CANLI YAYIN
Ana Sayfa TÜM HABERLER 22 Ekim 2017 360 Görüntüleme

MEB’e verilen ödenek, 15 yılda yüzde 50’ye yakın düştü

MEB’e verilen ödenek, 15 yılda yüzde 50’ye yakın düştü
Tarih: 22 Ekim 2017 - 11:09

Türkiye’deki eğitim harcamalarının yüzde 51.2’sini en zengin yüzde 10’luk kesimi yapıyor. Okul giderleri yoksul ailelerin gücünü aşıyor. 

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2018’de öngörülen bütçesini, bakanlığın AKP iktidara geldiğinden bu yana her yılki bütçesiyle kıyaslayarak raporlaştırdı. Rapora göre 2002’de devlet bütçesinden MEB’e yatırım yapması için verilen ödenek payı yüzde 22.34 iken, 2018’de bu oran yüzde 11.24’e düşürülüyor.

Raporda, Türkiye’deki eğitim harcamalarının yüzde 51.2’sini en zengin yüzde 10’luk kesimin yaptığının altı çiziliyorken en yoksul yüzde 10’luk kesimin yaptığı eğitim harcaması ise yüzde 0.8’de kalıyor.

 Cumhuriyet’te yer alan haberde şunlar belirtildi:

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MEB raporunu ilk kez Cumhuriyet’e verdi. CHP Grup Başkan vekili Engin Altay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2018’de öngörülen bütçesini, bakanlığın AKP iktidara geldiğinden bu yana her yılki bütçesiyle kıyaslayarak raporlaştırdı. Kamuoyuna açıklanmadan önce gazetemizle paylaşılan raporda; birbirinden çarpıcı rakamlar ve tespitler var. İşte onlardan bazıları: 4 MEB’in 2018 yılında bütçesi 92 milyar 528 milyon lira olarak öngörüldü. Bu rakama göre; eğitim bütçesi geçen yıla kıyasla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içerisinde yüzde 9.95, devlet bütçesi içerisinde de yüzde 7.27 azaldı.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay yüzde 17.18 iken 2018 yılı itibarıyla bu oranın yüzde 8.36’ya geriletilmesi öngörülüyor. Bu düşüşün her yıl kademeli olarak gerçekleştiğine dair çarpıcı bir tablonun yer aldığı raporda, bu yatırımsızlık politikasının yarattığı sonuçlar hatırlatıyor:

DEVLETİN SAĞLAMAK ZORUNDA OLDUĞU EĞİTİM HİZMETİ PARALI HALE GELDİ

Bu düşüşün her yıl kademeli olarak gerçekleştiğine dair çarpıcı bir tablonun yer aldığı raporda, bu yatırımsızlık politikasının yarattığı sonuçlar hatırlatılıyor.

Devletin her yurttaşa sağlamak zorunda olduğu eğitim hizmeti giderek göreceli ve paralı hale geldi.
Bu yatırımsızlıkla devlet okulları kendi sorunları ile baş başa bırakıldı.

Durmadan devlet teşviği verilen özel okullar, kısa sürede çoğaldı, yaygınlaştı. Aralarında gerici vakıfların, tarikat okullarının da bulunduğu özel eğitim kurumlarına dair en çarpıcı rakamlar şöyle: 4+4+4 eğitim modeline geçilmesi ile özel okulöncesi eğitim kurumlarında yüzde 34.8, özel ilkokullarda yüzde 40, özel ortaokullarda yüzde 72, özel liselerde ise yüzde 182.9 oranında artış yaşandı. 4+4+4 eğitim modeli ile özel öğretim kurumlarında devam eden öğrencilerde ise yüzde 119.1 oranında bir artış gerçekleşti.

AKP MEB’İN EĞİTİM YATIRIMI YAPMASINI İSTEMİYOR

2002’de devlet bütçesinden MEB’e yatırım yapması için verdiği ödenek payı yüzde 22.34 iken, bu oranın 2018 için yüzde 11.24’e geriletilmesi öngörülüyor. Yüzde 49.68’lik bu azalma, AKP’nin de MEB’den eğitim yatırımı yapmasını beklemediğini ortaya koyuyor. Bu devasa düşüşün yine 2002’den bu yana kademeli olarak bu noktaya taşındığının vurgulandığı raporda, bu rakamların hayattaki karşılıkları şöyle özetleniyor:

Devlet, yeterli kapasitede okul ve yurt açmadığı, yoksullara gözünü kapattığı için, parası olanlara özel okul, özellikle taşradaki yoksullar için de tarikat yurtları/okullarından başka seçenek kalmıyor. Cemaatler, MEB’in bu dolaylı öğrenci yönlendirme politikası sayesinde eğitim üzerinden palazlanmaya, kendilerine nefer yetiştirmeye imkân bulurken, Aladağ’daki yurt yangını gibi birçok hadise maalesef yaşanmaya devam ediyor.

