CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 12 Haziran 2018 - 11:59 191 Görüntüleme

İktisatçı Erol Katırcıoğlu: AKP iktidarı devam ederse halka kemer sıktırılacak

İktisatçı Erol Katırcıoğlu: AKP iktidarı devam ederse halka kemer sıktırılacak

PİRHA- HDP, İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı, İktisatçı Erol Katırcıoğlu, ekonomideki gelişmeleri PİRHA’ya değerlendirdi. Katırcıoğlu, AKP iktidarının devam etmesi halinde Türkiye’nin ya IMF’nin kapısına gideceğini ya da vergilerle halkın kemerinin sıkılacağını ifade etti. Katırcıoğlu, döviz kurlarındaki dalgalanmayı iktidar kanadının ‘dış güç’lerle ilişkilendiren açıklamalarını ise “Yaranız varsa kaşırlar” sözleriyle yorumladı. 

HDP, İstanbul Birinci Bölge milletvekili adayı, ekonomist Erol Katırcıoğlu, ekonomideki gelişmeleri PİRHA’ya değerlendirdi.

Katırcıoğlu, AKP iktidarının devam etmesi halinde Türkiye’nin ya IMF’nin kapısına gideceğini ya da vergilerle halkın kemerinin sıkılacağını öne sürdü.

Döviz kurlarındaki dalgalanmayı iktidar kanadının ‘dış güç’lerle ilişkilendiren açıklamalarını ise “Yaranız varsa kaşırlar” sözleriyle yorumlayan Katırcıoğlu’nun öne çıkan değerlendirmeleri şöyle:

“ERKEN SEÇİM KARARININ ARDINDA KÖTÜ EKONOMİK TABLO YATIYOR”  

“Kurlarda ortaya çıkan oynama cari açıktaki problemin tahmin ettiğimizden daha kötü olduğunu gösterdi. Cari açık dediğimiz problemi sahip olduğumuz döviz rezervlerinin borçlarımıza yetmediği gerçeği. Bunun sonucunda faizlerin arttırılması gerekirken arttırılmamış olması da kurların böyle fırlamasına sebep oldu ve anladığım kadarıyla başka sebepler de işin içine katılmış olabilir böyle bir ekonomiyi yürütmek son derece zordur anladığım kadarıyla. Hükümetin erken seçim kararının altında bu gerçek yatmaktadır. Bir laf vardır, bir yaranız varsa kaşıyan olur. Önemli olan yaranızın olmaması. Sizin ekonominiz rayında giden bir ekonomi olsaydı başkalarının yapmak isteyeceğinin sınırları dardır. Hükümet bunu böyle kullanmayı tercih etti. Başarısızlığını kendi yandaşları bakımından gölgelemeyi amaçladı diye düşünüyorum. Nitekim bakarsanız neredeyse her şey dış güçler tarafından kontrol ediliyor ve yürütülüyor.

“SAVAŞ HARCAMALARININ FATURASINI BİZ ÖDEYECEĞİZ”  

Şu ana kadar yapılan harcamaların etkisi olmuştur. Türkiye görece olarak aşağı yukarı 800 – 900 milyarlık bir ekonomi. Ekonomiden bir kaynağın üretken olmayan alanlara, savaş sanayine yönelik kullanılması benimsenen siyaset ile ilgili. Bizim açımızdan şunu görüyorum. Kürtlerle ilgili kaygıları ve korkuları bana anlaşılmaz geliyor. Türkiye Kürtlerle birlikte Irak’ta ve Suriye’de davranabilir. Davranabildiği zaman hem Türklere hem Kürtlere yarayacak bir dış politika yürütebilir. Nereden çıktıysa bir beka sorunu sanki Kürtlerin orada özerk bir alan elde etmesi ile çökecekmiş gibi bir siyaset kurgulanıyor. Bu kabul edilecek bir şey değil. Bu geri dönmesi zor bir hale geldi son Afrin Operasyonu ile. Bu yanlış hareketin tabi askeri faturası da bütçeye yazıldı. Bugün bütçenin gayri safi milli hâsıla içinde payı eksi iki buçuğa düştü. Bu şuna işaret ediyor, önümüzdeki dönem bu vergiler yolu ile halktan alınacak kaynaktır. Türkiye öyle bir yere gidiyor ki artık insanların şunu görmesi lazım, Türkiye artık bu kadar merkezi bir şekilde yönetilemez, Herkesin hayatı tek bir kişinin kararına bağlanamaz. Türkiye bu noktaya evrilirken bu seçimler bir şans.”

