Marmaris’te 1 Mayıs açıklaması: Taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz

PİRHA-DİSK Emekli-Sen Marmaris Şubesi açıklama yaparak, 1 Mayıs’ı kutlarken, hükümetin yasaklama kararını protesto etti. Açıklamada, “1 Mayıs’ı, İşçi Sınıfının Uluslar arası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü fiilen yasaklayanların bu kararı alıncaya kadar yaptıkları tüm o “lebalep” kongrelerinde virüs bulaşmıyor muydu?” denildi. 

DİSK Emekli-Sen Marmaris Şubesi 1 Mayıs’a dair basın açıklaması gerçekleştirdi.

DİSK Emekli-Sen Marmaris Şubesi adına açıklamayı DİSK Emekli-Sen Şube Başkanı Kasım Çağlı okudu. Çağlı, “Her 1 Mayıs’ta olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da korkuyorlar. Korksunlar bizler nerede olursak olalım taleplerimizi haykırmaya, haklarımızı aramaya devam edeceğiz.” dedi.

“EKONOMİK VE SOSYAL KRİZİN NASIL YÖNETİLEMEYECEĞİNİ BU İKTİDAR GÖSTERMİŞ OLDU”

Küresel koronavirüs salgınının ülkemizi etkisi altına almaya başladığı ilk gününden bu yana salgının nasıl ekonomik ve sosyal krize evrileceği iktidar tarafından pratiğe döküldüğüne vurgu yapan Çağlı, “Ekonomik ve sosyal krizin nasıl yönetilemeyeceğini de yine bu iktidar göstermiş oldu. Salgının başında alınması gereken hiçbir önlem tam anlamıyla alınmamıştı. İktidar, sermaye yerine krizi fırsata çevirmek için salgınla mücadelede dümeni daha başından kırmıştı. Pandeminin ilk günlerinde “hepimiz aynı gemideyiz” diyenler lüks yalılarında, altın saraylarında korunur karlarına kar eklerlerken işçiler, emekçiler canları pahasına çalışmaya devam etmiş; emeklilerin, yaşlıların, işsizlerin yoksulluğu derinleşmişti” dedi.

“KORONAVİRÜS DÜNYADA İKİ SINIF OLDUĞUNU KESKİN BİR BİÇİMDE ORTAYA ÇIKARDI”

Sermaye ve yüzü her daim sermayeye dönük iktidar ile bu ülkenin işçileri, emekçileri, emeklileri, gençleri aynı gemide olmadığına dikkat çeken Çağlı, “Aksine! Küresel koronavirüs salgını, tüm dünyada iki sınıf olduğunu bir kez daha keskin bir biçimde ortaya çıkardı. Bir tarafta sermayeyle kol kola iktidarlar; öteki tarafta işçiler, emekçiler, emekliler, yoksul dünya halkları. Biz gemileri inşa edenleriz, bizler o gemilerin yüzdüğü sularda cansız bedeni kıyıya vuranlarız, bizler her krizin faturasını ödetmeye çalıştığınız işçileriz, bizler yıllarca emek veren, alınteri döken şimdi ise “çalışmıyorsanız ölün” yaklaşımına maruz bırakılan emeklileriz. Siz sömürenlersiniz, siz kar hırsıyla beslenenlersiniz; biz işçileriz, emekçileriz, emeklileriz, yoksul dünya halklarıyız” diye konuştu.

“PANDEMİNİN BAŞINDA TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ AÇIKLADIK”

Pandeminin başında toplum sağlığı için alınması gereken önlemleri açıkladıklarını söyleyen Kasım Çağlı, “En düşük emekli ücreti asgari ücret seviyesine çekilmeli ve tüm ücretler buna göre yukarı çekilmelidir. Aynı şartlarda farklı dönemlerde emekli olanların maaş farkları ortadan kaldırılmalı, intibak yasası hayata geçirilmelidir. Sadece bugün değil, sürekli parasız ve nitelikli sağlık hizmeti sunulmalı, sağlık ve ilaçta katkı payı kaldırılmalıdır. Emeklilerin yaklaşık 8 milyonunun ikinci bir işte çalışmak zorunda olduğu ülkemizde, evde kalma zorunluluğunun etkilerine karşın emeklilerin yaşamlarını idame ettirebilmeleri için sokağa çıkma yasağı son bulana dek her emekliye 2.000 TL katkı sunulmalıdır. Pandemi boyunca elektrik, doğalgaz ve su evlere ücretsiz ulaştırılmalıdır. İşten çıkarmalar ve ücretsiz izin gibi çocuklarımızı açlığa mahkûm edecek uygulamaların önüne geçilmelidir. Zorunlu işler dışında ücretli izin verilmelidir ve işyerlerinde gerekli sağlık tedbirleri en üst seviyeye çıkarılmalıdır” dedik.

“İKTİDAR TALEPLERİMİZ KARŞISINDA ÜÇ MAYMUNU OYNAMAYA DEVAM ETTİ”

Taleplerimiz karşısında üç maymunu oynamaya devam ettiklerini vurgulayan Çağlı, “Güvenilir olmayan verilere göre; 5 milyon vaka; 39 bin ölüm! Sorumlular sorumluluk almaktan kaçanlardır. Sorumlular salgına karşı mücadelede işçileri, emekçileri, emeklileri kendilerine kalkan yapanlardır. Bir yıldır sorumluluk almaktan kaçan iktidar, şimdi üç haftalık kapanma genelgesi yayınlıyor. Soruyoruz: Bu kararın alınması için milyonlarca vakanın, binlerce ölümün gerçekleşmesi mi gerekiyordu? 1 Mayıs’ı, İşçi Sınıfının Uluslar arası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü fiilen yasaklayanların bu kararı alıncaya kadar yaptıkları tüm o “lebalep” kongrelerinde virüs bulaşmıyor muydu? Vakaların bunca ivmelenerek artmasında Türkiye’nin dört bir yanından bir araya gelinip yapılan o kongrelerin etkisi yok mu? Biliyoruz: Virüsten çok 1 Mayıs’tan; işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, yoksulların birliğinden korkuyorlar” dedi.

PİRHA/MARMARİS