Meslektaşları, Doktor Rümeysa Berin Şen için eylem yaptı: Kaza değil cinayet!

PİRHA- Nöbet çıkışı evine giderken geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için bir çok kentte açıklamalar yapıldı. Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği önünde yapılan açıklamada, “Türkiye geneli sağlık hizmetlerine artan talep karşısında tüm sağlık çalışanlarının yükü oldukça arttı. Sağlık emekçileri özellikle de asistan hekimleri, ağır iş yükü altında ezilerek tükenme noktasına geldi. Bu yaşanan kaza değil cinayet” denildi. 

Türkiye’nin bir çok kentinde 23 Ekim’de nöbet çıkışı evine giderken, geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için saygı duruşunda bulunulup açıklama yapıldı.

Ankara Tabip Odası Asistan Hekim ve Genç Uzman Komisyonu (ATO), yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği önünde basın açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamada ‘Dr. Rümeysa Berin Şen isyanımızda yaşıyor’ yazılı pankart açıldı. Açıklamaya, Sağlık ve Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, Halkların Demokratik Partisi( HDP) Iğdır Milletvekili Habip Eksik, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer ve çok sayıda sağlık emekçisi katıldı. Açıklamayı Asistan Hekim ve Genç Uzman Komisyonu üyesi Benan Koyuncu yaptı.

“KAZA DEĞİL CİNAYET”

Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde asistan hekim olarak çalışmakta olan Dr. Rümeysa Şen’in yorucu nöbetler sonucu kaza geçirmesinin kaza değil cinayet olduğunu ifade eden Koyuncu şunları dile getirdi:

“Türkiye geneli sağlık hizmetlerine artan talep karşısında tüm sağlık çalışanlarının yükü oldukça arttı. Sağlık Bakanlığı Hastanelerine yapılan başvuru sayısı,  2001 yılında 64 bin iken, sağlıkta dönüşüm programı sonrası 2019’da 387 bine yükseldi. Hem sağlık hizmetlerinin hastanede verilen hizmetler çerçevesine indirgenmesi hem de pandemi ile mücadelenin hastane kapılarında başlaması ise sağlık emekçilerinin özellikle de asistan hekimlerin ağır iş yükü altında ezilerek tükenme noktasına getirdi. İktidar, sağlık hizmetlerinin örgütlenme sorununun faturasını sağlık emekçilerine çıkarıyor. Ayaktan başvuru ve yatan hasta yükündeki artış karşısında asistan hekimler uzun mesai saatleri boyunca birden fazla kliniğe bakmaya mecbur bırakılarak artan talep karşılanmaya çalışılıyor.

Yıllardır asistan hekimlerin en temel sorunlarından biri olan 36 saat çalışma, gün aşırı nöbetler, eğitimi değil sağlık hizmetini önceleyen anlayış bizi bugünlere getirmiştir. Daha önce de bu çalışma şartlarının ölüm getirdiği vurgulanmasına rağmen çalışma şartlarımızda herhangi bir düzenlemeye gidilmemiştir. Bunun sonucu olarak da Melike Erdem, Ece Ceyda Güdemek, Emre Bakırlı, Mustafa Yalçın son olarak Rümeysa Berin Şen hayatlarının baharında, mesleki hayatlarının başında birer birer yaşamlarını yitirdiler. Gerek mobbing gerek uzun çalışma saatleri ve gerekse sağlıkta şiddetin çözülmemesi sebebiyle ölüme sürüklendiler.”

“UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYORUZ”

Asistan hekimlerin çalışma şartlarının düzeltilmesi için daha kaç meslektaşımızın ölmesi gerekiyor?’ diye soran Koyuncu; “Bir devlet memuru ayda ortalama 168 saat mesai yaparken bir asistan hekimin mesai süresi 360 saati bulmaktadır. Asistan hekimler çoğu branşlarda 36 saate varan sürelerde çalışıyor. Hekimler uykusuz, yorgun geçen gecenin ardından polikliniklerde 100’e yakın hasta muayene ediyor, gözleri uykudan kapanmak üzereyken ameliyata giriyor. Hastalarımıza soruyoruz. 30 saattir çalışan asistan hekimin 80. Hastası ya da ameliyat ettiği kişi olmak ister misiniz? Maksimum ne kadar çalışacağımız hiç konuşulmazken maksimum ne kadar ücret ödeneceği ise her yerde karşımıza çıkıyor. Bu çok net ki, ucuz iş gücü olarak görülüyoruz. Performans sistemi nedeniyle ücret kesintisi yapılacağı zaman akla ilk gelenler hastanenin iş yükünü sırtlayan asistan hekimler oluyor. Kışkırtılmış sağlık talebinin, basamaklandırılmayan sağlık sisteminin, belirsiz yönetmeliklerin, adaletsiz görev dağılımının yükünü sırtlanmayacağımızı, bu düzenin bu şekilde devam edemeyeceğini ve bu düzeni kabul etmediğimizi buradan bir kez daha dile getiriyoruz. Biz asistan hekimler artık yeter diyoruz. Hekimlik yaparken dayatılan insanlık dışı çalışma şartları nedeniyle bir arkadaşımızı daha kaybetmeye tahammülümüz yok” şeklinde konuştu.

“36 SAAT NÖBET UYGULAMASI KABUL EDİLEMEZ”

Koyucu’nun ardından CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer söz olarak; “Sağlık emekçileri bütün zorluklara rağmen insan sağlığına daha iyi hizmet edebilmek için katlanıyor. Nöbet sonrası izin hak olmasına rağmen angarya anayasa ile yasak olmasına rağmen bu arkadaşlarımız anayasa dışında idarecilerin inisiyatifi ile bu şekilde 36 saat insanlık dışı bir uygulamayla çalıştırılıyorlar. Bu düzen, bu uygulama kabul edilemez. Biz daha fazla canımız yansın istemiyoruz, başka Rümeysalar olmasın istiyoruz. Bu nedenle bu uygulamaya biran önce son verilmeli ve asistan arkadaşlar yasaya uygun bir şekilde insani koşullarda çalışmalı” dedi.

Açıklama, ‘Asistan hekim köle değildir’ , ‘Yaşamak yaşatmak istiyoruz’, ‘Kaza değil cinayet’ sloganları ve alkışlarla son buldu.

Mersin’de de, Mersin Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi poliklinikleri önünde basın açıklaması düzenledi. Mersin Tabip Odası başkanı Mehmet Antmen tarafından yapılan açıklamada, asistan hekimlerin ölümüne ve sağlıklarından olmasına neden olan uygulamaya biran önce son verilmesi ve asistan hekimlerin yasaya uygun bir şekilde insani koşullarda çalışması sağlanması çağrısında bulunuldu.

PİRHA/ANKARA-MERSİN