Kütahyalı Alevi Kadınlar PİRHA’ya konuştu: Dışlanıyoruz-VİDEO

PİRHA- Isparta Gönen’de Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi’ne gelen Kütahyalı Alevi kadınlar PİRHA’ya konuştu. Görgü Cemi’ne katılmak için Gönen’e gelen kadınlar, Kütahya’da zaman zaman ayrımcılığa, baskılara maruz kaldıklarını belirterek, “Alevi inancını gururla taşıdıklarını ve Sünni yurttaşlarla eşit haklara sahip olmak istediklerini kaydettiler. 

Isparta Gönen’de Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi’nin bahçesinde Kütahyalı Alevi kadınlarla karşılaştık. Kadınlar, Görgü Cemi’ne katılmak için Kütahya’dan Gönen’e gelmişler.

Akşama doğru başlayacak cem öncesi mikrofon uzattığımız canlarla Aleviliğe dair konuştuk.

Makbule Erdoğdu, Hüseyin Gazi Türbesi (Cemevi) dedesinin eşi. Aynı zamanda cemevi kadın kolları başkanı. Cemlere katıldığını, yazın köylerinde toplantılar yaptıklarını söyledi. Antalya Elmalı’da, Kütahya’nın çeşitli yerlerinde cemlere, toplantılara katıldıklarını ifade eden Erdoğdu, Gönen’e de ceme davet edildikleri için geldiklerini belirtti.

“Peki inancınızı rahat yaşayabiliyor musunuz? Alevi inancının sürdürülmesi konusunda Kütahya nasıl bir yer? İnancınızı rahat yerine getirebiliyor musunuz? Bir asimilasyon, bir baskı var mı?” şeklindeki sorumuza Makbule Erdoğdu şu yanıtı verdi:

“Biz Alevi olarak bir baskı görmedik mahallemizden. Bizi mahallemizde herkes bilir. Mahallemizde Alevi olarak bir ben ve bir kaç akrabamız var. Bugüne kadar Aleviyiz diye hiç bir ayrım yapmadılar. Günlerimiz olur gezilerimiz olur, beraber otururuz, kalkarız, çay içeriz. Alevisin demezler, namaz mı kılıyor herkes kendine. Biz de cemimizi yaparız. Biz ehlibeyte bağlıyız, Aleviyiz.”

Yine Kütahya merkezde yaşadığını belirten bir cana mikrofonu uzattık. İnancını rahat yaşadığını belirterek şunları söyledi:

“35 sene Kütahya’nın içinde esnaflık yaptım. Baskı görmedik, duymadık. Hz. Ali’nin resmi duvarımızda asılıydı. Herkes birbirine saygı duyardı. Sünni müşterilerimiz de, Alevi müşterilerimiz de vardı. Sen Alevisin diye hiç duymadık. Cemlere sık sık katılıyorum.”

“KÜTAHYA’DA ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN DIŞLANIYORUZ”

Neslihan Nehoş ise tam aksine Alevi oldukları için dışlandıklarını söyleyerek şunları ekledi:

“Aleviyiz diye vallahi dışlıyorlardı. Bir gün komşumuzun düğünü vardı. Kapıyı açmış Kızılbaş’ın yemeğini niye yedirdin demiş. Biz ne yaptık onlara Kızılbaş ekmeğini niye yedin diyorlar. Ben de, yazıklar olsun hacıya vardın, geldin dedim. Nereye yüz sürdün yazıklar olsun dedim, sana yakıştıramadım dedim. Bizi dışlıyorlar.”

Kütahya’da çok Aleviler üzerinde çok baskı olduğunu belirten Neslihan Nehoş, “Namaz da kılarız, niyaz da ederiz. Herkes hür ama onlar değil. İlla baskı yapılıyor. Yoldan geçerken selam bile vermiyorlar Kütahya’da Alevilere. Baskı olmuyor deniyorsa yalan. Ben kendim Sabuncu Pınar Sökmen köyündenim. Yalnız Sökmen’de de yine böyle yaptılar, onlarla da tartıştım. Devamlı dışlamak istediler, dışlıyorlar. Bildiğin gibi değil. Ne kadar yok desen de dışlıyorlar. Hem de işten çıkarıyorlar çocuklarımızı. Herkes vergi veriyor, herkes vatandaş. İşten çıkarılır mı? Çıkarıyorlar.”

“Cemlere rahat gidebiliyor musunuz” sorumuza ise Neslihan Nehoş, “Ceme rahat gidiyoruz. Ama 1-2 senedir. Cemevi açıldı öyle gidiyoruz. Önceden dedeleri öküz arabasında saklayıp götürürlermiş” şeklinde yanıt verdi.

Baskılar nedeniyle oruç tutmak, namaz kılmak zorunda kaldıklarını belirten Nehoş, “Namaz kılmayınca sana selam bile vermiyorlar. Aşure tuttun mu ‘sen Kızılbaşsın’ diyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

“ESKİDEN KOMŞUMUZ KAPIMIZA KIZILBAŞ DİYEREK TAŞ ATARDI”

Başka bir can ise, “Eskiden çoktu ayrım. Bizim komşumuz vardı. Bizim kapıya Kızılbaş deyip taş atıp giderdi. Biz onlarla çok münakaşa ettik. Aşure orucumuzu tutarız, Ramazan orucunu tutmasakta kimse bir şey demiyor” diye konuştu.

