Ana Sayfa TÜM HABERLER 27 Şubat 2019 227 Görüntüleme

KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı

KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı
Tarih: 27 Şubat 2019 - 16:27

PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) yaptığı yazılı açıklamada, 31 Mart 2019 yerel yönetim seçimlerinde, ülkedeki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, adaylara çağrıda bulunuldu. 

Elazığ Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) 31 Mart yerel seçimlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Karakoçan ve Peri Vadisi’nde demokratik, ekolojik bir yerel yönetim için adaylara çağrıda bulunuldu.

Türkiye’de sermayeden yana uygulanan politikalar nedeniyle doğal ve kültürel varlıkların talan edildiği ve sermaye birikimine sokulduğu belirtilen açıklamada, kentlerin, kasabaların ve köylerin betonlaştırıldığı, kentsel dönüşüm adı altında yağmalandığına dikkat çekildi.

“MERKEZİYETÇİ POLİTİKALARA KARŞI YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENMELİ”

Havanın, suyun ve toprağın ticarileştirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Tarım çökertildi ve gıda egemenliği şirketlerin eline geçti. Kır-kent ayrımı iyice körüklendi. Kırlar boşaldı. İstisnalar hariç, yerel yönetimlerin çoğunun verdiği hizmetlerde halkın çıkarları değil, daha fazla sermayenin çıkarları gözetildi.
Çılgın projelerle, termik santrallerle, altın madenciliği ile, Hidro Elektrik Santralleri (HES), Jeotermik Enerji Santralleri (JES), Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES), Güneş Enerjisi Santralleri (GES), Balık Çiftlikleri ile Yeşil Yol ile Deniz Dolguları ile hava alanları, köprüler, sanayi yatırımları ile kırlar ve kentler, ovalar, yaylalar, tarım alanları, yeraltı ve yer üstü suları kirlendi ve zehirlendi, ormanlar talan edildi. Karakoçan İlçemizi de kapsayan Peri Vadisi’nde, rant projeleriyle ekolojik kırım uygulandı.”

Açıklamada, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bu doğrultuda mücadele eden partiler ve adaylarla birlikte çalışacaklarını duyurdu.

“YAŞAMI TEHDİT EDEN PROJELER DERHAL DURDURULMALI”

Karakoçan’daki ve Peri Vadisi’ndeki Yayladere-Kiğı-Adaklı-Yedisu-Nazimiye-Mazgirt’deki tüm adaylara şu taleplerin alınması çağrısında bulunuldu:

  • Su, bütün canlılar için bir yaşam hakkıdır. Su, temiz, güvenilir, ulaşılabilir ve ücretsiz olmalıdır. Su havzaları korunmalı, tüm yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesinin önüne geçilmelidir. Yeraltı sularının yağmalanması son bulmalıdır. Doğal kaynak suları korunmalı, kaynak sularının 3. şahıslara tahsis edilip satılması yerine, şehir içme suyu hatlarına ilave edilerek içme suları daha kaliteli hale getirilmeli ve halkın ihtiyacı kadar ulaştırılmalıdır. Karakoçan ve diğer ilçelerde mahallelerde çeşmeler yapılarak, halkın ücretsiz bir şekilde bunlardan yararlanması sağlanmalı. Suyu hapseden ve gasp eden şirket faaliyetleri, barajlar, maden ocaklarına karşı mücadele yürütülmelidir.
  • Yerel yönetimlerde “demokrasi” hayata geçirilmelidir. Yerelde sivil ekoloji inisiyatiflerinin katılacağı mahalle komiteleri aracılığı ile ortaya çıkacak görüş ve öneriler dikkate alınmalı, yaşamı tehdit eden mevcut projelerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Belediye kaynakları artık dar bir kesime değil, halka ve doğaya aktarılması temel şart olmalıdır.

