CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 11 Aralık 2016 247 Görüntüleme

“Her soruşturma kapağının altında işkence beyanları var”

“Her soruşturma kapağının altında işkence beyanları var”
Tarih: 11 Aralık 2016 - 13:50

İnsan Hakları Haftası’nı bu yıl yine insan hakları ihlallerinin ağır bilançosuyla karşılayan Türkiye, en az bin 622 kişinin işkence gördüğü görülmeyen işkence uygulamalarına da sahne oldu. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, “Her soruşturma kapağının altında işkence beyanları var” dedi.

Hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması noktasında dünyaca 10-17 Aralık tarihleri arası İnsan Hakları Haftası, Türkiye’de ağır insan hakları ihlallerinin yanı sıra işkencelerin sıkça gündeme geldiği bir yıl oldu. Kürt illerinde halka dönük yaşanan hak ihlalleriyle birlikte yaşanan işkenceler geçmiş yılları aratmadı. Bölgede yaşanan savaş ve çatışma ortamıyla birlikte uygulanan kötü muamele ile 2016 yılına giren Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilan edilmesiyle görülmeyen işkence uygulamalarını da beraberinde getirdi.

120 GÜNDE 90 BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) verilerine göre 2016 yılının ilk 11 ayında bin 622 kişi sadece gözaltında ve gözaltı yerleri dışında işkence gördü. Sadece 15 Temmuz-10 Kasım 2016 tarihleri arasında, 90 binden fazla insan gözaltına alındı, 36 binden fazla insan tutuklandı. Tutuklananlar arasında 2 bin 500’den fazla hakim ve savcı, 6 bin 500’den fazla askeri şahıs ve 7 binden fazla polis var.
BM SÖZLEŞMESİNE RAĞMEN BİN 622 KİŞİ İŞKENCE GÖRDÜ
2016 yılının işkence gündemiyle geçtiği Türkiye’de, tanınan Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Sözleşmesi’nde yer alan, “hiçbir istisnai durum, ne savaş hali ne de bir savaş tehdidi, dahili siyasi istikrarsızlık veya herhangi başka bir olağanüstü hal, işkencenin uygulanması için gerekçe gösterilemez” maddesine rağmen tutanaklara geçen bin 622 kişi işkenceye maruz kaldı.

CEZAEVLERİNDE 926 HASTA TUTUKLU BULUNUYOR

Adalet Bakanlığı’nın verdiği güncel rakamlara göre cezaevlerinde toplam 197 bin 297 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde bu sayı 59 bin 429 iken, bugün her yıl artış gösteren sayı işkencenin artışını da beraberinde getirdi. Sağlık alanında ciddi sorunların yaşandığı cezaevlerinde 331’i ağır olmak üzere 926 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

“30 GÜN GÖZALTI SÜRESİ BAŞLICA İŞKENCEDİR”

2016 yılının dramı olan uygulanan ağır işkencelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan TİHV Diyarbakır Temsilcisi Avukat Barış Yavuz, bölgede 152 kişinin işkence gördüğü için başvuruda bulunduğunu belirterek, kamuoyunda yoğun bir işkencenin var olduğunu ancak başvuru sayısının işkenceyi yansıtmadığını dile getirdi. İnsanlarda ciddi bir korku var olduğu tespitinde bulunan Yavuz, “İnsanlarda var olan güvensizlikten dolayı, ‘Kimi kime şikayet edeceğim’ düşüncesi var. Siyasi iktidarın yerele yansıması çok farklı. Yargılama söz konusu değil. Gözaltı süresi 30 güne çıkarıldı. 30 gün gözaltı süresi başlı başına işkencedir. Bir insanı fiili olarak 30 gün boyunca bir yerde tutmak en büyük işkencedir” dedi.

“İŞKENCE MUTLAK BİR YASAKTIR”

Sokağa çıkma yasakları sırasında gözaltına alınanların ağırlıklı olarak cezaevine konulduğuna dikkat çeken Yavuz, “Tutuklanan her kişinin öncelikle kaba dayaktan geçtiğini biliyoruz. Bu konuda ciddi bir artış oldu. En önemlisi ise sokakta, kişiler ilk yakalandıklarında, ya da evinde olduğu sırada sözlü ve fiziki işkenceye maruz kalıyor. OHAL ile birlikte güvenlik güçleri ‘At koşturabiliriz’ düşüncesine kapılıyor. OHAL bir kalkan haline geldi. İşkence mutlak bir yasaktır” şeklinde kaydetti ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine işaret ederek uyardı.

OHAL ile birlikte işkencenin uygulanabilirliğinin mümkün olmadığının ve AİHM yükümlülükleri gibi askıya alınamayacağının altını çizerek devam eden Yavuz, “İşkence hiçbir halde uygulanamaz. Bununla birlikte sokağa çıkma yasakları sırasındaki uygulamaların soruşturma izni de başbakanlığa bağlandı. Bugüne kadar güvenlik güçlerinin sorgulandığını görmedik. İnsanlar başvuruda bulunsa bile, başbakanlıktan izin alınması gerekiyor. Siyasi iktidarın yarattığı algı yerele bu şekilde yansımakta” şeklinde konuştu.

“CEZAEVİNE KONULANLAR İKİNCİ KEZ İŞKENCE GÖRÜYOR”

Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinde de ciddi artış yaşandığını ifade eden Yavuz, “Cezaevlerinde görevliler güvenlik güçlerinin işkence yaptığından dolayı çıplak aramada bulunduklarını savunuyor. Tutsak ve hükümlülerin çıplak arama yapılması ile kendilerini koruma altına almaya çalışıyorlar. Tutsak ve hükümlülerin gördüğü işkenceye dair suç duyurusunda da bulunulmuyor. İşkence gören bir kişi, insanlık onuruyla bağdaşmayan çıplak aramaya maruz bırakılarak ikinci bir işkence görüyor” diye kaydetti.

“GÜVENLİK GÜÇLERİ İŞKENCEYE AÇILAN KAPIDAN GEÇİYOR”

Yavuz, devletin gerek duyduğu dönemlerde işkence uygulamalarını devreye koyduğunu ve işkencenin son zamanlarda ciddi artış gösterdiğini söyleyerek şunları söyledi: “Siyasi iktidarın yaşam hakkı ve işkencenin karşısında durması önemli. Bu iradeyi göstermesi gerekirken, işkenceye kapılar açılıyor. Güvenlik güçleri de bu kapılardan geçiyor.”

“ADETA İNTİKAM ALMAYA ÇALIŞILIYOR”

“Her soruşturma kapağının altında işkence beyanları var” diyen Yavuz, işkence beyanlarında bulunanların tutuklanarak cezaevine konulduğunu söyledi. Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı sırasında gözaltına alınarak tutuklananların uğradığı ağır işkenceleri hatırlatan Yavuz, “Sur’da tutuklanan herkes hakkında müebbet ceza isteniyor. Güvenlik güçlerinin silah arkadaşı yaşamını yitirdiği sırada teslim olan bir kişi; hemen fütursuzca işkenceye maruz kalıyor. Güvenlik güçleri intikam almaya çalışıyor. Devlet olarak bunların öngörülmesi gerekiyor. Kişi yakalanır, gözaltı işlemleri yapılır. Devletin bunları görmesi gerekiyor. İşkenceye karşı önlem alması gerekiyor” dedi.

“TÜRKİYE’DE HER DÖNEM İŞKENCE VAR”

İktidarın, ‘İşkenceye sıfır tolerans’ diyerek geldiğini ancak bugün gelinen noktanın işkenceye açılan kapılar olduğunu vurgulayan Yavuz, “İktidarın sıfır toleransa dönmelidir. Uluslararası kurum ve kuruluşlarında Türkiye’ye bu yönde çağrıları var” hatırlatmasında bulundu. İşkencede geçmiş yıllarda uygulanan işkenceler arasında kıyaslamanın da mümkün olmadığını ifade eden Yavuz, “Türkiye’de güvenlik güçlerinin aklında her an işkence var. 2016’da OHAL sonrası insanların gözaltına alınırken yapılan işkence görüntülerinin kamuoyuna bu kadar rahat yansıması, bunun üzerine TBMM İnsan Hakları Komisyonu başkanının ‘Ben gidersem onların…’ ifadeleri gelinen noktayı gösteriyor. Bu nedenle Türkiye’de 90’lar yok. Her dönemin kendine göre uygulamaları var” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018