İzmir Veli-Der’den istismar protestosu: Tarikat ve cemaat yurtları kapatılsın-VİDEO

PİRHA- Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 No’lu Şube, tarikat yurtları ve Diyanet’e bağlı Kur’an kursunda gerçekleşen katliam ve cinsel istismarlara tepki göstererek, failler kadar Diyanet ve yetkililerinin de bu istismarlardan sorumlu olduğuna işaret etti.

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 No’lu Şube  Şubesi, Antalya’da kaçak tarikat yurdunda üniversite öğrencisinin kafasının kesilmesi ve Erzurum’da Diyanet’e bağlı Kuran kursunda 7 çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasını protesto etti.

‘Tarikat Yurtları Kapatılsın, Kamulaştırılsın’ pankartının açıldığı açıklamada sık sık, ‘Karanlığa teslim olmayacağız’, ‘İstismarı aklama, saklama, yargıla’, ‘Laik, bilimsel, parasız eğitim istiyoruz’ sloganları atıldı.

“TARİKAT VE CEMAATLERLE PROTOKOL OLAYLARIN ÖNÜNÜ AÇTI”

Açıklamayı okuyan Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Yürütme Kurulu üyesi Sevgi Demirel, son günlerde çocuklara yönelik saldırılarla acıların tazeliğini koruduğunu ve öfkenin patlama noktasında olduğunu belirtti. Demirel, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendisine bağlı Kuran kursunda yaşanan utanç verici olayla ilgili hala bir açıklama yapmamasını kınayarak, “Tarikat ve cemaatlerle yapılan protokollerle bu dini kurumlar eğitim sisteminin bir parçası haline getirilirken, hoca adı altında hiçbir pedagojik formasyonu olmayan kişiler çocuklarımızı teslim aldı ve bunların denetimi yapılmayarak bu yaşadığımız olayların önü açıldı. Bu yanlıştan dönülmedikçe ne yazık ki bu olaylar son bulmayacak” dedi.

“FAİİLER KADAR YETKİLİLER DE SORUMLUDUR”

Demirel, yetkililerin üniversiteli gençlerin sorunlarını çözmeyerek, tarikat ve cemaat yurtlarına mecbur bıraktığına vurgu yaparak, “Halbuki barınma en temel anayasal haktır. Yetkililer, bu sorunu çözmek yerine, tarikat ve cemaatlere yol vererek “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışıyla kaçak olarak faaliyet gösteren yurtlara göz yummaktadırlar. Resmi olarak faaliyet gösterenlere ise, denetim yapılmamaktadır. Antalya’da katledilen gencimiz işte bu anlayışın kurbanıdır. Çocuklarımızın yaşadığı bu kötü olaylardan failler kadar ilgili ve yetkililer de sorumludur” ifadelerini kullandı.

“CEMAAT YURTLARI KAPATILMALI”

Sevgi Demirel, 20. Milli Eğitim Şurasında alınan dini eğitimin 4-6 yaş seviyesine indirilmesi kararı ile çocukların kendi ideolojileri ile şekillendirmelerinin önünün açıldığına işaret etti.

Demirel, Antalya ve Erzurum’da yaşanan olayların ve benzerlerinin bir daha yaşanmaması için taleplerini şöyle sıraladı:

*Dindar ve kindar nesil yetiştirme sevdasından vaz geçilmelidir. Din ve inanç konusu vicdani bir konudur, dolayısıyla bu konu vicdanlara bırakılmalıdır.

*Bu olayların kaynağı olarak gördüğümüz tarikat ve cemaat yurtları kapatılmalı, binaları kamulaştırılarak öğrencilere sağlıklı, nitelikli, güvenli ve ücretsiz barınma hizmeti verilmelidir.

*Kuran kursları yerine, çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre sportif, sanatsal çeşitli sosyal etkinlik alanları açılmalı ve buralardan her çocuğun ücretsiz olarak yararlanmaları sağlanmalıdır.

*12 yaş öncesinde çocukların dini eğitim almaları pedagojik açıdan sakıncalıdır ve bu yaş grubuna dini eğitim verilmesinde çocuğun üstün yararı yoktur. 12 yaşından sonra da isteğe bağlı olmalıdır. Dini eğitim alacak olanlara da, pedagojik formasyonu olan ve kendi alanında yetkin eğitimciler eğitim vermelidir.

*Okul öncesinde; çocuğun fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişimini sağlamasına yardımcı olacak bilimsel eğitim verilmeli ve devlet okullarında parasız olmalıdır.

PİRHA/İZMİR

 

buy azithromycin online