CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

‘Oğlumun getirmediği ekmeği Nuriye ve Semih bana getirecek’-VİDEO

PİRHA- Anne Gülsüm Elvan, “Benim oğlumun getirmediği ekmeği Nuriye ve Semih bana getirecekler. Oğlum ekmek almaya gitti alamadı ekmek. Aynı şekilde Nuriye ve Semih’in de ekmeğini elinden aldılar” dedi.

Haberin Videosu

3 çocuk annesi Gülsüm Elvan’ın Okmeydanı’ndaki evine konuk olduk. Elvan, “Her pazar sofra kurduğumda halen Berkin’in ekmek alıp geleceğini düşünüyorum. Onsuz bir hayatım yok benim” diyor. Bir sabah ekmek almak için evden çıkan ve 269 gün boyunca hastanede yaşam mücadelesi veren Berkin Elvan’ın ardından iki kızına tutunan anne Elvan onlar için de endişe duyuyor.

Elvan, oğlunun resimleri, yaşamı boyunca var olan eşyalarını topladığı odasına her girişinde yaşadığı acıyı anlattı. Yarın ki duruşmaya da çağrıda bulunan Anne Elvan, “Bizim tek çabamız başka, analar ağlamasın ve çocuklar ölmesin. Biz biliyoruz çocuğumuz geri gelmeyecek. Tek isteğimiz o katilin yargılanması” dedi.

BERKİN’İN HAYALİ FUTBOLCU OLMAKTI

Berkin Elvan’ı anlatırken, “Her çocuk gibi hep evdeydi. Çünkü daha oyun çağında bir çocuktu ve top oynamayı çok severdi. Tek hayali hep bir futbolcu olmaktı” diyor.

Sonra o hayallerin yerini gerçekler alıyor. Hala oğlunun böyle öldürülmesine inanamayan Elvan, duygularını, yaşanan adaletsizliği ve mücadelesini şöyle anlatıyor:

“Nasıl böyle bir şey olur. Ben çocuğumu ekmeğe gönderdim ve çocuğum yok. Bu çok kötü bir şey. Diyorlardı ‘ne işi var Taksim’de?’ İyice araştırdınız mı nerede olduğunu? Ben de şunu soruyorum bir şey yoktu niye sıktınız? Gerçekten bir olay bile olsa bir insanı bu şekilde vurma hakları yok. Bir olay yokken neden sıktı? Taksim’de de olabilir çünkü arkadaşı ile buluşup bir yerlere gitmiş olabilir. Öldürme hakkın yok. Sorgulayamassın niye burada, orada diye. Çünkü herkesin gezme hakkı var.

“ÜLKEMİZDE ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ YOK”

Herkes Berkin’i sahiplendi onların utancı bu. Ve bu utancını örtbast etmek istediler. Ama örtbast edemezler. Gazetecilere, 18 yaşından küçük vurulan bir çocuğun ismini açıkça yazdıkları için on milyar gibi bir para cezası kesiyorlar. Burada 18 yaşında küçük oluyor da vurulduğu ve terörist ilan edildiği zaman neden 18 yaşında küçük olamıyor. Berkin’in mahkemesinden 5 gün sonra dünya çocuk hakları günü kutlandı. Dünyada kutlayabilirsin ama Türkiye’de kutlayamazsın. Çünkü çocuk hakları yok ülkemizde. Başlarında şapkaları yok ki diyeyim şapkaları bir gözünüzün önüne getirin öyle düşünün ve çuvaldızı önce kendilerine batırsınlar sonra başkasına batırsınlar.

“ÇOCUĞUMUN HAYALLERİNİ YOK ETTİLER”

Ben devlet tarafından 1994’te Dersim’den zorla göç ettirilen bir insanım. Çünkü ben köyümden kendi isteğim ile gelmedim. Benim çocuklarım küçük ve ben kendimi çocuklarıma adamışım. Kürt illerinde yaşanan çocuk ölümlerine kimse beni inandırmadı çünkü ben gördüm ve yaşadım. Televizyonlarda bu konuda yapılan yalan yanlış haberlere inanmıyorum. Bu olay başıma geldiğinde de durmadım ve durmam da. Haksız yere benim çocuğum katledildi. Ben bu çocuğu fazla büyütemedim. Çünkü 14 yaşına kadar getirdim ve elimden aldılar. Ve benim çocuğumun hayalleri vardı yok ettiler. Canına kast edip hayattan kopardılar. Bu yüzden sonuna kadar nerede haksızlık ve adaletsizlik varsa orada olacağım.”

ARAMALARDAKİ HUKUKSUZLUK

Elvan, oğlunun 3. duruşmasında polislerin arama noktasındaki tutumunu, kırık kolu ile yaşadığı zorluğu ise şöyle anlatıyor:

“Polis herkesi aradı ama beni ayaklarımın dibine kadar aradılar. Ayrıca kolum kırık ve askıda olmasına rağmen kırık kolumu askıdan çıkararak havaya kaldırmamı istediler. Kırık bir kolu ben nasıl havaya kaldırabilirim. Ben ilk defa böyle bir durumla karşılaştım. En sonunda siz ne yapıyorsunuz ve ne arıyorsunuz söyleyin varsa vereyim size dedim. