Alevi Haber Ajansi – PİRHA

Maraş Katliamı’nda yağmalanan ofisten geriye kalan kırık masa-VİDEO

14 Aralık 2017 - 16:26 pirha.net
Maraş Katliamı’nda yağmalanan ofisten geriye kalan kırık masa-VİDEO
10 views
14 Aralık 2017 - 16:26

PİRHA-Yüksek Mimar, Sinemilli Ocağı evlatlarından Hüseyin Bakır, Maraş Katliamı sırasında yağmalanan ofisinden geriye kalan masası için, “Nasıl olmuşsa masa bir iki yanık ve kırıkla kurtuldu. Çok sesler, çok nefesler bu masa üzerinde uçtu durdu. O yüzden hayatımda taşırım” diyor.

Haberin Videosu

Dilsiz bırakılmış, susmanın binlerce cümlenin yerine geçtiği, tarihin o anları yaşayanlar için aynı zamanda kaldığının karşılığıdır Maraş Katliamı…

Önceden kalmamış, o günde de durmamış, gelecekte olacakların devamcısı bir katliam; Maraş. 18 Aralık’ta başlayan ve bir hafta süren, resmi rakamlara göre 107, katliamı yaşayanlara göre 500’ün üzerinde insanın katledildiği Maraş Katliamının üzerinden on yıllar geçmesine rağmen, geçmeyen sızılar, acılar…

Bitmesi, geçmesi için bir daha yaşanmaması için verilen onca söz, eylem, mücadele ne yazık ki yeni acıları engellemeye yetmedi.

Kadın, çocuk, yaşlı demeden “Allahu Ekber” naralarıyla öldürülen, evlerin yağmalandığı bir tarihten bugüne kalanlardan biri olan Yüksek Mimar, Sinemilli Ocağı evlatlarından Hüseyin Bakır ve Maraş Katliamı’ndan geriye kalan masası.

Bir masa ne taşıyabilir üzerinde; tabak, bardak, kitap, defter. Uzatabiliriz daha nice şey taşımıştır, icat edildiğinden bu yana. Bazı anlar vardır ki, acıyı, hafızayı, tarihi günümüze taşır. Her bakıldığında, bir sızı düşer yüreğe. Her bakıldığında, her dokunulduğunda bir katliamı taşır bazen.

“ÇOK SESLER, ÇOK NEFESLER BU MASANIN ÜZERİNDE UÇTU DURDU”

Hüseyin Bakır Dede yaşadıklarını ve masanın hikâyesini şöyle anlatıyor:

“Mimarlık ofisimde kurtulan tek şey bu masa. Hatıra diye de gittiğim her yere götürürüm. 76 yılından bu yana çok anı geçti üzerinden. Çok projeler çizdim. Maraş Katliamı yaşandığında büromdaki bütün eşyalarımı sokağa atmışlardı ve yakmışlardı. Nasıl olmuşsa masa bir iki yanık ve kırıkla kurtuldu. Çok sesler, çok nefesler bu masa üzerinde uçtu durdu. O yüzden hayatımda taşırım. Belki bugün için kıymeti yoktur, ancak insanların kutsalı dediği şeydir benim için. Yaşam hep birbirinin devamıdır ama gönül ister ki insanlar birbirlerine acı çektirmeden yaşamları boyunca herkes kendini var etsin. Başkalarını kırıp, biçmek, ötekileştirmek, zalimle zulmü yan yana yaşatmak doğru bir durum değil. Bizim felsefemizde, inancımızda böyle bir şey paylaşmıyoruz. Hz. Ali’nin dediği gibi zulüm iki türlüdür; biri zalim, zalimin zulmü, diğeri de seyredenlerdir. Zalimler kadar susanlar da suçludur.”

Diren KESER/MERSİN

pirha ©2019