Kadınlardan mahkemeye çağrı: İstanbul Sözleşmesi yargılanamaz!

PİRHA- İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, İstanbul Sözleşmesi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 33 kadının, 7 Haziran’da Ankara Adliyesi’nde görülecek olan duruşmasına katılım çağrısı için eylem yaptı. Grup, “Bugün toksik erkekliğin vücut bulmuş halini devlet-mafya ilişkilerinde görüyoruz. Kadınlar bu dönemin faili meçhulleri olarak yok edilmek isteniyor. Büyük bir itaatsizliği örgütlemeye geliyoruz” dedi.

İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, 2020 Ağustos ayında İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için yapılan eyleme katılan ve gözaltına alınarak haklarında dava açılan 33 kadının duruşmasına katılım çağrısında bulundu.

‘Mor Mekan’ adlı kafenin bahçesinde düzenlenen basın açıklamasında ‘İstanbul Sözleşmesi bizim, yargılanamaz’ pankartı açılarak ‘Erkek adalet değil gerçek adalet’, ‘Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’, ‘İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmiyoruz’ sloganları atıldı.

Yapılan eylemde grup adına konuşan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Platformu Dönem Sözcüsü Melek Aşır, yaşam haklarını savunmak için sokaklara çıkan kadınlar olarak devlet şiddetine maruz kaldıklarını belirtti. Yapılan eylemde 33 kadının gözaltına alındığını belirten Aşır, eyleme katılan arkadaşları hakkında ‘2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet’ suçlamasıyla dava açılarak 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezaları talep edildiğini aktardı.

 “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZİM, VAZGEÇMİYORUZ!”

İstanbul Sözleşmesi’nin 21 Mart 2020’de, herkes uykuda iken gecenin ilk saatlerinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, AKP iktidarı tarafından feshedildiğini hatırlatarak açıklamasına başlayan Aşır şunları ifade etti:

“Kararın ardından tüm kadın örgütleri, LGBTI+ hareketi, kadın avukatlar, siyasi partili kadınlar, sendikalı kadınlar, feminist kadınlar ve demokratik hareketlerdeki kadınlar, sivil toplum örgütlerindeki kadınlar ve uluslararası kuruluşlar iktidara yönelik tepkilerini gösterdi, göstermeye devam ediyor. Kararın açıklandığı ilk günden bu yana sosyal medyada ve sokaklarda eylemler devam ediyor.

5 Ağustos 2020 tarihinde Ankara Kolej Meydanı’nda ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ sözüyle toplanmıştık. Yaşam haklarını savunmak için sokakları dolduran kadınlar olarak devlet şiddetine maruz kaldık; 33 kadın gözaltına alındı. Eyleme katılan arkadaşlarımız hakkında ‘2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet’ suçlamasıyla açılan davada 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezaları talep edildi.”

“AKP KADIN DÜŞMANIDIR”

‘İstanbul Sözleşmesi yargılanamaz’ diyen Aşır sözlerine şu şekilde devam etti:

“7 Haziran 2021 Pazartesi günü saat 09.30’da Ankara Sıhhiye Adliyesi önüne ilk duruşması görülecek olan davamızda tüm kadınları yanımızda durmaya çağırıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz 2021 Perşembe günü kesinleşecek olan fesih kararının geri çekilmesi için mücadeleyi büyütüyoruz. Kadınlar olarak büyük bir itaatsizliği örgütlemeye geliyoruz. Bugün toksik erkekliğin vücut bulmuş halini devlet-mafya ilişkilerinde görüyoruz. Kadınlar bu dönemin faili meçhulleri olarak yok edilmek isteniyor.

Yeldana’yı, Nadira’yı, Gülistan’ı unutturmayacağız. AKP’nin kadın düşmanlığıyla inşa ettiği iktidarını daha önce olduğu gibi LasTesis’in coşkusuyla teşhir ediyoruz. Failler belli: Polis, yargı, devlet ve 12. Cumhurbaşkanı…”

“1 TEMMUZ’DA BULUNDUĞUMUZ HER YERDE HAYATI DURDURACAĞIZ”

‘Biz kadınlar ve LGBTI+’lar olarak hayatımızın her anında hissettiğimiz erkek-devlet şiddetini kabul etmiyoruz.’ şeklinde konuşan Aşır son olarak; “Teşhir ettiklerimizden hesap sormaya geliyoruz. 1 Temmuz’da kadınları tüm hayatı durdurmaya çağırıyoruz. Bulunduğumuz her yerde, evde, işte, kampüste, sokakta, meydanlarda isyanı büyüteceğiz, hayatın olağan akışını bozacağız. Kadınlar olarak aylardır sürdürdüğümüz İstanbul sözleşmesi mücadelesine sokaklarda ses vereceğiz.

Erkek adalete karşı gerçek adaleti savunmaktan vazgeçmiyoruz!” dedi.

PİRHA/ANKARA