Alevi Haber Ajansi – PİRHA

‘Kaz Dağları’nda devlet teşvikli 30’u aşkın maden ruhsatı var’ – VİDEO

14 Ağustos 2019 - 11:39 pirha.net
‘Kaz Dağları’nda devlet teşvikli 30’u aşkın maden ruhsatı var’ – VİDEO
618 views
14 Ağustos 2019 - 11:39

PİRHA- Kaz Dağları’ndaki  altın madenine karşı başlatılan ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ 20’nci gününde sürüyor. Bölgede bulanan madenlerine dair PİRHA’ya açıklamada bulunan Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, “Kaz Dağı yöresinde sadece bir tane maden ile mücadele ediyor gibi gözüksek de 30’u aşkın ruhsat alanı var. Bu direnişi aslında bu 30’una etki etsin diye yapıyoruz” diye konuştu.

Haberin Videosu…

Kaz Dağları’ndaki doğa kıyımına karşı 20 gündür Kirazlı Köyü yakında bulunan Balaban mevkiindeki ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ devam ediyor. Bölgede bulanan madenlerine dair Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

Bölgede kurşun ve feldspat madenleri dışında 30’u aşkın altın madeni ruhsat alanı olduğuna dikkat çeken Bilir, devletin şirketlere maden arama karşılığında elektrik, su ve personel giderleri gibi teşvikler sunduğunu ifade etti. Anayasanın kendilerine verdiği sağlıklı çevrede yaşama hakkını koruyacaklarını söyleyen Bilir, sonuç alıncaya kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

“ORMAN ÖRTÜSÜ YOK VE TOPRAK KAYIYOR”

“Bizlerde artık şehir içi eylemliliklerin bittiğini ve bu alanda olmamız gerektiğine karar verdik” diyen Bilir, sürecin başlangıcına ilişkin, “Nöbet alanımıza 1 buçuk kilometre uzaklığında bir şantiye var. Amaçları burada altın ve gümüş işletmeciliği açmak. Şu an orman örtüsünü yok ettiler ve hafriyat aşamasına geçtiler. Tepeleri patlatıp çukur açarak siyanürlü ayrıştırma yöntemi ile altınlara ulaşmaya çalışıyorlar. Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atıkhisar Barajı bu noktaya 14 kilometre uzaklıkta. Burada kullanılacak her kimyasal çözelti, dereler ve yer altı suları ile baraja gidecek. Orman örtüsü yok olmuş durumda ve sürekli toprak kayıyor” diye konuştu.

“KİRAZLI DIŞINDA 30’U AŞKIN RUHSAT ALANI VAR”

Fiili olarak 2017 yılından beri hızlıca alana girilerek ağaç kesimine başlandığını ve seçim sonrası bu işlemin hız kazandığını ifade eden Bilir, Kaz Dağları yöresinde sanıldığının aksine 30’u aşkın ruhsatlı maden alanı olduğunun altını çizdi. Bilir, şöyle devam etti:

“Kaz Dağı yöresinde sadece bir tane maden ile mücadele ediyor gibi gözüksek de 30’u aşkın ruhsat alanı var. Çanakkale’de şu an işletilmekte olan TÜMAD madenciliğin işlettiği Lapseki Şahinli köyünde bir altın işletmesi vardır ve 2 yıldır faaliyettedir. Neden burayı kaptırdık aslında ? Çünkü köy halkı bunu kendisine bir iş kapısı olarak gördü ve burada mücadele etmemizi istemediler. Şuan Şahinli Köyü’nde nöbet eylemimize katılanlar var ve sularının akmadığını söylüyorlar. Bu civardaki Kirazlı, Alan, Karaibrahim, Cazgırlar köyleri aslında tehlike altında. Bunlar bu havzanın etkisini ilk hissedecek olanlar. Maalesef bu köylerde de madende çalıştırılmak için işçi alımı olduğundan buradaki dirençte kırılmış durumda.”

