CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 12.12.2018 239 Görüntüleme

Her bir tuğlasında emekleri olan gecekondularından olmak istemiyorlar-VİDEO

PİRHA- İmar kıskacı altında olan İstanbul Armutlu’daki gecekondularda yaşayan halkın sorunları bitmek bilmiyor. Burada yaşayan Süleyman Şener, “Bizi de insan olarak görsünler. Hep zenginlerin mi güzel yerde oturması lazım. Şimdiye kadar asfaltımız yoktu, çamurlar içerisindeydik. Çocuklarımızı bu şeklide yetiştirdik” diyor. 

İstanbul’un boğaz manzarasına sahip Armutlu, imar kıskacında. Her iktidar döneminde çıkartılan yasalarla kendi elleri ile yaptıkları gecekondularının durumu devamlı değişiklik gösteriyor. Yaşam alanlarını kurdukları, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Armutlu gibi yerlerdeki ev sahiplerinin durumları hala muğlak.

Sarıyer’de tüm gözlerin çevrildiği imar barışı yasasının kimleri vuracağı merak konusu olmaya devam ederken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bürokratları, 25 bin kişinin yaşadığı (Fatih Sultan Mehmet Köprüsü) FSM-Baltalimanı bölgesinde kalan Armutlu’da imar barışının olup olmayacağını açıkladı.

40 yıl önce köyden kente göç ederek her bir tuğlasında emeklerinin olduğu gecekondularının bahçesinde Şener ailesine konuk olduk. Şener ailesi dünden bugüne değişen imar koşullarını ve yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

1949’da Malatya Kalekozlu köyünde doğan Süleyman Şener, 1956 yılında Malatya merkezde liseyi bitirdikten sonra 1969 yılında ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etmiş. Senelerdir esnaflık yapan babası yoksulluk içinde 5 çocuğunu okutmaya çalışmış.

1969’da temelini attıkları boş düz bir arazi üzerine o dönemlerde gurbete gelen bir çok insan gibi evlerini kendi elleriyle yaptılar.

“Bu toprakların hepsi de para ile satın alındı. Biz buraya harcama yapmasaydık bir iki tane dairemiz vardı rahat rahat oturuyorduk. Ama ne yazık ki geldik girdik buraya bir daha da çıkamadık” diyor 40 yıldır acısı tatlısı ile oturdukları gecekondu için.

“ELEKTİRİĞİMİZİ, SUYUMUZU KENDİ İMKANLARIMIZ İLE GETİRDİK”

Kentlerde apartmanlara sıkışmış insanlara nazaran evlerinin bahçeli olmasının avantajını yaşayan Şener, bunun mutluluğunu unutturan dezavantajını da ise şöyle sıralıyor:

“Elektriğimiz yoktu gariban babamla beraber elektrik çektirdik. Suyumuz yoktu suları taşıyarak getiriyorlardı. Su istedik. Dediler ki ‘parasını verirseniz size boruları döşeriz.’ O zamanın parası ile 578 bin lira ödedik. Böylelikle suyumuza kavuşmuş olduk. Elektriğimiz de geldi. Gecekonduda normal bir hayat yaşantısı olamaz. Sobayla ısınıyorduk.”

“HEP ZENGİNLER Mİ GÜZEL YERDE OTURACAK”

Şener’in konuşmasının arasına giren 95 yaşındaki annesi de ‘su getirdik biz derelerden’ diye de oğlunu onaylıyor.

Şener sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bizi de insan olarak görsünler. Hep zenginlerin mi güzel yerde oturması lazım. Şimdiye kadar asfaltımız yoktu, çamurlar içerisindeydik. Duvarlarımızı belediye gelip yıktı. Akşam yaktılar sabah tekrar yeniden yaptık. Çocuklarımızı bu şeklide yetiştirdik. Derler ya el emeği göz nuru. Buraya gerçekten çok büyük emekler verildi. Yolumuz toprak yoldu. Bir arabamız çamurdan yukarıya çıkamazdı. Komşunun kamyonunu getirirdik arkasına bağlar çekerdik. Zaman geldi asfalt döküldü. Yollar yapıldı. Bu arada 2000 yılından itibaren bir yapılaşma başladı. Ama buna müsaade edenler de vardı. O yapıları yapan hiç kimsenin de evi yıkılmamıştır. Ama biz tek katlı olanlar çatılarını dahi tamir edemez.”

