İzmir’de üniversiteli kadınlara polis baskısına tepki: Olacaklardan rektör sorumlu

Polis tarafından tehdit edilen kadın öğrenciler için Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir’in düzenlediği açıklamada konuşan HDP’li Dilşat Canbaz, kadınların başına geleceklerden, rektörün ve iktidarın sorumlu olduğuna işaret etti.

Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir, erkek egemenliğine ve cinsiyetçi eğitime karşı mücadele eden üniversiteli öğrenci kadınların maruz kaldıkları polis tacizi, tehdidi, ajanlık teklifi ve kadınların ailelerinin aranmasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Basın metnini kadınlar adına Rozana Urkun ve Zehra Akbıyık’ın okuduğu toplantıda, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz da söz aldı.

“KADIN MÜCADELESİ TERÖRİZE EDİLMEK İSTENDİ”

Saray iktidarının kadınlara ve LGBTİ+’lara saldırmaya devam ettiği ifade edilen açıklamada, İzmir Emniyeti’nin öğrenci kadınları tehdit etmesine dikkat çekildi.

Birkaç gün önce kadınların yolunun polis kimliği gösteren kişiler tarafından kesildiği belirtilen açıklamada, “Bizi takip ettiklerini ve AKP’li-faşist polis olmadıklarını söyleyen kişiler, bizlerle bir yerde oturmak istediklerini ve nasıl baktığımızı anlamak istediklerini söyleyerek ajanlaştırma girişiminde bulunmuştur. İlerleyen günlerde hem kurumsal hem de kişisel telefon numaraları ile tacize maruz bırakıldık. Telefon aramalarında terörle mücadele kapsamında bilgilendirme faaliyetleri yapıldığı, bizlerle görüşmek istendiği söylenerek erkek şiddetine, yoksulluğa, kadın cinayetlerine karşı verdiğimiz mücadele terörize edilmeye çalışılmıştır” denildi.

“POLİS, KADINLARIN ÇALIŞMA VE BARINMA HAKKINA SALDIRDI”

Yetişkin olmalarına rağmen öğrencilerin ailelerinin aranarak katıldıkları eylemlerin, kadın davalarının fotoğraf ve videolarının paylaşıldığı kaydedilen açıklamada, İzmir Emniyeti’nin Bakırçay Üniversitesi’nde tuvaletlere bırakılan ped dayanışma kutularını bahane ederek rektörle görüştüğü ve kadın mücadelesinin illegalleştirilmeye çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada, “Mücadele arkadaşlarımızdan birini evinden gözaltına alan polis gözaltı sonrasında kadın arkadaşımızın mahallesindeki komşulara baskı yaparak, ‘Bu kişileri burada barındırmayın’ demiş, yine arkadaşımızın işyeri ile görüşerek ve tehdit ederek çalışma, barınma haklarını gasp etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

“SESSİZ KALMIYORUZ”

Açıklamada, AKP-MHP iktidarının karşısında duran kadınlar olarak yöneltilen tüm saldırılara karşı mücadeleyi büyütme kararlılığı vurgulanırken, “Kadın mücadelemizi terörize etme çabalarınızı buradan bir kez daha teşhir ediyoruz. Ailelerimize ve bizlere karşı gerçekleştirdiğiniz telefon aramaları, gönderdiğiniz Whatsapp mesajları ve tehditler hukuksuzdur. Tüm bunlara karşı sessiz kalmıyoruz, mücadelemizden geri adım atmıyoruz” mesajı verildi.

“KADINLARIN BAŞINA GELECEKLERDEN REKTÖR VE İKTİDAR SORUMLU”

Ardından söz alan milletvekili Dilşat Canbaz da OHAL’den bu yana kadınların alanları terk etmediğini ifade ederek, bu örgütlü mücadeleye saldırıların tesadüf olmadığını belirtti. İktidarın kadın kazanımlarına yönelik saldırılarının da kadınların ve LGBTİ+’ların sokakları terk etmemesinden kaynaklandığını dile getiren Dilşat, şunları söyledi:

“Ama üniversitede devlet ve polis işbirliği ile yapılan bu çalışma da tesadüf değil. Tam bir işbirliği içindeler. Ailelerin aranması, açık numaralardan kadın arkadaşların tehdit edilmesinin başlıca sorumlusu devletin kendisi ve üniversitenin, rektörlüğün kendisidir. Bunu böyle görmek lazım. Kadın arkadaşlarımızın veya ailelerinin bundan sonra başlarına gelebileceklerde en büyük sorumlu rektör ve iktidarın kendisidir. Bu olayın takipçisi olacağız. Kadınlar birlikte güçlü. Sokakları doldurmaya devam edeceğiz.”

(HABER MERKEZİ)

 

buy azithromycin online