Ana Sayfa EMEK-EKONOMİ, GÜNDEM - MANŞETLER, KADIN, TÜM HABERLER 2 Haziran 2019 - 9:30 576 Görüntüleme

Mevsimlik işçi kadınlar: Emeğimizin hakkını alamıyoruz- VİDEO

PİRHA- İzmir Kemalpaşa’da zor koşullarda, sıcağın altında sabahtan akşama kadar çalışmak zorunda kalan mevsimlik kiraz işçisi kadınlar, aldıkları yevmiyelerin yetmediğini belirterek, “Karın tokluğuna çalıştırılıyoruz, emeğimizin hakkını alamıyoruz. Kadınlar olarak ayakta kalıp yıkılmamaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz” diyor. 

Tarım işçisi kadınların hayatı, kışın soğuk ve yağan yağmur nedeniyle su baskınlarıyla çamurdan; yazın da aşırı sıcaktan, tozdan ve sineklerden dolayı çekilmez duruma geliyor.

Çalışma koşulları böyleyken, tarlada çalışan kiraz işçisi kadınlar sabahtan akşama kadar en az 70 TL en fazla 80 TL’ye yevmiye kazanıyor. Aynı işi yapmalarına rağmen işçilere farklı bölgelerde farklı yevmiyeler veriliyor. Güneşin kavurucu sıcağı altında çalışan kadınlar, aldıkları ücretlerin kendilerine yetmediğini ve yaşamın zor olduğunu belirtiyor.

Kameramıza görüntü vermekten kaçınan tarım işçileri, “Yaşadığımız hayat, hayat değildir. Sabahtan akşama kadar karın tokluğuna çalıştırılıyoruz. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Zor durumda kaldığımız için önümüze gelen işi reddemiyoruz” sözleriyle durumlarını özetliyor.

Dünya üzerinde 1,1 milyar tarım işçisi bulunurken, bunların 450 milyonu ise mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmak zorunda bırakılıyor. Dünyada mevsimlik tarım işçilerinin %60’ından fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşadığı, en az %80’inin sosyal güvencesinin bulunmadığı ve %70’nin tarlalarda çocuklarıyla birlikte çalıştıkları çeşitli çalışmalarda ortaya konuluyor.

“TARLADAN SONRA BİR DE EVDE ÇALIŞIYORUZ”

38 yaşındaki Hatice Tutal da ekmek mücadelesini vermek için Diyarbakır’dan İzmir’e gelenlerden. Tutal, herhangi bir sağlık güvenceleri olmadan çalıştıklarını ve kazandıkları parayla yıl içinde yaptıkları borçlarını kapatmaya çalışacaklarını söylüyor. Tarladan gittikten sonra ayrıca evde çalıştığını ve temizlik ile birlikte yemek de yapmak zorunda olduğunu kaydeden Tutal şöyle konuşuyor:

“Bir aydan bu yana ailemin yanına geldim ve çocuklarıma katkı olsun diye çalışmak istedim. Güzel geçiyor ama çok sıcak. Bazı kadınlar masa başında daha güzel yerlerde ve aynı paraya çalışıyor. Biz kadınlar için önemli değil. Para kazanmak, çocuklarımızı geçindirmek için buraya geldik. Çalışmak hiçbir kadın için ayıp değil. Sabah 6’da geliyoruz öğlene kadar çalışıyoruz. Buradan çıkıp eve gidiyoruz yemek hazırlıyoruz. Yorucu geçiyor ve zor şartlarda çalışıyoruz. Çocuklarımıza helal ekmek götürmek için çabalıyoruz. Bayramı kiraz toplayarak geçireceğiz.”

“KADINLAR GÜÇLÜ OLMALI, YIKILMASINLAR”

“Kadınlar güçlü olmalı. Yıkılmasınlar. Her şeye karşı mücadele etsinler” diyen Tutal birlikte çalıştıkları kadınlarda da sürekli dayanışma içinde olduklarını vurguluyor, Hayatın gün geçtikçe pahalandığını ve ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için önlerine gelen işi rededemeklerinin altını çizen Tutal şunları ifade ediyor:

“Bütün kadınlar için burası eğlenceli . Neşeli, güler yüzlü insanlarımızla piknik havasında geçiyor. Toprakla iç içeyiz. Tüm hastalıkları atabiliyoruz. Çok güzel kokuların içerisindeyiz. Apartmanlarda otura otura sıkıldık. Emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünmüyoruz. Karşılığı bu değil. Mücadele ediyoruz. Çocuklarımız aç kalmasın diye mecburen çalışıyoruz. Hayat pahalı ve geçinemiyoruz. Bizde mücadele ediyoruz. Zor durumda kaldığımız için önümüze gelen işi reddemiyoruz.Kadınlar güçlü olmalı. Yıkılmasınlar. Her şeye karşı mücadele etsinler . Ayakta durmaya çalıssınlar. Bizde o yüzden ayaktayız ve mücadele ediyoruz”

“ÇALIŞIRSAK VAR ÇALIŞMAZSAK YOK”

47 yaşındaki İpek Kültür de Kars’tan İzmir’e göç eden ve uzun yıllardır mevsimlik tarım işçiliği yapan kadınlardan. Sıcak havalarda gün boyu tarlada güç koşullar altında çalıştığını söyleyen Külter tarladaki işleri bittikten sonra bu kez kendi ihtiyaçlarını karşılamak için evde çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekiyor. Külter şunları vurguluyor

“47 yaşındayım ve bu işi geliyorum. Zor oluyor ama bekar ve okuyan çocuklarım var. Eşim emekli ama yetmiyor. Mecburen geliyorum. 20 günlük ve bir aylık kiraz topluyoruz. Geçici iş ve sigortamız yok. Güneşin altında zor oluyor. Eşimin maaşı da evi geçindirmeye yetmiyor. Geçinmek için çalışmak zorundayım. Pazara gittiğimiz de arabamızı dolduramıyoruz. Çalışırsan var, çalışmazsan yok.”

Semra ACAR-Ersin ÖZGÜL/İZMİR

   

pirha.net © 2018