CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

‘Karıncanın Kardeşi Var’ kuruluşunu ilan etti-VİDEO

PİRHA-  WhatsApp üzerinden oluşturulan Karıncanın Kardeşi Var grubundan örgütlü yaşam savunuculuğunu sağlamaya çalışan Karıncalar Grubu, Çevre Mühendisleri Odası’nda yaptıkları basın açıklamasıyla kuruluşlarını ilan etti. 

Haberin Videosu 

 

Bir süredir WhatsApp üzerinden oluşturulan Karıncanın Kardeşi Var grubundan örgütlü yaşam savunuculuğunu sağlamaya çalışan Karıncalar grubu yaptıkları basın açıklamasıyla kuruluşunu ilan etti.

Karıncalar grubu adına basın metnini okuyan Mihriban Yaşar, 27-28 Mayıs 2017 tarihlerinde Büyüknohutçu çiftinin anma etkinlikleri için Antalya’ya giden yaşam savunucuları tarafından ‘Karıncanın Kardeşi Var’ ismiyle WhatsApp grubu kurduklarını ve bütün yaşam savunucularını bu gruba ekleyerek eylem ve etkinliklerini bu grup üzerinden tartışmayı hedeflediklerini belirtti.

“YAŞAM SAVUNUCULARI HEDEFTEYDİ”

Karıncalar grubunun 13 Haziran 2017 tarihinde zeytinlik kanununda yapılan değişikliklere itiraz etmek için TBMM’de gerçekleştirdikleri basın açıklaması ve protestonun önemine dikkat çeken Yaşar, eylemler sonrasında grubun giderek büyüdüğünü kaydetti. Ortaya çıkan dayanışma ruhunun en önemli nedenlerinden birinin Büyüknohutçu çiftinin trajik bir şekilde katledilmesi olduğunu ifade eden Yaşar, “Çiftin katil zanlısının hapishanede infazı ve ardından yaşam savunucularına yönelik saldırıların artması 2017 yılının ikinci yarısında damgasını vuruyordu. OHAL ve KHK’lerle hareketsiz bırakılmaya çalışılan Yaşam savunucuları artık hedefte idi. Bu elbette onların susacağı anlamına gelmiyordu.” dedi.

“KIRILMA NOKTASI SIÇRAMA NOKTASINA DÖNÜŞTÜ”

Yeni mücadele ve örgütlenme modellerinin geliştirilmesinin zorunlu hale geldiği bir dönemde Karıncalar grubunun tıpkı Gezi sürecinde olduğu gibi pratik içinde şekillenen bir kimliğe sahip olduğunu vurgulayan Yaşar, bu kimliğin dönüşümünü şöyle anlattı:

“Gerek Büyüknohutçu anma etkinliğinde gerekse zeytincilik kanununa yönelik yapılan protesto eyleminde biraraya gelen yaşam savunucularının profiline baktığımızda karşımıza çıkan tablo bizlere fazlasıyla Gezi sürecini hatırlatıyordu. İşte bu eylemliliklere destek veren BİREYLER ait oldukları örgütlerin (parti, platform, dernek) kimliklerini öne çıkararak ‘farklılıkları’ vurgulamadı, tersine ,’müşterekleri’ öne çıkararak bir araya gelmeyi başardı. Gezi süreci ‘üç beş ağaç’ meselesi olmadığı gibi Büyüknohutçu çiftinin katli de sıradan bir cinayet değildi. Alınan mesaj tehlikeli ve ciddiydi. Saldırı doğrudan doğruya yaşam alanlarımıza ve yaşam hakkımıza yönelikti. Bu yüzden farklılıklarımızı paranteze alma basiretini gösterebiliyorduk. Kısa sürede Türkiye ekoloji tarihinde belki de bir ilk olan 117 oluşum (her biri Antalya’ya gelemese de) hazırlanan metne imzacı olmuş, böylelikle bir araya gelme iradesini ortaya koymuştu. Ekoloji tarihindeki kırılma noktası bir sıçrama noktasına dönüşüyordu.”

“FARKLILIKLAR GRUP İÇİNDE ZENGİNLİK OLDU”

Karıncalar grubunun Türkiye Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı tarzında kurgulanabileceğini ve bugüne kadar Türkiye çapında ekoloji mücadelelerinin bir iletişim ve dayanışma ağının bugüne kadar kurulamadığını ifade eden Yaşar, bunun zorluklarının başlıca nedeninin ekoloji kurum ve kuruluşlarının birbirinden farklı politik duruşları ve gündemleri olmasıyla ilgili olabileceğine değindi. Düşünsel ve politik farklılıklarının grup içinde büyük bir zenginlik olduğu konusunda hemfikir olduklarını dile getiren Yaşar, yaşam savunucularının hızla ortaklaşarak harekete geçmesi gereken durumlarda örgütsel ve politik yapılan karar alma süreçlerinin sonucunu beklemek zorunda kalmanın mücadelelerin sekteye uğramasında etkili olduğunu belirtti. Karıncalar grubunun bu sorunu kurumlar üzerinden değil bireyler üzerinden bir araya gelerek aşmaya çalışacaklarını kaydeden Yaşar, WhatsApp grubunda oluşturdukları birlikteliğin Google mail ve facebook gruplarında da geniş katılımlı olarak devam edeceğini ifade etti.

“EKOLOJİ HAREKETLERİNİN BİR ARAYA GELMELERİNE KATKI SAĞLAYACAK”

Sanal dünyada örgütlenmenin kolay olduğunu dile getiren Yaşar, farklı kurum ve aktivistlerin, bireysel mücadele veren yaşam savunucularının yerellerden gelen yaşam savunucularıyla herhangi bir yerel doğayı savunmak için yan yana gelinebileceğini belirterek şunları söyledi:

“Farklılıklarımızı ait olduğumuz ekoloji, sınıf ve siyaset oluşumlarında koruyacak, mücadelelerimizi bu kulvarlarda sürdürmeye devam edeceğiz elbette. Ama bazı durumlarda daha geniş bir grubun hızla bir araya gelme yeteneğini arttıracak ekoloji mücadeleleri Ağı’nı da özenle kurmak gerektiği düşüncesindeyiz. Bu ağın ileride Ekoloji hareketlerinin örgütsel olarak bir araya gelmesine katkı sağlayabileceğini, bu süreci kolaylaştırabileceğini düşünüyoruz.” (HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018