‘Mevcut Alevi örgütlülüğünün toplumsal yok oluşa fren koyması mümkün değil’-VİDEO

PİRHA- DAD Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hüseyin Ozan, mevcut örgütlenme düzeyinin Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi. Ozan, “Modernist aklın hakim olduğu, resmi ideolojinin çeşitli kurumları ile ilişki ile geliştirilen örgütlülük, dernekleşme biçimleri Alevi toplumuna gerçek manada hizmet edemeyecektir. Bu mevcut örgütlülüğün yolumuzun ve toplumsal varlığımızın yok oluşuna güçlü bir fren koyması mümkün değildir” dedi. 

2020 yılı sona ererken Alevi örgütlülüğünün genel durumunu konuştuğumuz Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hüseyin Ozan, ocaklar ve dergahlar sistemi üzerinden yüzyıllarca kendi kendisine yeten ve bu anlamda demokratik, çoğulcu karakterini koruyup günümüze kadar getiren Alevi toplumunun kent kültürüyle birlikte yeni sorunlar ve bu sorunların doğurduğu ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Bu ihtiyaçlara cevap olmak için 30 yılı aşkın süredir kurulan çok sayıda cemevi, dernek ve vakıfların aidiyet duygusunun korunması, demokratik taleplerin yükseltilmesi, güncel bazı hizmetlerin yürütülmesi konusundaki çabalarının değerli olduğunu söyleyen Ozan, ancak artan asimilasyon ve tekçi politikaların yoğunluğu da dikkate alındığında resmi ideolojinin çeşitli kurumları ile ilişki geliştirilen örgütlülük, dernekleşme biçimlerinin Alevi toplumuna gerçek manada hizmet edemeyeceğini kaydetti.

Ozan, 2020 yılının Aleviliğin karşı karşıya kaldığı çok yönlü kuşatmaların kırılamadığı bir yıl olduğuna değinerek, Alevilerin temel ihtiyacının tarihsel yaşam alanları ile bağını koruması, ocaklar sistemi ve dergahlar etrafında oluşturulan tarihsel örgütlülükleri yeniden canlandırarak toplumsal varlığı ve yolu var etmek olduğunu ifade etti.

“TARİHSEL ÖRGÜTLENMEMİZ OCAK VE DERGAHLAR SEKTEYE UĞRATILDI”

Alevi hakların karşı karşıya bulundukları sistematik imha politikalarının kesintisiz bir biçimde devam ettiğini söyleyen Ozan, Alevi yerleşim alanlarının insansızlaştırılmaya  o da başarılı olamadı ise demografik dönüşüm ile Alevisizleştirilmeye çalışıldığını kaydetti.

Ozan, resmi ideolojinin tekçi aklı ile oluşturulan örgütlülüklerin Alevilerin tarihsel-toplumsal ihtiyaçlarına cevap olması bir yana, durumu daha da kangren hale götüren bir hal aldırdığının altını çizerek, “Somut durum budur. Tarihsel örgütlülükleri olan ocaklar sistemi ve dergah yapılanmaları da büyük oranda sekteye uğratılmış durumdadır. 2020 için değişen bir şey yoktur. Alevi saflarında tarihsel toplumsal gerçeklikleri manasında bire bozgun hali devam etmektedir. Modernist zihniyet ve yapılanmalarla oluşturulan Alevi örgütlülükleri Alevilerin tarihsel-toplumsal ihtiyaçlarına ve güncel sorunlarına cevap verecek düzeyde ve nitelikte örgütlenmeler değildir. Elbette bu kurumların gördüğü hizmet vardır. Aidiyet duygusunun korunması, demokratik taleplerin yükseltilmesi, güncel bazı hizmetlerin yürütülmesi şüphesiz ki değerlidir. Fakat sorumluklarımızın ve sorunlarımızın büyüklüğü karşısında bu hizmetlerin çok yetersiz kaldığı açıktır” diye konuştu.

“TARİHSEL-TOPLUMSAL AKILDAN KOPUŞ BÜYÜK TAHRİBAT YARATTI”

Tarihsel-toplumsal akıldan kopuş ile yaşanan tahribat sonrasında Alevi örgütlülüğünün kuşatma altına alınmaya çalışıldığı sözlerine ekleyen Ozan, diğer taraftan var olan emeklerin ve çabanın da göz ardı edilemeyeceğini belirtti.