“ALTYAPILAR TAMAMLANMALI”

  • İmar planları hazırlanırken, AVM’ler ve emlak rantı değil, sağlıklı barınma alanları, kent içi doğal alanlar, koruluklar, parklar, sanatsal kültürel eğitim mekanları, deprem toplanma alanları gibi ihtiyaçlar düşünülmelidir.
  • Kanalizasyon, drenaj, otopark, içme suyu altyapıları, arıtma tesisleri gibi gerekli altyapılar tamamlanmalıdır. Karakoçan’da kanalizasyonun olmayışı ve bunun OXİ deresine akması sonucu, insan ve canlı yaşamını olumsuz etkileyen OXİ deresinin orjinal halinin korunması, su havzalarının yapılaşmaya açılmaması çalışmalarına bir an önce başlanmalı ve bitirilmelidir.
  • Atıkların azaltılması için gerekli çalışmalar yapılmalı, plastik ve pet kullanımı tamamen yasaklanmalı, katı atık yönetim planı uygulanmalı, atıklar yerinde ayrıştırılmalı ve toplanmalı, geri dönüştürülmelidir. Karakoçan’ın bütün köylerine çöp konteyneri verilmeli, planlama ile bunların toplanması yapılabilmeli.

“EKOLOJİK ÇOCUK PARKLARI YAPILMALI”

  • İlçelerde ücretsiz toplu taşıma yapılarak, ücretsiz Belediyecilik hizmetlerine geçilerek sosyal adalet için adımlar atılmalıdır. Ulaşım sorunu olan köylere projeler yapılmalı.
  • Sokak hayvanları için bakım merkezleri ve sığınaklar kurulmalıdır.
  • Gençlik merkezleri, kreşler ve ekolojik çocuk parkları yapılmalıdır.
  • Gençlerin uyuşturucu, alkol vs. kötü alışkanlıklarına karşı paneller tertiplenmeli, bağlarının kuvvetlendirilmesi önemle ele alınarak, oluşturulacak gençlik kamplarında gençlerimizin sosyal, sportif ve kültürel açıdan gelişmeleri sağlanmalıdır.
  • Orta ve yüksek öğrenim okumak isteyip ama imkanı olmayan gençlerimize karşılıksız burs sağlanarak okumalarına yardım edilmelidir.
  • İlçelerimizde yüksek okulda öğrenim gören öğrenciler için modern yurtlar yapılmalı.

“ANADİL VE EĞİTİM KONUSUNDA PROJELER ÜRETİLMELİ”  

  • Toplum anadilini yaşatması varlığını koruması için, geleceğimiz olan çocuklarımıza bölgemizin anadilleri olan Kurmanci ve Zazaki’nin toplumsal alanda kullanılması, tüm hizmetlerde yer almasına kadar geliştirilmesi ve eğitimi konusunda projeler yapılmalıdır.
  • Kadınların bakmakla sorumlu tutulduğu çocuk, hasta ve yaşlı bakımının ve ev işlerinin toplumsallaştırılması için her mahallede kreş, bakım evleri, çamaşırhaneler ve yemekhaneler açılmalıdır.
  • Kadına yönelik şiddet karşısında kadınların güvenle hayata katılabileceği sığınma evlerinin devlet güvencesinde her ilçeye açılmalıdır.
  • Kadınların sağlık hakkına erişimini kolaylaştıracak kadın sağlığı birimlerinin açılması ve sosyal mekanların sayısı artırılmalıdır.
  • İlçelerde yaşayan herkesin tıbbi ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişim haklarının sağlanması ve toplum sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı önlemlerin alınması, bu konuda Türk Tabipler Birliği ve şubeleri ile istişare içerisinde belli tarihlerde, sağlık taramaları yapılmalıdır.
  • İlçelerde modern sebze ve meyve hali yapılmalı. Bu sebze meyve hallinde halkın sağlığı gözetilmeli, ilaç kalıntılı, zehirli gıdalar engellenmelidir.
  • İlçe Merkezlerinde halkın sağlığını tehdit etmeden, merkezden uzakta, her çeşit hijyenik ortamın sağlandığı, uzman veteriner kontrolünde bir canlı hayvan pazarı yapılmalı. Bu canlı hayvan pazarlarında alınacak bilimsel tedbirlerle hastalıklı hayvan satışı engellenmelidir.
  • İlçelerde, projeler hazırlanıp yerel ekolojik tarımsal üretime önem verilmeli, bu ürünlerin aracısız pazarlanması için gerekli üretici pazarları kurulmalıdır. Belediyeler üretici ve kentlinin ortak olacağı kooperatiflerin kurulmasını örgütlemeli, kaynak ayırmalı, yerel tohumlarla gıdada kendine yetebilen bir kent modeline geçerek tarım şirketlerine boyun eğmeden, halkına ucuz, sağlıklı gıda sunabilmelidir.

