CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 30 Aralık 2017 - 12:10 97 Görüntüleme

MEB müfettişlerinden öğretmene ‘mezhep’ sorusu AYM’ye taşındı

MEB müfettişlerinden öğretmene ‘mezhep’ sorusu AYM’ye taşındı
Felsefe öğretmeni Suat Özcan, görev yaptığı devlet okulunda yürütülen bir soruşturmada öğretmenlere mezheplerinin sorulmasını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Ankara’da bir devlet okulunda yürütülen soruşturmada, müfettişlerin öğretmenlere mezhepleriyle ilgili sorular sorması üzerine Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan şikayet karara bağlandı. Felsefe öğretmeni Suat Özcan’ın, “Mesleki nedenlerle yürütülen bir soruşturmada dini görüşün ve mezhebin araştırılması ‘özel hayata saygı’ ilkesine aykırıdır” gerekçesiyle yaptığı şikayeti değerlendiren AYM, oyçokluğuyla “Anayasa’nın 20’nci maddesinin ihlal edildiğine ilişkin iddia açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez” kararını verdi.

Olayın aydınlığa kavuşturulması amacıyla ilgililere mezhebine ilişkin sorular sorulmasının “makul karşılanabileceği” değerlendirmesinde bulunulan kararda, “Somut olayda başka soruların yanında başvurucuya ve diğer soruşturulanlara olayın aydınlığa kavuşturulması için mezheplerine ilişkin sorular sorulmuştur” denildi.

“DİNİ İNANCIN VE MEZHEBİN İFŞASI”

BirGün’de yer alan habere göre; Felsefe öğretmeni Suat Özcan, bireysel başvurusunda 2012 yılında, öğrencileri kendisine karşı kışkırttığı gerekçesiyle şikayet ettiği okul müdür yardımcısının da kendisini, okul müdürünü ve il eğitim denetçisini MEB’e şikayet ettiğini belirtti. Müdür yardımcısının şikayeti üzerine MEB tarafından başlatılan soruşturmada, soruşturmayı yürüten denetçilerin tanıklara dini görüşlerini ve mezhepsel kimliklerini sorduğu ortaya çıktı. Mezhebinin araştırılmasının kendisini üzdüğünü ve rencide ettiğini bildiren Özcan’ın başvurusu AYM tarafından oyçokluğu ile “Kabul edilemez” bulundu. Soruşturmanın amacının başvurucunun dini görüşlerini sorgulamak olmadığının altını çizen AYM üyeleri Engin Yıldırım ve Osman Alifeyyaz Paksüt ise bu karara katılmadı. Yıldırım ve Paksüt karşı oylarının gerekçesini açıklarken bu tür bilgilerin soruşturma raporunda yer almasının dini inancın ve mezhebin ifşası sonucunu doğurduğunun altını çizdi.

“DİN VE VİCDAN ÖZÜRLÜĞÜNE AYKIRI”

Karşı oy yazısında, mezhep aidiyeti hakkında resmi kayıtlara geçen beyanlarda bulunulmasının kamu gücünün, Özcan’ın, Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması, özel hayatın gizliliği ve korunması, din ve vicdan hürriyeti” başlıklı maddeler ile belirlenen haklarını ihlal ettiği kararı verilmesi gerektiği vurgulandı. “Açıkça dayanaktan yoksun olduğu için başvuru kabul edilemez” sonucuna katılmadıklarını karşı oy gerekçesinde ifade eden üyeler AİHM’in şu kararını hatırlattı:

“AİHM’e göre bir kişinin din ya da mezhebini açığa vurmama, açıklamama, böylesi bir inanca sahip olup, olmadığını belli edecek davranışlarda bulunmak zorunda kalmama hakkı vardır. Gerek kamu kurum ve görevlilerinin gerekse üçüncü kişilerin din ve inancını açıklamaya zorlayacak uygulamaları, din ve vicdan özgürlüğü hakkına aykırı olacaktır.”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018