“HER GELEN İKTİDAR KENDİ POLİTİKASINI UYGULADI”

40 yıl boyunca gelen tüm iktidarların kendi politikalarını uyguladıklarını söyleyen Şener, belediye başkanlığını alan AKP hükümeti ile birlikte sorunların daha da katmerleştiğine dikkat çekti.

Şener yaşam alanlarına ilişkin bu zamana kadar verilen kararları ve sorunlarını şöyle anlatıyor:

“İyi kötü insanlar birbirleriyle kaynaştılar. Burada doğan çocuklar birlikte okula gittiler. Evlendiler. İnsanların çoğu buralarda birbirleri ile akraba oldular. Bir köyün çocuklarıymış gibi. Yeni bir dostluk doğuyordu. Buraya kadar her şey güzeldi.

AKP iktidarında artık bizim buraların yıkılacağı, satılacağı söylenmeye başlandı. 1984 yılında Turgut Özal’ın burayı ziyaret etmesinden sonra bir çok eve de tapu tahsis belgeleri verilmişti. Bu tapu tahsis belgelerinin de geçersiz olduğu sayıldı.

AKP hükümeti dönemindeki o tutum ve davranışlar karşısında mahkemelere vermek zorunda kaldık. Bu mahkemelerin hepsini de kazandık. Danıştay onaylı olan mahkemelerin hepsini de kazandık. Bunun yanında bugünkü mevcut Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de bu imar durumlarını dile getirerek burada 50 bin kişinin yaşadığını ve 10 binin üzerinde ev olduğunu defalarca açıklamıştı.”

“DİKEN ÜSTÜNDEYİZ, BIÇAK SIRTINDAYIZ”

Tapularını isteyen Şener sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“Diken üstündeyiz, bıçak sırtındayız. Artık bize de bir parça insaf eylesinler. Bırakın oturduğumuz yerde oturalım. Bugün Sarıyer’in bütün tepelerinde yüzlerce binlerce villa yapıldı. Ve hepsi ruhsatsız. Bunların hepsi gecekondu idi. Niye bunlara göz yumuyorsunuz?”

“O ZAMAN İNSAN DEĞİLDİK ŞİMDİ Mİ VAR OLDUK”

Süleyman Şener’in kardeşi Zeynep Şener de her iktidar döneminde çıkartılan yasalar ile durumlarının sürekli değişmesine tepki gösteriyor. Şener, “Ne yazık ki her dönem gelen iktidarlar bu konuyu ele alıyor ama çaresi yok. Bizim için zor bir durum” diyor.

Tedirginlik yaşadıklarını söyleyen Şener, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Su, elektrik, yol yoktu o zamanlar. O zaman insan değildik şimdi mi var olduk. Sen başka ülkelerden insanları dolduruyorsun hak sahibi ediyorsun. Niye biz kendi toprağımıza sahip olamıyoruz. Bizim hakkımız. Bu da bizim hakkımız, savunmaya da devam edeceğiz.”

“YASALAR HER ZAMAN YOKSULLARA KARŞI ÇIKARILDI”

Her zaman yoksullara karşı yasaların çıkarıldığını aktaran Şener, “Adalet, demokrasi yok. İllaki ayrıcalık yapacaklar. Adalet, demokrasi istiyoruz. Sonuçları bekliyoruz. Aslında buranın 40 yıldır vergisini veriyoruz. Bir kuruş para da vermek istemiyoruz. Bu da bizim hakkımız. İnsanları boş buldukça tepesine çıkıyorlar. Kendi topraklarımızda rahat edemiyoruz” diyor.

PİRHA/İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Irak ordusu Şengal’de

Irak ordusu Şengal’de

pirha.net © 2018