“ŞİRKETLER DEVLETTEN TEŞVİK ALIYOR”

Altın arama şirketlerinin kapasiteyi arttırarak çalışmalarına devam ettiğini dile getiren Bilir, şirketlere belli miktar yatırım yapmaları karşılığında devlet tarafından teşvik sağlandığını belirtti. Bölgedeki ağaç kesiminin ise resmi kurumlar tarafından yapıldığına dikkat çeken Bilir, “Bu şirketin aynı zamanda Ağı Dağı ve Çamyurt’da da ruhsatlandırılmış 3500 hektarlık proje alanı var. Sadece 500 hektar ile kalmıyor, sürekli kapasiteyi arttırıyorlar. Lapseki’nin hemen arkasında Esan Eczazıbaşı’nın bir ruhsat alanı var. Onlarda rödovans yöntemi projeyi TÜMAD madenciliğe devrettiler. Bu bahsettiklerimiz altın ve gümüş madenleri. Daha kurşun ve feldspat madenleri var. Bunlardan kurtulamadığımız için onlarla mücadele aşamasına geçemedik.  Onlarda bu arada açılıyor ve çalışıyorlar. Halil Ağa madeni var ve buda 55 milyon dolara Cengiz Holding’e devredildi. Burada da şöyle bir yasa var. 50 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarında devletten elektrik, su ve personel giderlerine dair teşvikler alıyorlar. Buranın 50 milyon dolara değil de 55 milyon dolara satılmasının bir anlamı var. Aynı şekilde Kirazlı içinde 870 milyon dolar teşvik verildi. Ağaç kesimini yapan  maalesef bizim kurumlarımız. Şirkette hatta bunun bedelini ödediğini söylüyor” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIKLI ÇEVREDE YAŞAM HAKKIMIZI KORUYACAĞIZ”

Çanakkale Valisi Orhan Tavlı’nın, “Maden sahası Kaz Dağları’na kuş uçumu 40 kilometre uzaklıktadır” sözlerini hatırlatan Bilir, Kaz Dağları’nın söylendiğinin aksine Biga Yarımadası’ndan başlayarak Edremit’e kadar uzanan bir ekosistem olduğuna vurgu yaptı. Anayasanın kendilerine tanıdığı sağlıklı çevrede yaşama hakkına sahip çıkacaklarını söyleyen Bilir, sonuna kadar mücadele etme çağrısında bulundu. Bilir, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Kirazlı Köyü’ndeki madeninin hemen arkasında İngiliz firmalarının proje alanları var. Yine Avustralyalıların ruhsat alanları var. Bu noktada Kaz Dağları’nı savunuyoruz dediğimizde burasının Kaz Dağları’na 40 kilometre uzaklıkta olduğunu söylüyorlar. Ancak haritadan da baktığınızda Kaz Dağları ekosistemin Biga Yarımadası’ndan başlayıp Edremit’e kadar geldiği ve Kaz Dağları Milli Parkı’nda sonlandığı görülüyor. Yani onların tek bir havzayı koruma altına almış olması dağın diğer ekosistemini yok saymıyor. Bu direnişe başladığımızda geçtiğimiz hafta Havran tarafındaki bir altın madeni projesi iptal edildi. Bunu da buradan kaynaklanan bir kazanç olarak görüyoruz. Biri ile mücadele ediyor gibi  gözüksek de aslında bu 30’una etki etsin diye yapıyoruz. Su hakkımız. Bizde anayasal  hakkımızı kullanıyoruz. Anayasanın 56’ncı maddesi ‘herkes  sağlıklı çevrede yaşam hakkına sahiptir’ der. Bunu korumak içinde bize ödev verir. Bizlerde bu ödevimizi en iyi şekilde yerine getirmek için mücadele ediyoruz.”

Ahmet BAKIR / Ersin ÖZGÜL – ÇANAKKALE

pirha ©2019