KHK’li Mimar Alev Şahin ve Öğretmen Mehmet Dersulu tahliye edildi

PİRHA- OHAL KHK’ları ile ihraç edilen ve 4 yıldan fazla bir süredir Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde ‘İşimizi istiyoruz’ talebiyle eylem gerçekleştiren Yüksel Direnişçileri 4. kez hakim karşısına çıktı. Davada tutuklu yargılanan Alev Şahin ve Mehmet Dersulu tahliye edilirken savcı dosyaya ilişkin mütalaasını verdi. Duruşma 8 Kasım’a ertelendi.

OHAL KHK’ları ile ihraç edilen ve 4 yılı aşkın süredir Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde ‘İşimizi istiyoruz’ talebiyle eylem yapan Yüksel Direnişçileri 4. kez hakim karşısına çıktı.

Ankara Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya 7’si tutuksuz 2’si tutuklu 9 sanık katıldı.

SAVCI MÜTALAASINDA ‘ÖRGÜT ÜYESİ OLMAKTAN’ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ

Görülen duruşma, savcılığın sanıklar hakkında verdiği mütalaa ile başladı. Savcılık dava dosyası kapsamında yargılanan 8 kişi hakkında beraat isterken, 1 kişiye ‘örgüt propagandası yapmak’tan, aralarında Alev Şahin, Mehmet Dersulu, Acun Karadağ ve Nazan Bozkurt’un da olduğu 8 kişinin ise ‘örgüt üyeliği’nden cezalandırılmasını talep etti. Tutuklu sanıklar Alev Şahin ve Mehmet Dersulu’nun ise tutukluluk hallerinin devamını istedi.

Verilen mütalaanın ardından sanıkların ve avukatların savunmalarına geçildi. Tüm sanıklar ve avukatlar mütalaaya karşı savunma yapmak için ek süre talep ederken, tutuklu yargılanan Alev Şahin ve Mehmet Dersulu ise tutukluluk durumlarına ilişkin savunma yaptı.

“EYLEMLERİMİN HEPSİ BARIŞÇIL EYLEMLERDİ”

Duruşmada tutuklu yargılanan Mimar Alev Şahin SEGBİS’le bağlanarak yaptığı savunmasında şunları dile getirdi:

“İddianamede yazanlar asılsızdır. Somut tek bir delil yoktur. Varsayımlarla hareket edilmektedir. Özgür irademle hakkımı aradım. İşimden oldum. Örgüt talimatıyla değil AKP’nin zorbalığı ve baskısı yüzünden sokağa çıktım. Eylem yaptım. Benim mücadelem ekmek kavgasıdır. Direndiğim için örgüt üyeliği yaftasıyla karşı karşıya kaldım. KESK ve TMMOB üyesiyim. Hiçbir örgütle ilişkim olmadı olamaz da. Hiçbir eylemim de cebir, şiddet veya silah yoktu. Hepsi barışçıl eylemlerdi. Neye dayanarak beni silahlı bir örgüte üye olmakla suçluyorsunuz? İddianamede hiçbir dayanak yok. Öyle düşünülüyor, varsayılıyor demiş polis. Savcı da bunun üzerinden bize ceza verilmesini istiyor. Akıl ve mantık dışı.

“NAMUSUMLA DİRENDİM”

Ben Düzce gibi küçük ve AKP’nin kalesi olarak nitelendirilen bir şehirde direndim. Ve halkın ilgisini, sevgisini kazandım. Haksızlığa uğrayanların birleştiği nokta oldum. Bunu hazmedemedikleri için de beni tutuklayıp ceza vermeye çalışıyorlar. Ben namusumla direndim. İşim, ekmeğim, onurum için direnmeye de devam edeceğim. Annem ve köpeğimle birlikte yaşayan sade bir vatandaşım. Annem hasta. Bana ihtiyacı var. Adaletsizliğe son verilsin istiyorum. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum.”

“MASUMİYETİMİZİ İSPATLAMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ AYLARCA”

Alev Şahin’in ardından duruşma salonunda hazır bulunan Mehmet Dersulu ise savunmasında şunları ifade etti:

“Yaklaşık 10 aydır tutukluyum. Onlarca sayfa iddianame hazırlanmış ama tek bir somut delil yok. Neye savunma yapacağımı bilemiyorum. Çünkü delil yok. Polisin varsayımlar üzerinden hazırladığı bir iddianame bu. Bu mahkemede bize siz suçlusunuz hadi suçsuz olduğunuzu ispatlayın deniyor. Biz masumiyetimizi ispatlamak için uğraşıyoruz aylarca. Gerçek anlamda hukuk olsa böyle olmaz.

Sırf işimizi geri istiyoruz dedik diye, direndik diye hakkımızda komplo kurularak dava açıldı. İddianamede yazan tüm eylemler yasal, demokratik hak arama eylemleri. Anayasal hakkımızı kullandık biz. İktidarı eleştirdik diye, bizi işimizden haksız yere atmasına karşı çıktık diye bugün tutukluyuz ve hakkımızda cezalar isteniyor. Tüm eylemlerimiz AYM kararlarıyla da belgeli zaten, hepsi yasal. İktidar gayri meşru ve zorbalıkla hakkını arayanları sindirmeye çalışıyor. Biz ise haklı ve meşruyuz. Aynı zaman da yasal tüm eylemlerimiz. Adalet istemek, işimizi geri istemek suç değildir.

“POLİS MİNAREYİ ÇALMIŞ KILIFINI HAZIRLIYOR”

Polis minareyi çalmış kılıfını hazırlıyor. Bizi tutukladı ama gerekçe bulamayınca eylemlerimiz yasa dışı gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu iddianamenin kendisi yasa dışıdır. Somut hiçbir maddi dayanağı yoktur. Ekmeğim, işim, onurum için mücadele ettim. Etmeye de devam edeceğim. Haksızlığa boyun eğmeyeceğim. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum.”

Daha sonra avukatları söz alarak tutuklu yargılanan müvekkillerinin savunmasını yaptı. Diğer sanıkların savunması içinse verilen mütalaaya karşı ek süre talep ettiler.

“YAPILAN EYLEMLER KHK’LARA KARŞI İFADE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR”

Şahin ve Dersulu’nun avukatı Fatih Aydın savunmasında şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararları var. Müvekkillerim suç işlememiş hak aramıştır. Herhangi bir örgütle bağdaştırılamaz. AYM açıkça verdiği kararda yapılan yüksel eylemlerinin örgütle bağlantılı olmadığını belirtmiş ve buna dair hiçbir somut delilin bulunmadığını söylemiştir. Yapılan eylemler KHK ihraçlarına karşı ifade özgürlüğüdür. Demokratik yasal hak kullanımıdır. Tutuklamalara bir an önce son verilmeli ve müvekkillerim beraat ettirilmelidir.”

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Alev Şahin ve Mehmet Dersulu’nun, yurt dışına çıkış yasağı ve bulunduğu ili terk etmeme şartıyla adli kontrol tedbiri uygulayarak tahliyesine karar verirken, mütalaaya karşı tüm sanıkların ve avukatlarının son savunmalarını yapmaları için ek süre verdi. Bir sonra ki duruşma 8 Kasım’a ertelendi.

PİRHA/ANKARA