Ozan, şöyle konuştu:

“Bir diğeri de Alevi kurumları büyük oranda kuşatılmışlık altındadır. Birincisi zihniyet anlamında; tarihsel-toplumsal aklımızdan kopuşun yarattığı tahribat büyüktür. Modernist zihniyet ve koşullanmalarla yola çıkılmıştır. Alevi hakikati derinliğine kavranamamıştır. Dolayısıyla dernekçiliğimiz de sıradan STK’lar düzeyinde lokal oluşumlar gibi kalmıştır. Çünkü öğretinin anlam derinliğiyle buluşma söz konusu değildir. O öğretinin gerektirdiği duruş olan hak duruş bütünüyle yakalanabilmiş değildir. Evet itirazlar, çabalar, mücadeleler ve emekler var. Bunun hakkını şüphesiz ki teslim ederiz. Fakat ihtiyacımız bunun çok ötesindedir.”

“MEVCUT ÖRGÜTLÜLÜĞÜN YOK OLUŞA GÜÇLÜ BİR FREN KOYMASI MÜMKÜN DEĞİL”

“Mevcut Alevi örgütlülüğünün yolumuzun ve toplumsal varlığımızın yok oluşuna güçlü bir fren koyması mümkün değildir” diyen Ozan, “Hakikatimiz ile bir bütün olarak buluşmak, tarihsel yaşam alanlarımızla bağımızı korumak, ocaklar sistemi ve dergahlar etrafında oluşturulan tarihsel örgütlülükleri yeniden canlandırabilmek bu temelde kendi toplumsal varlığımızı, yolumuzu var etmek izim temel hedefimiz olmalıdır. Temel ihtiyacımız budur. Onun dışında modernist aklın hakim olduğu, resmi ideolojinin çeşitli kurumları ile ilişki ile geliştirilen örgütlülük, dernekleşme biçimleri Alevi toplumuna gerçek manada hizmet edemeyecektir. Sadece ölümü zamana yayarak, sancısını hafifleterek tamamlayacaktır. Fakat bu mevcut örgütlülüğün yolumuzun ve toplumsal varlığımızın yok oluşuna güçlü bir fren koyması mümkün değildir”  ifadelerini kullandı.

“HAKİKATİ İLE BULUŞMUŞ ALEVİLİĞİ BİTİREMEZSİNİZ”

Ozan, ayrıca Alevi örgütlülüğünün zaaflarını, eksiklerini görmesi ve bununla ciddi yüzleşmesi gerektiğine değinen Ozan, Aleviliğin kendini yaşatabilmesinin onun öğretisi, duygu ve anlam dünyası ile birlikte oluşturduğu tarihsel kurumlaşmalarını koruyabilmesi ile ancak mümkün olacağını kaydetti.

“İĞNEYİ KENDİMİZE BATIRMAK ZORUNDAYIZ”

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hüseyin Ozan, şöyle devam etti.

“İğneyi kendimize batırmak zorundayız. Öncelikle zaaflarımızı, eksikliklerimizi görmek zorundayız. Bu manada 2020 yılı Aleviliğin karşı karşıya kaldığı çok yönlü kuşatmaların kırılamadığı bir süreç olmuştur. Alevi toplumunu zayıf kılan temel etken kendi hakikatinden koparılmış olmasıdır. Alevilere saldırılar tarih boyunca devam etmiştir. Çok daha büyük katliamlar yaşanmıştır. Fakat Alevilik yaşadığı sürece Aleviler de var olabilmiştir. Yani onun öğretisi,  duygu ve anlam dünyası, oluşturduğu tarihsel kurumlaşmalar yaşatılabildiği, korunabildiği ölçüde Alevilik kendini yaşatabilmiştir. Günümüzde saldırılar ise o temel kurumlarımızı büyük oranda işlevsizleştirmiştir. Alevileri en zayıf kılan olgu budur. 2021 ve sonrasındaki süreçte Alevilerin yapması gereken öğretisini bilince çıkarması, onun anlam dünyası ile buluşması, tarihsel süreçler içinde var ettiği örgütlenme modellerini yeniden var etmesidir. Dernekleşme, federasyon gibi yaratılan örgütlülüklerinde iç işleyişini o hakikatlerine göre işletmesi gerekiyor. Bu Alevilerin kendi hakikatleri ile buluşması sürecini hızlandıracaktır. Baskılar, saldırılar olabilecektir fakat hakikati ile buluşmuş Aleviliği bitirmek söz konusu olamayacaktır.”

Ersin ÖZGÜL/İZMİR