HDP MYK Üyesi Küçükkeleş: İnsanca toprağa verilmek insanlık meselesi

PİRHA-Günlerce kargoya verilmiş oğlunun kemiklerini bekleyen 90 gündür açlık grevindeki 70 yaşındaki Kemal Gün’e önce oğlunun kemikleri Erzurum’a gömülmek şartı ile verileceği açıklandı. Ardından da uzlaşma sağlanarak Dersim Hozat’a gömülebileceğini söylendi. HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş açlık grevindeki Kemal Gün’ün oğlunun kemikleri için yürüttüğü mücadeleyi PİRHA’ya değerlendirdi. Küçükkeleş, “Dersim’in bütün mağaraları kemiklerle kefensiz gidenlerle dolu. Tek bir kefensiz daha toprağa verme sabrı kalmamış bir toplumun bütün kemiklerine sahip çıkması çok kıymetli ve değerli” ifadelerini kullandı.

Dersim Çet Deresi’ne yapılan hava saldırısında yaşamını yitiren oğlu Murat Gün’ün cenazesini alabilmek için açlık grevini sürdüren 70 yaşındaki Kemal Gün kendisine söz verilmesine rağmen bir haftadır kargoya verilmiş oğlunun kemiklerini bekliyordu. Aynı zamanda kayyım olarak Dersim Belediyesine atanan Vali Kaymak, 90 gündür açlık grevinde olan Kemal Gün’e zabıtalarla haber göndererek oğlunun kemiklerinin Dersim Belediyesi’nde olduğunu söyledi. Ancak Vali’nin kemiklerin Dersim’e gömmesine izin vermediği, Erzurum’a gömmek şartıyla kemiklerin verileceğini söylediği öğrenildi. Görüşmelerin ardından ise Dersim Hozat’a gömülebilir kararı verildi.

HABERİN VİDEOSU

Oğlunun kemikleri için açlık grevini sürdüren Kemal Gün’e ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, en birinci hakkının insanca toprağa verilmek olduğunu kaydederek bu hakkı gasp ettirmemek ve sahip çıkmanın insanlığa sahip çıkma meselesi olduğunu söyledi.

“TOPLAMDA KALAN BİR İNSAN KEMİĞİ”

Küçükkeleş şöyle konuştu:

“Kemal Amca dağlarda kendisi öldürülen bir grup gencin kemiklerini toplayıp devlete götüren biri. Ve içinde oğlunun da olduğunu iddia eden biri. Yapılan DNA’lar sonucu kısmen ailelerine ulaşıp verilen var ama Kemal Amca’nın oğluna ilişkin DNA yapılamadı bile. Çünkü nasıl bir silah kullanıldıysa DNA bile yapılamayarak kemikler elde kaldı. Toplamda kalan bir insan kemiği ve Kemal Amca öyle bir yüce yüreklilik gösterdi ki ‘ben bunu oğlum deyip toprağa verebilirim’ dedi. Oğlunun kemiklerimi bilmiyoruz ama sonuçta ‘bu koşullarda ölen herkes oğlumdur’ duygusuyla bunu ‘oğlum diyerek toprağa verebilirim’ diyen bir baba. Buna rağmen bu kemikleri Kemal amcaya vermeyen bir devletle karşı karşıyayız.”

“VİCDAN SEYİT RIZA’NIN ÖNÜNE OTURDU”

“Çok onurlu bir duruş çok vicdanlı bir duruş. Bu vicdanda geldi Seyit Rıza’nın tam da önünde oturdu. Orada oturması orada bu sözleri söylemesi orada sahiplenmesi çok anlamlı çok kıymetli. Son günlerde de medyada da çokça yer buldu. Ulaştı mı ulaşmadı mı meselesi. Kargoya verilmiş insan kemiklerinden bahsediyoruz.”

“TEK BİR KEFENSİZ DAHA TOPRAĞA GİRMEMELİ”

“Bu Dersim olunca şöyle bir duyguyu da yaratıyor. Dersim’in bütün mağaraları kemiklerle kefensiz gidenlerle dolu. Tekrar bir kefensizi daha toprağa vermeye çalışırken bir baba ‘ölürüm de verdirmem’ dedi. Bu anlamda çok kıymetli. Kimin kemikleri olursa olsun, ben onu inancıma göre defnetmek istiyorum dedim. Bu yönüyle de çok kıymetli. Tek bir kefensiz daha toprağa verme sabrı kalmamış bir toplumun bütün kemiklerine sahip çıkması çok kıymetli ve değerli.”

“KEMİKLERE SAHİP ÇIKMAK İNSANLIĞA SAHİP ÇIKMAKTIR”

“Kemal Amcanın bu açlık grevi, bu kemiklere sahip çıkmak, insanlığa çıkmaktır. Çünkü insan hakkıyla ölmeyi hakkıyla toprağa verilmeyi tüm dünya üzerinde hak ettiği ilk haklarından biridir. Ve bu haklara bile saldıran sistemlere bir cevap vermek gerekiyor. Özellikle son yıllarda çokça oynandı bu cenazeler meselesi. İnsan dünya üzerinde nasıl yaşarsa yaşasın insanların insanca toprağa verilmesi onun en birinci hakkıdır. Bu hakkı gasp ettirmemek ve sahip çıkmakta Dersim’de Kemal Amca’ya sahip çıkmakla insanlığa sahip çıkmak meselesine dönüştü.”

Sevim KAHRAMAN