Karataş: Çocukluğumdan beri Aleviliğe yakınım, cemlere katılıyorum-VİDEO

PİRHA – Emekli öğretmen Süleyman Karataş, devlet eli ile her yerde cami yapılmasına ve okulların imam hatip liselerine dönüştürülmesine tepki gösterdi.  Karataş, “Ben bir ilçeye gittim bir yerde, 30-40 tane cami var, 1 tane cemevi yok. Niye cemevi olmasın? Cemevlerinin de çoğalmasını ve statü kazanmasını istiyorum” dedi. 

Isparta Gönen Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi’nde karşılaştığımız emekli öğretmen Süleyman Karataş, Türkiye’de Aleviler’in uğradığı ayrımcılığa ve eğitimdeki gericileşmeye ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

Emekli öğretmen Süleyman Karataş Sünni kökenli bir vatandaş olarak cemlere gelip katıldığını Alevilerin toplumun aydınlık yüzü olduğunu söyledi.

Karataş, Alevilerin Türkiye’de ayrımcılığa maruz kaldığını, her yerde camilerin yapıldığını, imamlara maaş verildiğini ancak cemevlerinin desteklenmediğini ve yasal statüye kavuşturulmadığını hatırlatarak tepki gösterdi.

Serik Yörüklerinden olduğunu belirten Karataş,  “Yörüklere Alevileri çok yakın gördüm. Fikirlerime uyuyorlar. Bütün öğretmenlik yıllarımda demokrasiyi, laikliği, Cumhuriyeti öğrencilerime öğrettim ve bizim o zaman çalışmalarımıza bakıyorum da şimdi biraz zayıflamış durumda. Bunun daha da kuvvetlenerek ilerlemesini isterdim” diye konuştu.

“ALEVİLER ASİMİLE OLMAMAK İÇİN DAĞLARA YERLEŞMİŞ”

Sünni inancına mensup olmasına rağmen cemevlerine gittiğini ve cemlere katıldığını dile getiren Karataş şunları ifade etti:

“Aleviler eskiden asimilasyondan korkarak dağlara kaçmışlar. Kereste biçerlerdi. Bizim köye de geldiler, barakadan evler yaptılar. 10-15 sene, çocukluğumda onlarla beraber yaşadık. Bizden yiyecek içecek alırlardı, biz para almazdık, her türlü yardımda bulunurduk. Orada ben bir yakınlık hissettim. Onların bize uyduğunu, bizimle kültürel yönden çok yakın olduklarını anladım. Ondan sonra devamlı takip ettim. Nerede Alevi varsa arkadaş oldum ve çok Alevi arkadaşım var.”

“SÜNNİ İNANCINA MENSUBUM AMA CEMLERE SÜREKLİ KATILIRIM”

Sünni inancına mensup olmasına rağmen sürekli cemlere katıldığını belirten Karataş, “Ben insan odaklı düşünürüm. Dünyada şuymuş, buymuş bu kökenli şu kökenli önemli değil. Benim için dürüst olsun, insan olsun yani büyük liderlerin, dedelerin dediği gibi “Eline, beline, diline sahip ol” demişler. Bunlar benim doktrinim” şeklinde konuştu.

“DEVLET CEMEVLERİNE DE YARDIM ETMELİ”

Alevileri ve Aleviliği dürüst, demokrat, cumhuriyetçi, doğayı seven, yurtsever, vatansever, insan odaklı düşünen kişiler olarak algıladığını kaydeden Karataş, Türkiye’de Alevilerin ve Aleviliğin uğradığı ayrımcılığı şöyle ifade etti:

