Pir Haber Ajansi – PİRHA

HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit: Tecridi kıracağımızdan da şüphemiz yok

13 Mayıs 2019 - 13:50 pirha.net
HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit: Tecridi kıracağımızdan da şüphemiz yok
171 views
13 Mayıs 2019 - 13:50

PİRHA-Balıkesir Burhaniye ilçesinde “Yaşama ses ver tecrit bir insanlık suçudur” konulu düzenlendi. Panelde konuşan HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, devam eden açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine dikkat çekerek, “Bu süreci sadece annelere yükleyemeyiz. Hepimizin demokratik, barışçıl mücadele etme yöntemlerini bulması gerekiyor. Tecridi kıracağımızdan da şüphemiz yok” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Balıkesir Şubesi Hapishaneler Komisyonu, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ile avukat Mizgin Doğan’ın katılımıyla “Yaşama ses ver tecrit bir insanlık suçudur” konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü İHD Balıkesir Şube Başkanı Fahri Semizoğlu’nun gerçekleştirdiği panelde avukat Mizgin Doğan, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle süren açlık grevleri ve süren uygulamaların hukuki boyutunu değerlendirdi. HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ise açlık grevlerini siyasi boyutuyla değerlendirdi. Burhaniye Alevi Kültür Deneği  cemevi salonunda gerçekleşen panel öncesi Fahri Semizoğlu, İHD adına basın açılamasını okudu.

Açıklamada, Adalet Bakanlığı’na Anayasa ve Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere uyma çağrısı yapıldı. Ardından avukat Mizgin Doğan’ın değerlendirmelerine geçildi. Mizgin, İmralı Cezaevi’nde 8 yıldır mutlak tecrit koşullarında yaşayan Abdullah Öcalan’ın Anayasanın 5275 sayılı kanununun 59’uncu maddenin hiçe sayılarak avukat ve aile görüşlerinin kısıtlandığını söyledi.

“AKP, MHP VE DERİN DEVLET MUTABAKATA GİRDİ”

Daha sonra söz alan HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Çözüm Süreci” dönemine değindi ve o sürecin Abdullah Öcalan üzerinden yürütüldüğünün altını çizdi. Dolmabahçe sürecinin öncesinde yaşanan yumuşak iklimin Kürt sorununun farklı algılanması ve HDP’nin oylarının artmasına neden olduğunu gören AKP’nin oylarını konsolide etmek için Dolmabahçe sürecine engel olduğunu belirten Gülistan, “AKP-MHP ve derin devlet mutabakata girdi ve AKP iktidar olsun dediler. Bu savaş için gerekçe idi. Diğeri de Rojava Devrimi idi. Bu devrimin Suriye’de alabileceği yol statünün Türkiye’ye etkisi düşünülerek Kürt siyasal hareketini geriletmek için düğmeye basıldı. Suruç, Ankara, Cizre, Sur yaşandı. Şiddetin bin bir türlüsü yapıldı. 1 Kasım da bu ortamda yapıldı” şeklinde konuştu.

“HER SİYASİ TUTSAĞA TANINAN HAKLARIN TANINMASINI İSTİYORLAR”

İmralı tecridine karşı devam eden açlık grevleri ve ölüm oruçlarına dikkat çeken Gülistan, şöyle devam etti: “Gerçekten cezaevi koşulları insanlık onuruyla bağdaşmayacak durumlarda. Saldırı olduğunda, tek bir silahı bedeni olan insanlar, insanlık onurunu korumak için greve girdi. Sayın Öcalan’ın politik kimliği ve insanların ‘irademdir’ dediği göz önüne alındığında tecrit aslında Kürt halkına ve bir bütün Türkiye halkına uygulanıyor. Çünkü eşitlik, özgürlük talepleri var. Bir kişinin tecridi için açlık grevine girilir mi? 99’da binlerce insan kendini yakmıştı. Bu eylemsel süreci oradan ayrı tutmamak gerekir. Olağanüstü bir şey mi istiyorlar? Her siyasi tutsağa tanınan hakların uygulanmasını istiyorlar. Devlet olman için yasalarını uygulaman gerekir. Aksi halde çeteye dönüşürsün.”

“KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEDEN DİĞER SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ”

12 Eylül dönemine de değinen Gülistan, faşizm koşullarının faşizmle müzakere olunmayacağı, onunla mücadele edileceğini öğrettiğini belirtti. “Biri sizin varlığınıza, var oluş gerekçelerinize karşı duruyorsa burada mücadele etmek dışında başka çareniz yoktur” diyen Gülistan, “Bir insanın en temel hakları askıya alınmış. Bütün hukuksuzlukların Kürt sorunundan geçtiğini bilmeden çözüm üretmek sorunu bilememek demektir. Bu ülke normalleşmek açısından bir eşiği aşacak. Bakın demokratikleşecek demiyorum. Arkadaşların ölümler olmadan bu süreçten çıkması da tek isteğimiz. Sadece annelere yükleyemeyiz, bir kesimden bekleyerek sorumluluklardan kaçamayız. Hepimizin demokratik barışçıl mücadele etme yöntemlerini bulması gerekiyor. Tecridi kıracağımızdan da şüphemiz yok” ifadelerinde bulundu.

Panel soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

HABER MERKEZİ

© 2019 pirha