Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, KADIN 1 Ekim 2017 570 Görüntüleme

Kadınlardan yasa tasarılarına tepki: Bize sormadan yapılmasına itirazımız var

Kadınlardan yasa tasarılarına tepki: Bize sormadan yapılmasına itirazımız var
Tarih: 1 Ekim 2017 - 17:25

PİRHA- Müftülülüklere nikah kıyma yasa tasarısı gibi hazırlanan yasa tasarılarının kadınlara sorulmadan hazırlanmasına tepki gösteren kadınlar bugün alanlara indiler. İzmir Karşıyaka’da eylem yapan ‘Bu yasa geçmeyecek’ insiyatifinden kadınlar, “Bu yasalarla bizleri daha eşitsiz ve güvensiz hale getirmeye devam edecekler. Hayatlarımızı belirleyecek yasaların bize sormadan yapılmasına itirazımız var! Eşit ve özgür bir hayat için bu yasalar böyle geçmez” mesajını verdiler. 

Müftülere nikah yetkisi getiren yasaya ve Mağdur Hakları Yasası’na karşı kadınlar bugün birçok ilde sokağa çıktı. 2 Ekim’de Meclis açılırken Ankara’da meclis önünde olacaklar.

Kadınlardan oluşan ‘Bu yasa geçmeyecek’ insiyatifi, İzmir Karşıyaka Çarşı’da bir eylem yaparak, Müftülük Yasası olarak bilinen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı bu haliyle geçmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Kadınlar eylemde, Müftülük Yasa tasarısının bu haliyle geçemeyeceğini şu gerekçelerle açıkladılar:

1.  Müftülüklere nikâh yetkisi, eşitsizliğin garantisidir. Tasarının yasalaşması durumunda evlendirme işlemi için kadın erkek eşitsizliğini doğal sayan müftülüklerin yetkilendirilmesi ile kadınlar evlenmek için veya boşanmak için, erkeklerin çıkarına olacak şekilde dini referansları temel alan bir kuruma başvuruyor olacak. Diyanet İşleri Başkanlığı sosyal politika alanından ve medeni haklarımızla ilgili konulardan çekilmeli, evlendirme işlemi ve psikolojik danışmanlık için yetkili kılınmamalıdır.

2.  Çocuk yaşta evlendirme cinsel istismardır; kesinlikle engellenmeli, açıkça suç olarak düzenlenmelidir: Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklikte “sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır” şeklinde bir ibare bulunuyor. Halen mevcut kanunda bulunan bu ibare sözlü beyanla cinsel istismarının üzerini örtmenin bir yöntemi haline getiriliyor. Çocuk yaşta evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi ve sözlü beyanın çocukların cinsel istismarının üzerini örtmeye yönelik olup olmadığı araştırılmalıdır.

3.  Anayasa’dan başlayarak pek çok kanunda yer alan sınırları belirsiz “genel ahlak” kriteri hâlihazırda kadın ve LGBTİ+lerın hayatlarının her alanında insan haklarına aykırı yaptırımlarla karşılaşmalarına neden oluyor. Zaten evlilik yoluyla vatandaş olmak için “evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama” ve “kamu düzeni bakımından engel teşkil etmeme” şartları kadınların aleyhine uygulanırken bir de “genel ahlak” gibi iyice muğlak bir şartın eklenmesi kabul edilemez.

4.  ‘Soyadında kolaylık’ gerekçesi ile kadınlara yönelik olarak soyadı hakkında eşitsizlik taşıyor. Kadınlar evlenirken kendi soyadlarını muhafaza etmek için beyanda bulunmamışlarsa, sonradan mahkemeye gitmek zorunda bırakılıyorken, sadece eşinin soyadını kullanmak istediğinde Nüfus müdürlüğüne başvurarak değiştirme hakkı verilmesi soyadında kolaylık diye bize yutturulamaz. Bu uygulamanın her durumda kadınların lehine olacak şekilde kolaylaştırılması gerekmektedir.”

“YASALARDAKİ MUĞLAKLIKLAR BİZE ZARAR OLARAK DÖNÜYOR”

Öte yandan kadınlar, hak örgütlerine danışılmadan hazırlanan Mağdur Hakları Yasa Tasarısıyla da; içinde bulunulan OHAL yönetiminde tüm hak mekanizmalarının işleyişinin neredeyse tamamen durduğuna ve yasalardaki muğlaklıkların uygulamada kendilerine zarar olarak döndüğüne dikkat çektiler ve şu maddeleri sıraladılar:

1.  Şiddetin kadın-erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu görmezden gelen bir Mağdur Hakları Yasası, şiddet karşısında kadınları güçlendiremez, şiddetin önünü alamaz: İçinde bulunduğumuz koşullarda kadınlara özel, güçlendirici ve koruyucu yasal düzenlemeler yapılmadan, bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve şiddet engellenemez. Bu da biz kadınlara, şiddet alanında ve kadınların hakları için yıllardır çalışan kadın örgütlerine sormadan yapılamaz.

2.  Resmi şikâyette bulunmayana hak ve hizmet yok: Özellikle tasarı kapsamında açılması planlanan ‘cinsel suç mağdurlarına yönelik özel merkezlerdeki hizmetler, mağdur istediği takdirde başlatılacak bir adli süreçte kullanılmak üzere delil toplayarak, savcılığa ifade vermek zorunda bırakılmadan, yani bir soruşturma veya kovuşturma olmadan da sağlanmalı. Ayrıca sayılan suçlar kapsamına girmeyen ama kadınların hayatını etkileyen taciz, ısrarlı takip, psikolojik şiddet vakaları için de geçerli kılınmalıdır.

3.  Kadınların can güvenliği erkeklere mali külfetten daha önemsiz olmasın diye çocuk teslim sürecinde kararı kadınlara bırakın: Özellikle teslim adresi ve teslim sırasında bulunup bulunmama kararı, bundan dolayı zarar görebilecek kadınlara bırakılmalıdır. Ayrıca çocuk teslimi için öngörülen süreç geçecek zaman açısından son derece muğlak. Planın ne kadar sürede hazırlanacağı, aile hâkiminin onayının ne zaman alınacağı, taraflar plana uymuyorsa zorla yerine getirmenin ne kadar zaman içinde gerçekleştirilmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece bu, ‘kadınların hayatını zorlaştıran bir yasa daha’ olmaktan öteye gidemez.

4.  Mağdurun haksız fiilinin maddi yardımın reddi gerekçesi sayılması şiddete uğrayan kadınların kolaylıkla maddi yardımdan yoksun bırakılması anlamına gelebilir. Haksız fiilin sınırları net bir biçimde belirlenmedikçe kadınların zararına uygulanması engellenemediğinden bu ve tasarıdaki tüm muğlak ifadeler açıkça tanımlanarak tekrar düzenlenmelidir.

‘Bu yasa geçmeyecek insiyatifinin’ Karşıyaka çarşı da gerçekleştirdiği eylemde ‘korkmuyoruz, susmuyoruz ve itaat etmiyoruz’ sloganları atıldı.

“Bu tasarılar toplumun yarısı olan biz kadınları doğru ve eksiksiz bilgilendirerek, yararımız için çalışan kadın örgütlerini sürece katarak bizlerle birlikte tartışıp çalışarak hazırlanmıyor diyen kadınlar yarın da Meclis açılırken Ankara’da meclis önünde olacaklar.

Ersin ÖZGÜL/İZMİR

pirha.net © 2018