“Ben bir ilçeye gittim bir yerde, 30-40 tane cami var, 1 tane cemevi yok. Niye cemevi olmasın? Yani 10 tane cami varsa hiç olmazsa 2 tane de cemevi yap. Ya da 1 tane yap. Yani burada bir ayrıcalık, ayrımcılık görüyorum. Cemevlerinin de çoğalmasını ve statü kazanmasını istiyorum. Devlet cemevlerine de yatırım yapsın, cemevlerine de yardım etsin. Sadece bir tarafı kuvvetlendirip öbür tarafı çökertirsen ülkenin omurgası kayar yani ülkenin dengesi bozulur. Her iki tarafı da dengelemek gerekiyor. Sen şimdi imamına maaş veriyorsun, imamına cami yapıyorsun, imamın bütün köyde her türlü vaazı okuyor, tek taraflı halkı yönlendiriyor, bir de öbür tarafı dinleyelim. Bir de cemevi açılsın, bir de cemevinde konuşulsun, halk onu da dinlesin, iki tarafı da dinlesin, hangisi doğruysa orayı tercih etsin.”

“HER TOPLUMA AYNI MESAFEDE YAKLAŞMAK LAZIM”

Alevi çocuklarına zorunlu din derslerinin dayatılmasına ve ülkede artan imam hatip liselerine tepki gösteren Karataş, şunları kaydetti:

“Şimdi çok imam hatip açıldı. Ondan sonra okulların çoğuna müdür olarak imam hatip mezunları atandı. Bu da yanlış. O zaman tek taraflı, din odaklı bir eğitim ve kutuplaştırma oluşuyor. Ancak başka tarafların, başka grupların da liderlerini toplayıp bir araya getirip konuşup onların da istekleri nedir, ne değildir, onlara da cevap verilse daha iyi olur. Yani halkı kutuplaştırmanın anlamı yok. Çok kutuplaşma oluyor. Her topluma aynı mesafede yaklaşmak lazım. Benim görüşüm bu.”

“CEMEVİNE DE DESTEK OLUNSA MEMLEKETTE BARIŞ OLUR”

Birçok ülke gezdiğini ve gezdiği ülkelerde devletin inançlara yaklaşımının Türkiye’den çok farklı olduğuna dikkat çeken Karataş, şunları dile getirdi:

Ben Avrupa’yı da dolaştım, yurtdışını da gezdim. Papa kendi bütçesini kendisi ayarlıyor, kendisi idare ediyor. Ama bizde bütçe devletten, imamın geliri gideri devletten olunca kimin davulunu çalacak? Yöneticisinin, devletin davulunu çalacak. Ama o zaman ne oluyor? Güçlü duruma geçiyor. Neden güçlü duruma geçiyor? Ekonomik yönden destek var. Cemevlerine de ekonomik yönden destek olsa, hiç olmazsa memlekette barış olur, bir sükunet olur, kutuplaşma olmaz. İyi ki vatandaşlar birbirine sarmıyor ve birbirlerine karşı kutuplaşıp da herhangi bir saldırı olmuyor.

“CEMEVLERİ YASAL STATÜYE KAVUŞTURULMALI”

Alevi toplumuna ve cemevlerine sahip çıkılarak elektrik, su, kira parasını devletin karşılayarak eşit yurttaşlık hakkının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Karataş sözlerini şöyle tamamladı:

“Eşit yurttaş, eşit vatandaş, eşit halk, eşit hürriyet olması lazım. Ama bunların hiçbiri yok. Şimdi bizim yani bir öğretmen okulu mezunu olarak bizim zamanımızda herhangi bir öğrenci Alevi, Sünni, hangi kökenden olursa olsun eşit ve şeffaf baktık hepsine. Ama şimdi üniversite sınavlarında bile, yahut da mülakatlarda dini sorular soruluyor. Dini soruları da imam hatip mezunu yahut da Kuran kursu görmüş öğrenciler cevaplandırıyor. Öbür din odaklı olmayan kişiler cevaplandıramıyor. Mesela, babam bana zorla namaz kıldırırdı ve 8 sene ben zorla namaz kıldım. Sonradan baktım ki hiç imamın anlattıklarıyla din uymuyor birbirine. İmam başka şey anlatıyor, dindeki okuduğum başka bir şey. Onun için din odaklı düşünmemekte fayda var.”

PİRHA/ISPARTA

pirha.net © 2018