuna göre 18 kadın katledildi, 20 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP)  Haziran ayında öldürülen kadınların verilerini paylaştığı raporunu yayınladı. Rapora göre Haziran ayında 18 kadın öldürüldü, 20 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Rapora göre 18 kadından 10’u evli olduğu erkek, 2’si akraba, 2’si tanıdık biri, 1’i baba, 1’i birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu, 1’i boşandığı erkek tarafından öldürüldü. Rapora göre öldürülen 18 kadından 12’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi, 4’ü de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken, 2’si ekonomik nedenler bahane edilerek öldürüldü.

Kadınların 9’u evinde, 3’ü sokak ortasında, 2’si işyerinde, 1’i otel, 1’i ıssız yerde, 1’i okul önünde öldürüldü. 1 kadının ise öldürüldüğü yer bilinmiyor. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 50’si evlerinde öldürüldü. Kadınların 9’’u ateşli silahlarla, 4’ü kesici aletlerle, 2’si boğularak, 1’i darp edilerek, 1’i yakılarak, 1’i kesici alet ve ateşli silahla öldürüldü. Ulaşılabilen veriye göre öldürülen kadınların 3’ü bir işyerinde çalışıyor, 1’i bir işyerinde çalışmıyor ve 14 kadının çalışma durumu bilinmiyor.

Raporda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 30 yaşında olan ve evlenmemiş kişiler için “önerilerine” dikkat çekilerek, şunlar belirtildi: “Öneri adı altında aldığımız kararlara müdahale etme çabasına girmekten vazgeçin, kararlarımızı biz vereceğiz. Yetkililerin görevi seçimlerimize karışmak değil, yasaları uygulamak ve her bir sorumlunun uygulamasını sağlamaktır. Hayatlarımıza müdahale çabasının bir diğer örneği de pandemi kısıtlamaları konusunda alınan kararda, ‘gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok’ diyerek müzikle ilgili saat sınırlaması getirilmesini açıklamasıydı. Bunu açıklama, alınan kararların pandemi koşullarından ibaret olmadığının, hayat tarzlarımıza müdahalenin de bu kararlarda rol aldığının apaçık kanıtıdır.”

(HABER MERKEZİ)