CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 29 Ocak 2018 - 12:31 194 Görüntüleme

Mustafa Suphi ve 80 Darbesi’nde idam edilen devrimciler Ankara’da anıldı

Mustafa Suphi ve 80 Darbesi’nde idam edilen devrimciler Ankara’da anıldı

PİRHA – Mustafa Suphi ve 12 Eylül Askeri Cunta rejimi tarafından idam edilen devrimcilerin anması Ankara Mülkiyeliler Derneği’nde gerçekleşti. Etkinliğe İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu, Yüksel direnişçilerinden Perihan Pulat ve Mehmet Özer katıldı.

Etkinlik slayt gösterimi sonrası hazırlanan ortak metin, Ankara 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk tarafından okundu.

Esentürk, TKP kurucularından Mustafa Suphi ile arkadaşları ve 1980 Askeri Darbesi’nde idam edilen devrimciler hakkında şu bilgileri verdi:

“Türkiye devrimci hareketinin önderi Mustafa Suphi ve on dört arkadaşının burjuvazi tarafından Karadeniz sularında katledilmesi ile Ömerlerin 12 Eylül askeri cuntası tarafından idam edilmeleri 62 yıl arayla aynı güne denk geliyor. Her ikisi de Türkiye’nin çok önemli dönemlerine rastladı.

İlki Kurtuluş Savaşı yıllarında oldu. TKP liderleri Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve arkadaşları Azerbaycan’ın Bakü şehrinde Türkiye Komünist Partisi’ni kurduktan sonra Türkiye’de yükselen ulusal kurtuluş savaşına katılmak için Kemalistlerle görüşerek ülkeye geldiler. Kurtuluş Savaşı’na yurt dışından 1500 kişilik bir kuvvetle katılmayı planlıyorlardı. Türkiye’de de örgütlülük vardı. Fakat daha karaya ayak basar basmaz burjuvazinin tertiplediği linç girişimleriyle karşılaştılar. On beşler, burjuvazinin hizmetindeki çeteler tarafından Karadeniz sularında boğularak katledildiler.

Türkiye solu için büyük bir darbe olan bu olay Türkiye’nin kaderini değiştirdi. Kurtuluş Savaşı’nda sosyalistlerin öncü bir rol oynama hamlesi bu darbeyle boşa çıktı. Sol hareket altmışlı yıllara kadar etkili bir varlık gösteremeyecektir.

Ömerler 12 Eylül döneminde askeri cuntaya karşı bir devrimci direniş gösterme çabaları sırasında tutsak düştüler. 17 Ocak 1981 yılında giriştikleri eylemde Ali Aktürk ve Metin Toraman adlı arkadaşlar öldürüldüler. Ömer Yazgan, Ramazan Yukarıgöz, Mehmet Kanbur ve Erdoğan Yazgan eylemde tutsak edildikten 2 yıl sonra 1983 yılında idam edildiler. Onlarla birlikte eyleme katılan İsmail Gökalp ise yaş küçüklüğü nedeniyle idam cezası almaktan kurtulmuştu.”

“TÜRKİYE DEVRİMCİ HAREKETİNİN BÜTÜN TARİHİNİ ETKİLEDİ”

Esentürk, “Mustafa Suphilerin katledilmesi Türkiye devrimci hareketinin ve Türkiye’nin bütün tarihini etkileyen bir olaydır. Ömerleri yitirmemiz ise Hareketimiz içinde bir dönüm noktasıdır” diyerek şunları kaydetti:

“Aldığımız darbenin ve ve soldaki genel yenilgi ve umutsuzluğun sonucu içimizde çok insan mücadeleyi bırakacaktı. Polisin hareketimize karşı operasyonları yoğunlaştı ve tutuklamalar arttı. Koşulların çok elverişsiz olduğu, umutsuzluğun ve sol içi tasfiyeciliğin kol gezdiği bu süreçte gösterdiğimiz direnişçilik Türkiye solunun devrimci tarihine katıkıdır. Değil bir program yazılı görüşlere hatta bir isme bile sahip olmayan küçük bir gruptuk. O koşullarda askeri cuntaya direnişe kalkışmak ve alınan darbelerden sonra mücadeleyi ısrarla sürdürmek devrimci cesaret ve irade örneğiydi. Arkadaşlarımız darağaçlarında biz ise dışarıda direndik. Avrupa’ya çıkan arkadaşlar mürtecileşme denilen çürümeden uzak durdu. 1988 yılında kurulan hareketimiz bu direnişin ürünüdür.”

“ERDOĞAN REJİMİ YENİLGİNİN ÜRÜNÜDÜR”

Açıklama şöyle devam etti:

“Türkiye solunun 12 Eylül darbesine karşı etkili bir direniş gösterememesi tesadüf değildi. Çünkü sol hareket devrimci bir örgütlülükten yoksundu. Nasıl ki Mustafa Suphi ve arkadaşları, 15’lerin katli Türkiye’nin kaderini kötü yönde değiştirdiyse 12 Eylül yenilgisi de bugün Erdoğan iktidarına varan sürecin önünü açtı. Erdoğan rejimi, o yenilginin ürünüdür.

Bugün Mustafa Suphilerin ve Ömerlerin katledildikleri dönemlerdeki gibi çok kritik bir dönemdeyiz. Şimdi öyle kritik bir dönemdeyiz ki bu mücadeleyi kaybedersek Türkiye Ortadoğu’yu yakıp yıkmış olan dinci iktidara teslim olacak. İçinde bulunduğumuz durum aynı zamanda özgür bir ülke kurmak için muazzam bir olanak sağlıyor. Önümüzde diktatörlüğe karşı bütün güçlerin birleşmesinin olanağı var. Eğer inisiyatif geliştirilebilirse büyük devrimci başarılar işte böyle zor dönemlerde gerçekleşebiliyor. Bu dönemde Mustafa Suphilerin ve Ömerlerin devrimci cüretiyle davranmalıyız.”

Esentürk, “Mustafa Suphiler ve Ömerler nezdinde yaşamını devrimci mücadele kaybetmiş bütün devrimcileri saygıyla anıyoruz. Onların devrimci örneğine çok ihtiyacımız var” diyerek sözlerini tamamladı. Sonrasında ise Mehmet Özer’in okuduğu şiirle etkinlik tamamlandı.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018