Eskiden bilgisizlikten dolayı bir ay Ramazan orucu tuttuğunu ama 2-3 yıldır artık tutmadığını, çocuklarının kendisini caydırdığını, şimdi cemlere katıldığını, semah döndüğünü, nefes söylediğini de ekliyor. “Ben Aleviliği içten tutuyorum” diyor.

KÖYÜMÜZE KORKARAK GELEN ÖĞRETMEN ŞİMDİ GİTMEK İSTEMİYOR

Bir diğer kadın can da Denizli’de yaşayan kızının, çalıştığı iş yerinde ayrımcılığa uğradığını, Alevilik hakkında olumsuz konuşulunca kızının müdahale ettiğini ve kimliğini açığa çıkardığını anlattı ve şöyle devam etti:

“Bizim köyümüz Sünni-Alevi karışıktır. Ama bizi çok dinlemeye gelirler ‘sizin yolunuz iyi’ diyorlar. Benim bir arkadaşımın eşi öğretmen, tayini  çıktı bizim köye. Demişler ki o köyde seni keserler. Ama ne asmaya gelen var, ne kesmeye gelen var. Şimdi de kadın eşini köyüne götüremiyor. Alevilerin içinden gitmek istemiyor. Kendileri de bizi dinlemeye geliyorlar.”

“Alevi inancından mutlu musunuz?” diye sorduğumuzda ise “Sen ne diyorsun öyle olmasam buralara kadar çıkıp gelir miyim? Ben buralara geldiğimde hüngür hüngür ağlarım. Çok mutluyuz. Bizim köyümüz karışıktır, ama çok dinlemeye gelen olur. Gidişatımızda iyi” diyor.

“ALEVİLİĞİMLE GURUR DUYUYORUM” 

Kütahya Cemevi Dernek Başkanı’nın eşi olduğunu belirten bir can ise, “Eşim 5 senedir başkanlık yapıyor. Aleviliğimle gurur duyuyorum. Ehlibeytin sevgisi, saygısı olmasa Kütahya’dan buralara gelir miyiz. Biz,  ayrıcalık, ayrımcılık olmasın istiyoruz.

“İnancınız üzerinde herhangi bir mahalle baskısı hissediyor musunuz?” sorumuza ise şu yanıtı verdi:

“İster istemez ayrımcılık oluyor. Her zaman için dışlanıyoruz ama bizim istediğimiz birlik beraberlik sevgi ve saygı.”

“Peki bu baskılardan dolayı Alevi kimliğinizi saklama ihtiyacı duydunuz mu?” şeklinde sorumuzu ise, “Hayır hiçbir zaman saklamam. Gurur duyarım Aleviliğimle, hiçbir zaman saklamam. Aşurelerde her gün 12 gün boyunca toplanır, 12 gün boyunca yemek veririz. Aşuremizi kaynatır, kurbanlarımızı keseriz, cem yaparız. Hizmetlerimiz olur, her sene de sırayla hizmetlerimizi yaparız” şeklinde yanıtladı.

“SÜNNİLERLE EŞİT HAKLARA SAHİP OLMAK İSTİYORUZ”

Şehriban Cesur da Alevi olduğu için mutlu olduğunu, inancını sevdiğini söyledi. Sünni yurttaşlarla eşit haklara sahip olmak istediklerini belirten Cesur,Eşim aşıklık yapar cemevinde. Dedenin sağ koludur. Gurur duyarım eşimle. Aleviliği ve inancımızı seviyorum. Hür olmak istiyoruz, baskı olmasın, dışlanmayalım. Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Alevi’siyle, Sünnisiyle bir olmak istiyoruz” diye konuştu.

Cesur, baskılardan dolayı hiç bir zaman Alevi olduğunu saklamadığını söyleyerek, “Biz Ali’nin gözüyüz, kısacası Aleviyiz” diyor.

4 çocuğu olduğunu, çocuklarını Aleviliği öğretmeye çalıştığını ifade eden Şehriban Cesur, “Ama çocuklarım okudukları, çalıştıkları için bazı yerlerde kendilerini saklıyorlar. Çünkü Alevileri çok dışlıyorlar. Hakkımızda kötü konuşuyorlar. Aslında içimize gelip görseler gelmek isterler, eminim. Ama arkadaş ortamında farklı farklı söylüyorlar, çocuklarımı soğutuyorlar. Çocuklarım cemevine gelemiyor. Oğlum çalışıyor, gelemiyor, kızım okuyor gelemiyor. 2 kızım gelin. Eşleri çalışıyor onlar gelemiyorlar. eşitlik, özgürlük istiyoruz” diye konuştu.

Nilgün METE
Kamera-foto/Cebrail ARSLAN-İsmet SEFER

 

pirha.net © 2018