Raporda Türkiye’deki eğitim harcamalarının yüzde 51.2’sini en zengin yüzde 10’luk kesimin yaptığının altı çiziliyor. En yoksul yüzde 10’luk kesimin yaptığı eğitim harcaması ise yüzde 0.8’de kalıyor. En zengin 2 milyon 230 bin aile, eğitim için 2016 yılında 10 milyar 555 milyon lira harcarken en yoksul yüzde 10’luk dilimde yer alan 2 milyon 230 bin aile ise sadece 165 milyon liralık eğitim harcaması yapabildi. Eğitim için yapılan harcamada iki kesim arasında 64 katlık bir uçurum oluşuyor.

MEB’in 2018 yılı bütçe kullanma planına göre; bakanlık bütçesinin yüzde 69’u personel giderlerine, yüzde 11’i de sosyal güvenlik devlet primi giderlerine ayrılıyor. Yani gelirin yüzde 80’i doğrudan doğruya personel harcamaları için kullanılıyor. Bütçede geri kalan ufak pasta dilimi ise zaten ülkenin çocuklarına eşit eğitim imkânı sağlamak için çok küçük kalıyor.

OKUL GİDERLERİ YOKSULLARIN GÜCÜNÜ AŞIYOR

Rapora göre; okula başlangıç giderleri bile yoksul ailelerin gücünü aşıyor. Birçok doğrulanan araştırmanın birleştirilmesiyle oluşturulan rakamlar şöyle:

2017-2018 eğitim öğretim yılında;

Okulöncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 775.20 lira.

İlkokula başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1.277.46 lira.

Ortaokula başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1.236.63 lira. Liseye başlayan öğrencinin ise 1.499.61 lira.

Raporda çocukları ilkokul, ortaokul ve üniversitede okuyan bir ailenin aylık eğitim harcamaları da sıralanıyor:

İlkokul: yemek: 195.5 lira, servis 218 lira, kırtasiye 39.73 lira, okula bağış 11.1 lira, gezi, temizlik, fotokopi 25 lira, harçlık 44 lira TOPLAM minimum 533.33 lira.

Ortaokul: yemek 195.5 lira, servis 218 lira, kırtasiye 49.14, okula bağış 11.1 lia, gezi, temizlik, fotokopi 30 lira, harçlık 110 lira, TOPLAM minimum 613.74 lira.

Üniversite: yurt 226.60 lira, yemek 360 lira, ulaşım 77 lira, harçlık 440 lira, kırtasiye, kitap, fotokopi 210.2 lira TOPLAM minimum 1313.8 lira. İlkokul+Ortaokul+Üniversi te=2.460,87 lira.

REFERANDUM İÇİN HARCANAN PARAYLA YURTLAR YAPILABİLİRDİ

Raporda eğitimde yoksul çocukları cemaat yurtlarının kucağına iten yurt sorununa dair de çarpıcı rakamlar verildi:

Referandum için yaklaşık 15 milyar lira kamu kaynağı kullanıldı. Sadece referandum için harcanan para ile 331.579 kişilik yurt yapılabilirdi.

Osman Gazi Köprüsü’nden geçmeyen araçlar için yılda hazinenin ödediği para yaklaşık 1.75 milyar TL’dir. Bu para ile yılda 38.794 kişilik yurt yapılabilirdi.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçmeyen araçlar için yılda hazinenin ödediği para yaklaşık 421 milyon liradır.1 Bu para ile yılda 9.309 kişilik yurt yapılabilirdi.

Avrasya Tüneli’nden geçmeyen araçlar için yılda Hazine’nin ödediği para yaklaşık 186 milyon liradır. Bu para ile yılda 4.133 kişilik yurt yapılabilirdi. 4 2016 yılında Merkezi Yönetim Bütçesinden Temsil gideri için 403.764.000 lira harcama yapılmıştır. Bu bütçe ile 8.925 kişilik yurt yapılabilirdi.

2016 yılında taşıt kiralama için 549.986.000 lira kaynak harcaması yapılmıştır. Bu bütçe ile 12.158 kişilik yurt yapılabilirdi.

2016 yılında Hizmet Binası Kiralama gideri olarak Merkezi Yönetim Bütçesinden 728.431.000 lira kaynak harcaması yapılmıştır. Bu bütçe ile 16.102 kişilik yurt yapılabilirdi.

Tüm bu harcamalar ile toplam 421.000 kapasiteli yurtlar yapılabilirdi.

(HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018