Müzisyen Kazım Koyuncu anıldı-VİDEO

PİRHA- “Şair Ceketli Çocuk” olarak tanınan şarkıları ve sözleriyle hafızalarda yer edinen müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist Kazım Koyuncu, aramızdan ayrılmasının 16’ncı yılında mezarı başında anıldı. Anmaya çok sayıda seveni katıldı.

Kanser nedeniyle yaşamını yitiren ve “şair ceketli çocuk” olarak anılan söz yazarı, oyuncu ve çevreci Kazım Koyuncu, ölümünün 16. yıl dönümünde Artvin’in Hopa ilçesinde bulunan Yeşilköy (Pançol) köyündeki mezarında anıldı.

Anma törenine Kazım Koyuncu’nun kardeşi Niyazi Koyuncu, Canan Koyuncu, Hüseyin Koyuncu, Sol Parti Parti Meclisi Üyesi Alper Taş, Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Hopa Belediye Başkanı Taner Emekçi, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, CHP YDK Üyesi Doğuşcan Aydın Aygün, Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek ve yapımcı Baran Seyhan, Zugaşi Perepe kurucusu, Kazımın Koyuncu’nun arkadaşı Mehmedali Barış Beşli ile çok sayıda seveni katıldı.

Törende konuşan Hopa Halkevleri Yöneticisi Kamil Ustabaş, bölgenin bereketli topraklarının insanlarına da yansıdığını belirterek, “Bu memleket çok fazla değerli insan çıkardı. Bunlardan birisi de Kazım Koyuncu. Kazım Koyuncu’nun onlarca yeteneğinden bahsedebiliriz. Ama bazı özellikleri bizim için çok değerli. Birincisi Kazım Koyuncu bu memlekette dillerin yasaklandığı, kültürlerin baskı altına alındığı bir dönemde Laz müziğini bütün dünyaya tanıttı. İkincisi Kazım Arhavi’de sahil dolgusu yapılırken, ‘ben oralı değilim’ diyerek evinde oturmadı. Kazım bir çevreci olarak Arhavililerin yanında oldu. Ve üçüncüsü bu memleketi tarihi boyunca halkları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı mücadele etti” diye konuştu.

Anma programı aile üyelerinin de konuşmalarının ardından Halkevi müzik grubunun müzik dinletisi ile son buldu.

Karadeniz müziğini rock müzikle sentezleyerek Türkiye’de adını unutulmazlar arasına yazdıran sanatçı Kazım Koyuncu, akciğer kanseri hastalığı nedeniyle 33 yaşında yaşamını yitirmişti.

TÜRKÜLER DİNLEYEREK BÜYÜDÜ

Nüfusa geç kaydedilmesinden ötürü resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972 olsa da 7 Kasım 1971’de Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de dünyaya geldi.

Koyuncu, çocukluğunda babaannesinden masallar, “Kemençeci Yaşar” lakabıyla tanınan Yaşar Turna’dan türküler dinleyerek büyüdü. Okumayı çok seven, müziğe ortaokuldayken, babasının aldığı mandolinle başlayan Koyuncu, futbolla ilgilendi ve köydekilerin aksine sıkı bir Trabzonspor taraftarı oldu.

Kazım Koyuncu, 1989’da köyünden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde eğitime devam etti. Müzik çalışmalarına üniversite yıllarında ağırlık veren sanatçı, 1992’de Ali Enver’le birlikte “Dinmeyen” isimli müzik grubunu kurarak ilk profesyonel çalışmalarını yaptı.

Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu Tiyatro oyunlarına da müzik yapan sanatçı 1993’te okulu bıraktı. Koyuncu, daha sonra okulu bırakma kararına ilişkin sorulan bir soruya, “Zor dönemler… O okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın ama hep soru işaretleri olacak. Sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim.” cevabını vermişti.

Okulu bırakmasının ardından sadece müzik yapmaya karar veren Koyuncu, Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu.

Aynı yıl arkadaşlarıyla birlikte “Zuğaşi Berepe” adında bir grup kurdu ve hem yeni grubuyla hem “Dinmeyen” grubuyla çalıştı.

Koyuncu, yeni grubuyla ilk albümü “Va Mişkunan”ı (Bilmiyoruz) 1995’te müzikseverlerin beğenisine sundu. Yeni tarzıyla müzikseverlerin beğenisini daha fazla kazanan sanatçı, Dinmeyen grubuyla 1996’da “Sisler Duvarı” albümünü, Zuğaşi Berepe ile de 1999’da “İgzas” adlı ikinci albümlerini yayımladı.

Sanatında yenilik ve denemeler yapmaktan kaçınmayan, Karadeniz müziğinin hem sert hem de duygusal yapısını eserlerine taşıyan Koyuncu’nun, “Dido” adlı şarkısının da yer aldığı ilk kişisel albümü “Viya!”, 2001’de müzik marketlerdeki yerini aldı.

Kazım Koyuncu, 2002’de yayınlanan “Gülbeyaz” adlı dizinin müziklerini yapmaya başladıktan sonra ününü katladı, konser programları artmaya başladı.

“İlk albümde Gülbeyaz dizisinin çok etkisi oldu. Bu albümü, farklılığı tercih eden insanlar aldı.” diyen Koyuncu, 2004’te ikinci solo albümü “Hayde”yi çıkardı.

Aralık 2004’te kanser teşhisi konulan sanatçı, doktorların fazla yorulmaması gerektiğini söylemesine rağmen konserlerine devam etti. Son konserini 4 Şubat 2005’te Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde verdi. Koyuncu, Türkçe’nin yanı sıra Hemşince, Lazca ve Gürcüce eserlere de yer verdi.

Karadeniz’de olduğu kadar, hem Türkiye hem de yurt dışında halen yoğun bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, bir açıklamasında, “Çocukken şiirle güzel oynuyordum. Şairlerle çok uğraşıyordum. Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar, İstanbul’a gelirken, şair ceketi…” demişti.

Sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 25 Haziran 2005’te, 33 yaşındayken yaşamını yitirdi. Koyuncu, Yeşilköy’de, fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığına sırlandı.

PİRHA/ ARTVİN