CANLI YAYIN

Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan kadınlar: Baraj değil barış istiyoruz-VİDEO

PİRHA – Ovacık Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan emekçi kadınlar, OHAL’in kaldırılmasını ve Munzur’a baraj yapılmamasını istemediklerini belirterek, “Munzur’u halksız bırakmasınlar, Munzur özgür kalsın, suyu özgür aksın” diye konuştular. 

OHAL’in etkisinin en net görüldüğü kentlerden biri olan Dersim Ovacık’ta kadınlar yaşadığı sıkıntıları PİRHA’ya anlattı.

Munzur Festivali’nin düzenlenmemesi ziyaretçilerin gelmemesine neden oluyor. Öte yandan son dönemlerde gündeme gelen kamulaştırma ve baraj projeleri Ovacık halkını endişelendiriyor.

Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan Yurdanur Toprak, Selvi Ana ve Birgül Ağdoğan’a mikrofon uzattık.

İşlerinin ne iyi ne kötü olduğunu belirten Selvi Ana, “İşlerimiz azaldı. İnsanlar gelmiyor artık eskisi gibi. Festival zamanında çok güzel oluyordu, işlerimiz iyiydi. Şimdi olmuyor. Zaten kışın işimiz yok, sadece yazları çalışıyoruz burada” dedi.

Munzur’da baraj istemediğini dile getiren Selvi Ana, “Suyumuz kesilir, burada ne yapacağız, ekmek paramızı kazanıyoruz, yaşamımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

İki çocuğunu gözleme yaparak üniversitede okuttuğunu ifade eden Yurdanur Toprak ise, “İşler bahar olmasına rağmen açılmadı. OHAL koşulları en çok bizi etkiliyor. İnsanlar korkuyor, gelmiyorlar. Burası çok güzel. Haberlerde verildiği gibi değil burası” diyen toprak şöyle devam etti:

“Bir OHAL bölgesi yaratıyorlar, insanları tedirgin ediyorlar. İnsanların gelmemesi için böyle yapıyorlar. İnanmasınlar medyaya, gelsinler burada hiçbir şey yok. Biz burada çocuk büyütüyoruz. İnsanlar burada korkmasın. Büyükşehirler, metropoller daha tehlikeli. Burası huzur dolu. Buranın mis gibi suyunu, temiz havasını çeksinler. Burada her şey organik; peyniri, çökeleği, her şey güzel.”

“MUNZUR’U HALKSIZ BIRAKMASINLAR”

Erken seçimin Türkiye’nin ekonomisi için oldukça yanlış olduğunu belirten Toprak şunları ifade etti:

“Seçimden umudumuz, beklentilerimiz var. Yenilikler, değişiklikler olsun, OHAL kalksın. Burada festivaller olsun. Ne oluyor; valiye emir geliyor, yasak uygulanıyor, festivaller iptal oluyor. Hiçbir yörenin festivali iptal olmuyor da neden Dersim’in festivali iptal oluyor. İnsanları toprağından, inançlarından koparıyorlar, koparmasınlar. Bizi bizden koparmasınlar. Munzur’u halksız bırakmasınlar. Munzur özgür kalsın, suyu özgür aksın.”

“Barajlar yapılmasın buraya” diyen Toprak “Barajlar yapılırsa kar yağmaz. Kar yağmazsa kuraklık olur. Baraj yapılırsa buranın doğası biter, burası doğayla, karla güzel. Evlerimiz su altında kalır” dedi.

“BURADA DOĞDUK, BURADA ÖLMEK İSTİYORUZ”

Yapılan barajlarla göç etmek zorunda kalacaklarını ancak bu yaştan sonra gidip başka yerlerde çalışamayacağını belirten Yurdanur Toprak son olarak şunları kaydetti:

“Diyelim biz şehre gittik; ne yapabiliriz şehirde? 53 yaşındayım, nerede gidip kölelik yapabilirim? Yapamam. Burada toprağımla, davarımla uğraşıyorum. Burada gelip gözleme yapıyorum. Orada ne yapabilirim? Nereye gitsek de boğulup kalırız. İnancımızla, ziyaretimizle biz burada doğduk burada ölmek istiyoruz. Baraj yapılmasın. Hangisi gelirse başa gelsin bizim beklentimiz, baraj yapmasınlar. Biz inancımızı yaşıyoruz, inanç umudumuzdur. Herkes umutla yaşar.”

Birgül Ağdoğan ise, “Burada 4-5 ay çalışıyoruz. Mayıs’ta başlıyoruz Ekim Kasım gibi bırakıyoruz. Yazları çok insan geliyor buraya. İnsanlar doğayı çok beğeniyorlar. Biz de her şeyi doğal yapıyoruz. Peynirimizi, yağımızı, çökeleğimizi köyden getiriyoruz. Her şeyimiz köy ürünüdür” diye konuştu.

“BÜYÜKŞEHİRLERDE İNSANLAR ÖLÜME TERK EDİLMİŞ”

“Burayı terk etmek istemiyoruz. Büyükşehirlerde yaşayamam. Doğada büyümüşüm. İnsanların gelip buraya nefes alması lazım. Büyükşehirler tam bir zulüm. Oralarda hava yok, su yok, doğal hiçbir şey yok. İnsanlar orada ölüme terk edilmiş” diyen Ağdoğan şöyle devam etti:

“Biz burada iş yapıyoruz ama Ovacık esnafı iş yapamıyor. Festival Ovacık esnafının işine çok yarıyordu, şimdi çok mağdurlar. Festivalin olmasını çok istiyoruz. Ovacık merkez, Tunceli esnafı herkes yararlanıyordu. Hem de halkımız bir araya geliyor. Güzel ilişkiler kuruluyordu. Burada günlerce, aylarca yollar kapalıydı. Biz burada devam ediyorduk yine sorun olmuyordu. Festival yapılsa halk gelir. Ne zor şartlarda geldiler buraya her koşulda yine gelirler. Zamanında günlerce Dersim merkezde bekleyip yine gelmişlerdi buraya.”

“İNANCIMIZ KAYBOLURSA YOK OLURUZ”

Seçimlere ilişkin; ne olacağını bilmediklerini dile getiren Ağdoğan, “Böyle sessizlikler olunca sonucu kötü oluyor. Halk bedeller ödedi. Hükümet kanla besleniyor. Mazlum halk için iyi şeyler olmasını istiyoruz. Huzur olsun, insanlar acı çekmesin istiyoruz. Barış istiyoruz. Baraj istemiyoruz. Munzur’un özgür akması için savaşacağız, mücadelemizi bırakmayacağız. Tek nefes aldığımız yer burası. Burası giderse yaşayamayız. Dersim merkez baraj yüzünden yaşanmaz halde. İnsanlar doğayı bozuyor zaten baraj her şeyi bitirir. Bitkiler, yaban hayatı yok olur” diye konuştu.

“Biz doğayla varız” diyen Birgül Ağdoğan, “Biz sabahları dua ederek kalkıyoruz, çıramızı yakıyoruz doğaya. İnancımız kaybolursa yok oluruz. Mazlum halka barış diliyorum. Her yerde mazlum halk ölüyor. Halkın ne günahı var. Onlar rahat yaşasın diye mazlum halkı öldürdüler” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Yaşar SEZGİN- İsmet SEFER / DERSİM

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018