KESK’in ‘Güvencesizliğe Son’ talebi polis engeline takıldı – VİDEO

PİRHA – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ihraç edilen emekçilerin iadeleri ile güvencesizliğe, performans sistemine, ücretli-sözleşmeli istihdama, siyasal kadrolaşmaya, mülakat sistemine ve güvenlik soruşturmasına karşı Ankara’da sokağa çıktı.

KESK, “Güvencesizliğe Son, Güvenli İş, Güvenli Gelecek Haktır, İhraçlara, Güvencesizliğe Karşı Haklarımıza Birlikte Sahip çıkalım” çağrısıyla Ankara’da eylem yaptı.

KESK Eş Genel Başkanları Mehmet Bozgeyik ile Aysun Gezen, sabah saatlerinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ahmet Erdem ile görüşüp ‘kamuda güvencesizlik dosyasını’ vererek taleplerini paylaştı.

Görüşme sonrası birçok ilden gelen KESK üyeleriyle birlikte bakanlık önünde basın açıklaması yapılmak istendi. Polis engeli nedeniyle açıklamanın Milli Kütüphane önünde yapılması planlandı.

Eş Genel Başkanlar Bozgeyik ve Gezen, kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlük mücadelesinin engellenemeyeceğini belirtti.

Açıklamaya HDP milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de destek verdi. Güvencesizlik ve ihraçlara ilişkin kısa bir konuşma yapan Tiryaki, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası hukukun yok sayıldığını dile getirdi.

Eş Genel Başkan Aysun Gezen, yaptığı konuşmada “Çalışma Bakanı daha dün, tüm Türkiye önünde, ‘Daha Parlak Bir Gelecek İçin Çalışmak’ şiarıyla hareket ettiklerini söylüyordu.

Bizler çalışma hakkımız için bugün buraya toplanmak ve taleplerimizi ifade etmek istediğimizde ise karşımıza yasaklarla, engellemelerle çıktılar. En temel hakkımız olan düşünce, ifade ve toplu gösteri hakkımızı engelleyenlerin çalışma hakkımızı da nasıl elimizden aldıklarını da ihraçlardan, açığa almalardan, soruşturmalardan, ayrımcılıklardan, gözaltı ve tutuklamalardan biliyoruz” dedi.

“İŞ GÜVENCEMİZE YÖNELİK BÜYÜK BİR SALDIRI VAR”

Gezen, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

“Büyümeden, üretime kadar tüm veriler ekonomik krizin gittikçe derinleştiğini gösteriyor. ‘Kriz teğet geçti’ diyenler, ‘IMF’e biz borç veriyoruz’ diyenler şimdi IMF’siz IMF programını en katı haliyle uyguluyorlar. Buna rağmen işsizlik rakamları ve enflasyon oranları her ay bir ay öncekini aratır hale geliyor.

Maaşlarımızdan kesilen vergiler yetmezmiş gibi, yandaşla yapılan satış sözleşmeleri nedeniyle maaşlarımızın geçen yılların da gerisine düşmesi az gelmiş gibi bu kez de kıdem tazminatımıza, emekli ikramiyemize göz dikiyorlar. Adına da ‘fon kuracağız’ diyorlar. Kıdem tazminatını Bireysel Emeklilik Sigortası ile birleştirerek, BES’ten cayma hakkını ortadan kaldırarak oluşturacakları fonu sermayeye kanalize edeceklerini bizzat Hazine ve Maliye Bakanının kendisi söylüyor. Kaldı ki, şimdiye kadar kurdukları diğer fonların hali ortada. Daha geçen hafta bir işsiz kardeşimiz benzin parasını dahi yakınlarından alarak kendini yaktı. İşsizlik fonu yağmalanmasaydı, sermayeye peşkeş çekilmeseydi, amacına uygun kullanılsaydı en azından bu gencimiz bugün aramızda olacaktı.

Hükümet yetkililerinin dilinden ‘personel reformu yapacağız’ beyanatları eksik olmuyor. Reformdan kasıtlarının kamu emekçilerinin başta sınırlı iş güvencesi ve sosyal güvenlik olmak üzere son haklarını da tamamen ortadan kaldırmak olduğunu 17 yıllık icraatlarından iyi biliyoruz.

Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan çalışma hakkımıza, iş güvencemize yönelik büyük bir saldırı var.

Çalışma hakkının en önemli parçası olan iş güvencesi bizim şahsımıza ait değil, tüm vatandaşlara eşit, tarafsız, piyasa fiyatlarından azade bir şekilde verilmesi gereken kamu hizmetini korumaya yönelik temel bir haktır. İktidar kamu hizmetleri alanının daraltılmasının, piyasaya açılmasının, tasfiye edilmesinin önündeki en büyük engeli iş güvencesi olarak gördüğünden planlı ve sistematik şekilde ortadan kaldırıyor ya da kullanılamaz hale getiriyor.

Özel sektörde performanstan esnek çalışmaya, angaryaya kadar çalışanların aleyhine ne varsa tek tek kopyalanarak torba yasalarla, KHK’lerle kamu alanına aktarılmıştır. Böylece kamu emekçilerinin iş güvencesi alabildiğine sınırlanmıştır. OHAL ile birlikte ise kamu emekçilerinin iş güvencesi fiilen kullanılamaz hale getirilmiştir. 4.510’u KESK’e bağlı sendikaların yöneticisi, üyesi olmak üzere, 140 bine yakın kamu emekçisi herhangi bir yargı süreci işletilmeden, Cumhurbaşkanının deyimiyle ‘kapı gibi 657’ye rağmen’ işlerinden edilmiştir.”

“EKMEĞİNDEN EDİLEN TÜM KAMU EMEKÇİLERİ İŞİNE İADE EDİLSİN”

Bildiride dikkat çekilen bir diğer husus ise; kamu görevine alımlarda siyasal iktidar ile farklı çizgide olan adayların KPSS puanı ne kadar yüksek olursa olsun sözlü sınavlarda elenmesi durumu oldu.

Açıklamanın devamında şu başlıklara dikkat çekildi:

Herhangi bir mahkeme kararı olmadığı halde, isimsiz ihbarlarla, fişlemelerle işinden edilen kamu emekçilerinin üzerindeki baskılar artarak sürüyor.

Gelin güvenceli iş, güvenli gelecek için aşağıdaki taleplerimiz etrafında mücadeleyi büyütelim…

Kamuda sözleşmeli, idari hizmet sözleşmeli, geçici, ücretli, vekil gibi, her ne ad altında olursa olsun güvencesiz istihdama son verilsin!

Başta sözleşmeliler olmak üzere güvencesiz olarak istihdam edilen tüm kamu emekçileri kadroya geçirilsin!

Kamuya alımlarda eşitsizliği artıran, torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın önünü açan mülakat, sözlü sınav, güvenlik soruşturması-arşiv araştırması uygulamasına son verilsin!

Performans, angarya, ödünç memurluk, esnek çalışma başta olmak üzere her türlü iş yükümüzü daha da artıran her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilsin!

Eşit iş yapan kamu emekçileri arasındaki mali, sosyal, özlük farklılıklar giderilsin!

Emeğin haklarını yok eden KHK’ler iptal edilsin!

OHAL KHK’leri ile herhangi bir hukuki delil ve mahkeme kararı olmadan işinden ekmeğinden edilen tüm kamu emekçileri işine iade edilsin!

Kadınların sürekli, güvenceli işlerde istihdam edilmesinin önündeki tüm engeller kaldırılsın!

Kamusal emeklilik ve sosyal güvenlik hakkımızın önündeki engeller kaldırılsın!

Emekli ikramiye ve maaşlar insanca yaşanabilir bir seviyeye çekilsin!

Tüm ek ödemeler emekli aylığına yansıtılsın!

Zorunlu BES dayatmasından vazgeçilsin!

EYT’lilerin yaşadığı mağduriyet giderilmesin!”

KESK üyeleri, basın açıklamasından sonra Milli Kütüphane önünden Kızılay’a yürüdü. Sakarya Meydanı’nda oturma eylemi yapan KESK üyeleri, anti demokratik uygulamaları protesto etti.

PİRHA / ANKARA

 

 

 

pirha.net © 2018