CANLI YAYIN
Ana Sayfa EMEK-EKONOMİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 27 Eylül 2018 215 Görüntüleme

KESK’ten esnek çalışma modeline tepki: Müjde dedikleri mevcut hakların daralması

KESK’ten esnek çalışma modeline tepki: Müjde dedikleri mevcut hakların daralması
Tarih: 27 Eylül 2018 - 17:51

PİRHA – KESK, kamu emekçilerine müjde diye duyurulan esnek çalışma modeline dair açıklama yaparak bu model ile güvencesiz istihdamın daha da yaygınlaşacağına dikkat çekti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) kamu emekçilerine “müjde” diye duyurulan esnek çalışma modeline dair açıklama yaptı.

Yıllardır ardı arkası kesilmeyen “müjdelere” boğulan, kamu emekçilerinin dün (26 Eylül) yeni bir “müjde” haberi ile güne başladığı söylenen açıklamada bu haberin hükümete yakınlığı ile bilinen, bir gazete kanalıyla, “2.5 milyon memurun hayatı değişiyor” manşeti ile servis edildiğine dikkat çekildi. Açıklamada “Yeni Ekonomi Programı’yla (YEP) birlikte kamu personel rejimi değişiyor”  diye başlayan söz konusu haberde kamu emekçilerine esnek çalışma müjdesi verildiği ifadeleri yer aldı.

KAMU EMEKÇİLERİNİN AKLINA TAKILAN SORULAR

Daha önce verilen benzer “müjdelerin” sonuçlarını göz önüne getiren her kamu emekçisi bu yeni haberde bazı soruların yanıtlarının olmadığını gördüğüne dikkat çekilen açıklamada sorular şöyle sıralandı:

– Çalışma saatlerim esnek olunca çalışma süreme bağlı mali ve sosyal haklarım olduğu gibi kalacak mı? Onlarda da bir esneme mi olacak? Örneğin fiili hizmet süremin, prim gün sayımın, derece yükselmesi ile kademe ilerlemesi için aranan sürelerin hesabında, bir değişiklik olur mu?

– Ya da çalışma süreme göre belirlenen haklarımda, örneğin yemek ücreti, servis, ek ödeme, ek ders ücreti, fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı)  gibi haklarımda değişiklik olur mu?

– Esnek çalışmaya göre hangi saatlerde çalışacağıma ben mi karar vereceğim yoksa benim üstüm, amirim pozisyonunda olanlar mı? Ya da kurumun idarecisi mi?

– Pratikte her kamu emekçisinin kendi çalışma saatlerine karar vermesi deyim yerindeyse her kamu emekçisinin kafasına göre çalışma saatleri belirlemesi mümkün mü?

– Kimin hangi günlerde, hangi saatlerde mesai yapacağına karar verecek olan amirlerin, yöneticilerin kamu emekçileri arasında ayrım yapmaması, adil olması mümkün mü?

– Hangi saatlerde mesai yapacağıma kendim veya amirim-idarecim karar verecekse fazla mesai ücretim doğal olarak ortadan kalkmayacak mı?

– Mevcut durumda işçiler için esnek çalışma uygulanıyor. Denkleştirme çalışmasına göre bir işçi günde 11 saat,  6 günde haftada toplam 66 saat çalışsa bile fazla mesai ücreti alamıyor. Bunun yerine daha sonraki haftalarda çalışma süresi azaltılarak iki ay içersinde haftalık 45 saate denk getiriliyor. Bu iki aylık süre 4 aya kadar uzatılabiliyor. Yani işveren işlerin yoğun olduğu dönemde işçiyi fazla mesai ücreti ödemeden günde 11 saat, haftada 66 saat çalıştırabiliyor. İşlerin yoğun olmadığı zaman ise haftalık çalışma süresini düşürebiliyor. Kamu emekçileri için de aynı yol mu izlenecek?

“TASARRUF  DENİLİNCE KAMU EMEKÇİLERİ AKLA GELİYOR”

Hükümet tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan Yeni Ekonomi Programının (YEP) ülkede yaşanan krize önlem olarak açıklanan ve daha çok tasarrufları içeren bir program olduğu dile getirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ülkede ‘tasarruf’ ya da ‘kemer sıkma’ dendiğinde akla hep emekçi kesimlerin geldiği de bilinmektedir. Nitekim söz konusu programda başta “mali açıdan sürdürülebilirliği sağlamak ve kamu maliyesine olan yükü azaltmak amacıyla sosyal sigorta sisteminin yeniden düzenlenmesi’, kamuda hizmetin özelliğine göre esnek çalışma modellerinin uygulanması, işgücü verimliliğinin (yani iş yükünün)  arttırılması,  kamuda ‘yetenek ölçümü’, ‘tekrar yerleştirme’ ve ‘norm kadro’ çalışmaları yapılarak kamu sektörü ‘insan kaynağının ‘ödül ve performans sistemleri’ üzerinden yeniden düzenlenmesi, kıdem tazminatı fonunun kurulması,  bireysel emekliliğin 3 yıl zorunlu hale getirilmesi, sıcak para ihtiyacının İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları ile birlikte oluşturulacak ‘fon ekonomisi’ ile karşılanması, dışarıdan kaynak bulma hedefi ile Varlık Fonu kapsamındaki kurumların ‘ipotek’ edilmesi gibi düzenlemelere yer verilmesi tasarrufun yine emekçiler üzerinden, emekçilerin mevcut haklarının budanması üzerinde yapılacağını göstermektedir.”

“MÜJDE DEĞİL MEVCUT HAKLARIN DARALMASI”

Ekonomide yaşanan, yaşanacak olumsuzluklara neden olanlar ne pahasına olursa olsun korunurken, krizde hiçbir sorumluluğu olmayan emekçilere krizin bedelini ödetmek için yoğun bir hazırlık yapılmakta olduğuna dikkat çekilen açıklamada son olarak şunlar ifade edildi:

“Bugün ‘müjde’ olarak sunulan kamuda esnek çalışma,  hükümet temsilcileri tarafından kamuda istihdamın daraltılacağına ilişkin yapılan açıklamalar, kamuda kadrolu-güvenceli istihdam sınırlanırken sözleşmeli, güvencesiz, istihdamın yaygınlaşması, önümüzdeki süreçte alınacak 80 bin kişinin bile kadrolu olarak değil, maaşı İŞKUR tarafından İşsizlik fonundan karşılanan Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında çalışanlardan olması söz konusu hazırlığın adımlarıdır. Tüm bunlara bakıldığında hükümetin kamu çalışanlarına ‘müjde’ vermek gibi bir niyetinin olmadığı, aksine mevcut haklarını daraltmayı hedeflediği görülmektedir.” (HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018