“GDO’LU ÜRÜNLER YASAKLANMALI”

  • GDO’lu üretim yasaklanmalı ve önlenmelidir.
  • Geçimlik tarım için, ücretsiz su desteği sağlanmalıdır.
  • Peri Vadisi havzasındaki belediyelerin yerellere örnek belediye modeli olacak şekilde, küçük çiftçiliği desteklemek için, tarımda kullanılan makineler için halkla beraber çalışmalar yapılmalı, belediye, araç ekipmanları için tarım araçları hangarları kurmalıdır. Bu alanda kooperatif kurulmalı ve bu kooperatiflerle birlikte hareket edilmelidir.
  • Koşullar gereği göç eden bölge insanlarımızın, geri dönüşlerini sağlamak, üretime dahil edilip daha bir yaşam kurmaları için projeler yapılmalıdır.
  • Deprem fay hattının üzerinde bulanan bölgemizde deprem riski gözetilerek İmar planlaması yapılmalıdır.
  • Çevre Düzeni Planları bilimsel temellere göre hazırlanmalı, rant uğruna sık sık değiştirilmemelidir, ormanlar, yeşil alanlar, tarım alanları, meralar korunmalıdır.

“ALEVİLERİN İNANÇ YERİ OLAN CEMEVLERİ YAPIMI DESTEKLENMELİ”

  • Kaçak yapılaşma ve ilçeleri kirleten, yaşam alanlarımızı zehirleyen, sanayi tesisleri projelerine izin verilmemelidir.
  • Tarihi kültürel yerlerin tescil edilip korunması ve yaşatılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
  • Alevi vatandaşlarımızın kendi gelenek ve görenekleri içerisinde, ibadetlerini yapabilecekleri cemevlerinin yapılması desteklenmelidir.
  • İlçemizde ve köylerimizde oluşan doğal afetler (deprem, yangın, sel, heylan) sonucunda, ekip ve ekipmanların oluşturulması ve ihtiyaçları etmek için her köyümüzde araç gereç temininin sağlanması yapılmalıdır.
  • Peri Vadisi havzasının endomik bitki türleri ve yaban hayatının şemasının çıkartılması, yasal avcılığın tamamen yasaklanması ve Peri Vadisi havzasının Milli Park statüsüne alınması için girişimlerde bulunulmalıdır.
  • Enerji ihtiyacı kamu veya enerji kooperatifleri eliyle  ve halkın gereksinimi kadar sağlanmalıdır. Atık üretmeyen bir politika ekolojik belediyecilik ile mümkündür. Enerji verimliliği ve tasarrufu ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır.
  • Belediyeler iklim değişikliğine karşı mücadeleyi sosyal adaleti temel alarak başarmalı, kömür, petrol, gaz, asfalt ve betona bağımlılıktan kurtaran politikalar uygulanmalıdır. İklim Değişikliğine Karşı Önlemler için Master Planı hazırlanmalıdır.
  • Belediyelerde özelleştirme ve taşeronlaştırmaya son verilmelidir. Halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışına uygun olarak tüm hizmetlerin, Belediye kurumları ve personeli tarafından yürütüldüğü, hizmetlerin piyasalaştırılmasına ve kâr aracı haline getirilmesine son verildiği, hizmetlerin halka ucuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde ulaştırıldığı bir yerel yönetim anlayışını benimsemelidir.
  • Tüm yerel yönetimlerde çevre koruma birimi kurulmalı ve bu birimde konusunda uzman elemanlar görevlendirilmelidir. Bu birim hava, su, toprak kirliliği açısından gerekli denetimleri gerçekleştirmeli, sonuçları halkla paylaşmalı ve önlemleri almalı, aykırılıkları sona erdirecek yaptırım uygulamalıdır,
  • Doğayı yöneten değil, doğanın bir parçası olduğunu kabul eden politikalar geliştirilmelidir.

Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF)  açıklamasında, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi için, halktan, emekten, doğadan yana, tüm canlıları gözeten, halkla birlikte karar veren, demokratik ve ekolojik bir yerel yöneticilik anlayışından yana olduklarını kaydetti.

(HABER MERKEZİ)

pirha.net © 2018