Kenanoğlu: Kürt sorunu bilerek ve isteyerek çözülmüyor-VİDEO

PİRHA-Milletvekili Ali Kenanoğlu, devlet, mafya ve siyaset ilişkisinin açığa çıkarılması için parti grubu adına verilen araştırma önergesinin gerekçesini açıklamak üzere konuştu. Kenanoğlu, “Demokratikleşmeye karşı çıkanlar mafya iktidarlarıdır” ifadelerini kullanarak AKP-MHP ittifakının tutumunu eleştirdi. Kenanoğlu, kürt sorununun bilerek çözülmediğini belirterek, “Kürt sorunu çözülürse çetelere iş kalmayacak, mafyalara iş kalmayacak, bunlar karanlık işlerini yürütemeyecekler” dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda devlet, mafya ve siyaset ilişkisinin açığa çıkarılması için parti grubu adına konuştu. Kenanoğlu, “Demokratikleşmeye karşı çıkanlar mafya iktidarlarıdır” diyerek söz konusu önergenin neden önemli olduğunu anlattı.

“KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜRSE KARANLIK İŞLERİNİ YÜRÜTEMEYECEKLER”

Ali Kenanoğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarının araştırılması gerektiğini vurgulayarak şu konuşmayı yaptı:

“90’lı yıllarda Kürt iş insanlarına yönelik işlenen cinayetlerin, Musa Anter cinayetinden Savaş Buldan cinayetine bin operasyonun açığa çıkması açısından önemlidir bu komisyon. AKP iktidarındaki Roboski Katliamı’nın, Sur’daki, Cizre’deki, Nusabin’deki vahşetin, Suruç Katliamı’nın, Ankara Gar Katliamı’nın sorumlularının araştırılması açısından önemlidir bu komisyon. Gazi Katliamı’nın, Sivas Katliamı’nın gerçek sorumlularının ve bugünkü siyasilerle nasıl bir ilişkisi olduğunun ortaya çıkarılması açısından önemlidir. AKP iktidarında karakolda, sokakta, cezaevinde, helikopterde yapılan işkenceleri soruşturmak için bu komisyon önemlidir. Kemal Kurkut’un, Uğur Kaymaz’ın, Berkin Elvan’ın ve daha nicelerinin katillerinin açığa çıkartılması için gereklidir bu komisyon. Çeyrek asırdır devlet tarafından kaybedilen yakınlarının akıbetini arayan Cumartesi Annelerinin taleplerini yerine getirmek yerine, onları susturmak ve eylem alanından uzaklaştırmamın nedenini araştırmak için önemlidir bu komisyon.

Hürriyet gazetesi baskını için suç örgütü elebaşından ricada bulunan siyasetçiyi bulmak açısından önemlidir. İçişleri Bakanının TV programında bahsettiği Hrant Dink’in katledilmesinden sorumlu olan Erhan Tuncel’i suç örgütü elebaşına kimin emanet ettiğini araştırmak açısından önemlidir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına çökmüş denilen Soylu’nun akrabası Sadık Soylu’ya dair iddiaların araştırılması açısından önemlidir. 7 Haziran için ‘bitmemiş seçim’ deniliyor. 1 Kasım seçimine giderken Ankara’da, Suruç’ta patlayan bombaların sebeplerinin araştırılması açısından önemlidir bu komisyon. Kutlu Adalı cinayetini planlayan Korkut Eken hakkında neden işlem yapılmadığının, bu iddialarını neden araştırılmadığının araştırılması açısından önemlidir bu komisyon. Suç örgütü elebaşına neden koruma verildiğini, bu korumaya rağmen yurt dışına nasıl çıkıldığının araştırması açısından önemlidir. Suç örgütü elebaşının Cumhur İttifakı lehine mitingler yapmasını kimin istediğini ve ona yol verildiğinin araştırılması açısından önemlidir. Binali Yıldırım’ın oğlu hakkındaki uyuşturucu trafiği iddialarının araştırılması açısından önemlidir. Mehmet Ağar’ın Bodrum Yalıkavak Marinası’na nasıl çöktüğü yönündeki iddiaların araştırılması açısından önemlidir. Suç örgütü elebaşısının İçişleri Bakanının neden dönüş bileti olduğunu söylediğinin araştırılması açısından önemlidir. Kazakistan kökenli Yeldana Kaharman’ın ölümüyle ilgili iddiaların araştırılması açısından önemlidir. 2018 yılında intihar eden Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın ölümünden sorumlu tutulanların ortaya çıkarılması açısından önemlidir bu araştırma komisyonu.

Bu araştırma komisyonu bir konu açısından çok daha önemlidir. O da İçişleri Bakanının geçen gün televizyonda söylediği konudur. Diyor ki: 7 Haziran seçimlerinden sonra, 1 Kasıma doğru giderken yani o süreçte biz bir kısım arkadaş, demokratik bir Anayasa yapılmasına… O şöyle ifade ediyor: HDP’yle birlikte Anayasa yapılmasına karşı çıktık. Söylediği yalandır, o Anayasa çalışmaları 7 Hazirandan çok öncesinde yapılmıştır ve sadece HDP yoktur o işin içerisinde. Ben o zaman Alevi kurum başkanıydım, biz de vardık, cami dernekleri de vardı, birçok kurum, kuruluş vardı; herkes bu Türkiye’nin artık demokratik bir Anayasa kavuşması açısından öneride bulunuyordu. Geniş kitlelerle toplantılar yapıldı, halka açık toplantılar yapıldı ama işte, bu bir kısım arkadaş bu süreci engellediler. Niye engellediler? Çünkü Türkiye demokratikleşirse mafyalar bu ülkeye çökemez, mafyalara gün doğamaz. Bu ülke aydınlık olursa, bu ülke demokratik yönetilirse, bu ülke şeffaf bir şekilde yönetilirse onlara iş düşmez, onlar bir şey yapamazlar.

“ÇZMÜYORLAR; ÇÜNKÜ KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜRSE ÇETELERE İŞ KALMAYACAK”

Bu ülkede, bu çetelerin itirafından da şunu gördük ki Kürt sorunu bilerek ve isteyerek çözülmüyor. Niye? Kürt sorunu çözülürse çetelere iş kalmayacak, mafyalara iş kalmayacak, bunlar karanlık işlerini yürütemeyecekler. O nedenle Türkiye’de Kürt sorunu başta olmak üzere kangren olmuş birçok sorun durmak zorundadır.”

PİRHA/ ANKARA