Kampüs Cadıları: İsyanımızı ve öfkemizi alıp kampüslerimize dönüyoruz! -VİDEO

PİRHA- Kampüs Cadıları yaptıkları basın açıklamasıyla, pandemi döneminde kapanan üniversitelerdeki mücadelelerine geri döndüklerini belirtti. Kadınlar adında açıklamayı okuyan Selver Büyükkeleş, “Üniversitelerimizin bir süredir içinin boşaltılmaya çalışılarak anti demokratik bir zemine çekilmeye çalışıldığının farkındayız. İsyanımızı ve öfkemizi alıp kampüslerimize dönüyoruz!” dedi.

Kampüs Cadıları, Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Sökmen Kampüsü Kültür Sokak önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Yaptıkları açıklamada ‘Geri döndük! Kampüslerimizi mora boyamaya geliyoruz!’ yazılı pankart açan Kampüs Cadıları, pandemi döneminde kapanan üniversitelerde ki mücadelelerine geri döndüklerini belirtti.

Kadınlar eylemde sık sık ‘Geceleri de, meydanları da terk etmiyoruz’, ‘Yaşasın kadın dayanışması’ sloganları atarken açıklamayı Selver Büyükkeleş okudu.

“KAYYUMLARLA UZLAŞMAYACAĞIZ”

Yaklaşık iki yıl süren uzaktan eğitim süreciyle birlikte yaşam alanları olan kampüslerden uzaklaşmak zorunda kaldıklarını ifade eden Büyükkeleş şunları dile getirdi:

“Uzaktan eğitim sürecinde artan dijital şiddete, derslerde öğrencileri taciz eden hocalara karşı kızkardeşliğimizi ve dayanışmamızı yükseltip mücadele etmiştik. Şimdi yüz yüze eğitimin başlaması ile birlikte kız kardeşliğimizi, isyanımızı ve öfkemizi alıp kampüslerimize dönüyoruz! Üniversitelerimizin bir süredir içinin boşaltılmaya çalışılarak anti demokratik bir zemine çekilmeye çalışıldığının farkındayız. Boğaziçi direnişiyle beraber kayyum rektörlere karşı çıktığımızda, üniversitelerimizde seçim istediğimizde maruz bırakıldığımız şiddeti kabul etmedik. Şimdi de kayyum rektör istemiyoruz demeye devam ediyoruz. Okula geldiklerinde ilk önce kadın çalışmaları ve LGBTİ+ kulüplerini kapatan, kadın düşmanı ve LGBTİ+fobik kayyumlarla uzlaşmayacağız.”

“CİNSEL TACİZİ ÖNLEME BİRİMLERİNİN HER ÜNİVERSİTEDE OLMASINI İSİTYORUZ”

Atanan kayyum rektörlerin, geldikleri gibi kadınların haklarına saldırılarının bir göstergesi olarak Cinsel Tacizi Önleme Birimleri’ni kapattığını ve işlemez hale getirdiğini söyleyen Büyükkeleş sözlerine şu şekilde devam etti:

“Üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen en büyük kazanımlarımızdan biri olan Cinsel Tacizi Önleme Birimlerinin her üniversitede olmasını, var olan birimlerin feminist bir odakla işletilmesini talep ediyoruz. Üniversitelerimizin açılmasıyla beraber sermaye ve devlet işbirliğiyle ev ve yurt ücretleri fahiş rakamlara yükseldi. İlk haftadan yemekhaneye fiyatlarına zam geldi. Biz öğrencilerin barınma hakkını gasp eden, güvenli ve nitelikli yurtlar sağlamayanlardan alacaklıyız! Yurtlarda cinsiyet eşitsizliğine ve LGBTİ+ fobik tutumlara maruz bırakılmayı, ahlak bekçileri tarafından yurda kaçta girip çıktığımızın sorgulanmasını, tacize uğradığımızda bizlerin suçlanmasını kabul etmiyoruz!

Güvenli kampüsleri alacağız! Yaşam alanlarımız olan kampüsler erkek egemen ve kadın düşmanı, fobik okul yönetimleri tarafından bizler için yaşanılmaz hale getirilmeye çalışılıyor. Geri geldik, buradayız. Kampüslerimiz bizler için güvenli hale gelene kadar mücadelemizden geri adım atmıyoruz. Mezuniyet törenlerinde açtığımız bayraklardan, taktığımız maskelerden, varlığımızdan dahi korktuğunuzu biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır demeye, LGBTİ+ bayraklarımızı her yerde dalgalandırmaya devam edeceğiz. Kampüslerimizi kayyumlardan, cinsiyetçi akademiden, tacizci tecavüzcü hocalardan geri almaya geliyoruz. Biz kadınlara, LGBTİ+’lara ve kampımızdan sonra biz Kampüs Cadılarına yöneltilen, bilinçli bir şekilde gerçekleştirilmiş linç politikalarını da alaşağı edeceğiz.”

“ÜNİVERSİTELERİ FEMİNİST MEKANLARA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

Pandemide dahi geceleri de sokakları da meydanları da bırakmadıklarının altını çizen Büyükkeleş, “Şimdi kampüslere geliyoruz! 1 Temmuz’da olduğu gibi, önümüze kurduğunuz barikatları yıkmaya geliyoruz! Kampüslerde LGBTİ+ fobik, cinsiyetçi eğitimle mücadele etmeye kaldığımız yerden devam etmeye geliyoruz! Şimdi yeni dönemde; geceleri, meydanları, sokakları asla bırakmadığımızı tekrardan kahkahamızla, neşemizle, direncimizle yaşamın tüm alanlarında olacağımızı gösterme vakti. Birbirimizden ve örgütlü sosyalist feminist mücadelemizden aldığımız güçle üniversiteleri biz genç kadınlar için yaşanılabilir feminist mekanlara dönüştüreceğiz. Ortaçağda yakamadıkları cadılardan aldığımız mirasla, katledilen kızkardeşlerimizin hatırasıyla özgürlüğümüzü ve isyanımızı kuşandık. Kaldığımız yerden çok daha güçlü ve mücadele dolu bir şekilde devam ediyoruz. Geliyoruz! Kampüslerimizi mora boyamaya devam ediyoruz!” diye belirtti.

PİRHA/HATAY