“AKP YA IMF’YE BAŞVURACAK YA DA HALKA KEMER SIKTIRACAK”

“AKP iktidara gelirse ekonomik ve siyasi olarak felaket olacak” diyen İktisatçı Erol Katırcıoğlu,”Bugüne kadar toplumu bir anlamda iktidara ele geçirenlere karşı koruyanlar tüm kalkanlar kaldırılabilecek. Ekonomik olarak da çok sıkı bir kemer sıkma politikası olacak. IMF’ye başvurabilirler, vergilerle yükü halka yükleyecekler. Millet İttifakı’nın kazanması halinde başka bir mecraya gidecek, CHP ve diğer partilerin iktidarı demek söz verdikleri gibi yeni bir anayasa yapılması demek. Bizler de yeni anayasa yapılması gereğinden bahsederiz. Şu anki başkanlık anayasasının öncekinden de kötü olduğunu düşünüyoruz. Bunun değişmesine yönelik adımlar atarlarsa olumlu gelişme olur. Ekonomik olarak bakarsak doğrusu şu ana kadar açıklananlar biraz popülizm kokuyor Sayın İnce’nin açıklamaları. Biraz ben on verdim, sen kaç verdin diyen bir yerden ekonomi siyasetini ifade ediyor” diye konuştu.

“HDP’NİN TÜRKİYE’Yİ RESESYONDAN KURTARACAK POLİTİKALARI HAZIR” 

Katırcıoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“OHAL derhal kaldırılacaktır. İkincisi yargı düzeni yeniden ihdas edilecektir. Daha objektif karar veren bir yargı düzenine hamle yapmak gerekiyor. Yargı ile ekonomi arasında ne ilişki var diyebilirsiniz ama bugün ekonomik sorunlar aslında siyasetin sorunları. Ekonominin kendi yapısal sorunları vardır ama Türkiye o kadar kötü yönetildi ki ekonomiden önce siyaseti öncelemek gerekiyor. Diğeri daha radikal. Eğer AKP iktidar olursa IMF’ye başvurulacak. Neoliberal düzende krizden çıkma yolu budur. Yunanistan’a da bu empoze edilmiştir. Biz bunun tersi bir öneride bulunuyoruz. Kemer sıkma yerine gelir dağılımında en alttakilere, çalışanlara, talep yaratanlara gelir arttırıcı destekler vermemiz lazım ki talep artışı olsun, üretim artışı ve yatırım artışı olsun. Türkiye bu yüksek faizlerle resesyona girmekten ancak öyle kurtulabilir. Çünkü dengeler öylesine bozuldu ki son faiz hamlesinde yüzde 16, 5’a gelindi. Bu her şeyin pahalanması anlamına gelir. Bu maliyet enflasyonudur. Yüzde 10’larda olan enflasyonu daha yukarı iter. Enflasyon halkın ödediği bir vergidir. İkincisi bütçe açığını kapamak için, zaten yeni vergiler çıkartacaklar, bu da Türkiye halklarının gelir düzeyini iyice düşürecek. Biz tersini yapalım, Postkeynesyen politikalar deniyor. Böyle bir perspektifte program ürettik ve topluma sunuyoruz. Emeklilere, çalışanlara, kredi borcu olanlara, mesela kredi borcunun silinmesi gibi. Bizim perspektifimiz o insanların kredi kartı ile borçlanarak yaşamasını önleyecek bir perspektiftir. Borçlanma zorunluluğu altında yaşayan halkımızı rahatlatacak bir perspektiftir. Çalışanların grev hakkı bir hak anayasaya göre ve Cumhurbaşkanı çıkıp işadamlarına rahat olun, bakın grevleri bile yasaklıyoruz. Bu senin haddin mi ben anayasal hakkımı kullanıp grev kararı alabilirim, sen nasıl böyle bir şey söyleyebiliyorsun. OHAL hükümete sunulmuş bir imkândır ve bu imkânı sonuna kadar kullandılar. Tüm bu OHAL ile yapılmış işlemler geri çevrilecek, KHK’lar, işten atılmalar hepsi tersine çevrilecek. İnsanlar kaybettikleri varlıklarını, işlerini, hayatlarını diyemeyeceğim, hayatını kaybedenler var, bunlar düzeltilemez ama hükümetin aldığı tüm kararların geri çevrilebileceğini düşünüyorum.

Ece GÜNEŞ SAADETYAN
Rohat EMEKÇİ

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018