CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 17 Eylül 2018 283 Görüntüleme

İzmir’de zorunlu din dersine protesto: Devlet tek din, mezhep eğitimi veremez

İzmir’de zorunlu din dersine protesto: Devlet tek din, mezhep eğitimi veremez
Tarih: 17 Eylül 2018 - 14:36

PİRHA- İzmir’de Alevi kurumları zorunlu din derslerinin kaldırılması ve laik, bilimsel,  anadilde eğitim için basın açıklaması gerçekleştirdi.

Konak Sümerbank önünde gerçekleşen  açıklamaya PSAKD, AKD, HBVAKV, Narlıdere Cemevi, Balçova Cemevi, Yamanlar Cemevi, Eğitim-Sen,Veli-Der, HDP ve CHP katıldı. ‘Irkçı, gerici eğitime hayır’ ve ‘Laik, bilimsel, demokratik ve kamusal anadilinde eğitim istiyoruz’ pankartlarının açıldığı eylemde Eğitim-Sen, Veli-Der temsilcilerinin yanı sıra AKD Genel Başkanı Doğan Demir kısa birer konuşma yaptılar. 

Alevi kurumları adına basın açıklamasını okuyan AKD Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Görer, Alevi inancının çeşitli yöntemlerle yok edilip asimile edilmeye çalışıldığı belirterek, “Türkiye’de örgün eğitim kurumlarında Alevilik yok sayılmakta; Alevilerin bu konuda yargıda hak arama mücadelesi sonuçsuz kalmaktadır’’ dedi.

“EĞİTİM KURUMLARINDA ALEVİLİK YOK SAYILMAKTA”

‘’Alevi çocuklarına zorunlu din dersi verilmesi de bu amacın, yöntemin bir devamıdır’’ diye konuşan Görer şunları belirtti:

‘’Zorunlu din dersleri iddia edildiği gibi din, inanç, kültür ve mezheplerin tanıtıldığı, öğretildiği bir ders olarak uygulanmamaktadır. Aksine bu derse giren her çocuğa inancı ne olursa olsun, zorunlu olarak Sünni, Hanefi inancın eğitimi veriliyor; bu inancın yolun tek doğru, mutlak doğru olduğu ve bu inanç ve mezhebe ait uygulamalar öğretilmektedir.

Türkiye’de örgün eğitim kurumlarında Alevilik yok sayılmakta; Alevilerin bu konuda yargıda hak arama mücadelesi sonuçsuz kalmaktadır. AİHM in aldığı kararlar ise; uygulanmamakla birlikte, “yapıyormuş” gibi göstererek; Alevilik ve Bektaşilik sanki bir kültür ve folklorik bir dinsel unsur gibi müfredatta yer bulmaktadır. Bunun yanı sıra çocuklarımıza, Sünni inancın ibadetleri uygulamalı olarak öğretilmekte; bunları öğrenmesi zorunlu tutulmakta; çocuklarımız inançları nedeniyle bu derslerde aşağılanmaktadır.’’

“DEVLET TEK DİN, TEK MEZHEP EĞİTİMİ VEREMEZ”

Zorunlu din derslerinde Aleviliğin değer yargıları ile birlikte ilkelerine yer verilmediği dile getiren Görer şöyle devam etti:

“Mevcut zorunlu din dersi müfredatında, Aleviliğin bu değer ve ilklerine yer verilmediği gibi; bu değer ve ilkeleri tersine çeviren; yine bu değer ve ilkleri “sapma” olarak gösteren zorunlu “Sünni, İslami” bilgi, uygulama ve değerler öğretilmektedir. Diğer yandan Alevilik, müfredatta, Devletin uygun gördüğü şekliyle yer almaktadır. Devlet eliyle üretilmiş bir Alevilik, Alevilik değildir.  Bu şekliyle bir asimilasyon belgesidir.

Zorunlu Din dersleri insan haklarına, çocuk haklarına ve laiklik ilkesine aykırıdır. Ayrımcı, ötekileştirici ve asimilasyoncu amaçlara hizmet etmektedir. Türkiye’de din dersi “Din eğitimi” şeklinde verilmekte ve çocuklarımıza namaz uygulaması, surelerin ezberletilmesi zorunlu tutulmaktadır. Din öğretimi ve din eğitimi ayrı şeylerdir. Devlet öğrenim gören tüm çocuklara tek bir din, tek bir mezhep eğitimi veremez.”

“ÇOCUKLARIMIZIN ASİMİLE EDİLMESİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ”

“Din öğretimi, çoğulcu, nesnel ve bilimsel bilgilerle öğretilmelidir, devlet dinlere ve inançlara karşı tarafsızlığını korumalıdır” diye konuşan Görer şunları vurguladı:

“AİHM kararları uygulanmalıdır. Din dersi zorunlu değil isteğe bağlı olarak uygulanmalıdır. Mevcut müfredatlarda yer alan dinsel telkin, yönlendirme, dini aşağılama ya da tek din ve mezhebin uygulamalarından vazgeçilmelidir.

Zorunlu olmadan öğretilen din dersi ise; “Din öğretimi” anlayışıyla ve her dini/inanç grubunun kendisiyle ilgili bölümü hazırlayacağı; Milli Eğitim Bakanlığı’nın ise; insan hakları, çocuk hakları, ayrımcılık, eşitlik gibi değerleri gözönüne alan bir yaklaşımla denetleyeceği hali ile müfredatta yer almalıdır. Devlet; laik, bilimsel, demokratik, kamusal ve anadilinde bir eğitim sistemini ve müfredatını uygulamalıdır. Devlet, ayrımcı, ötekileştirici uygulamalarına son vermelidir. Devlet Alevileri “görmeme, duymama” tavrından vazgeçmek zorundadır. Eninde sonunda Alevileri görmek, Aleviliği tanımak zorundasınız. Eşit yurttaşlık mücadelesini, kendi inanç ve değerlerimizi koruyarak vermeye devam etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Çocuklarımızın zorunlu din dersleri ile asimile edilmesini; bu yolla Aleviliğin yok edilmesine hizmet etmeyeceğiz.”

Basın açıklaması, “Zorunlu din dersi istemiyoruz”, “ Gerici eğitime hayır”, “Eşit yurttaşlık istiyoruz” sloganları ile son buldu. 

PİRHA/ İZMİR

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018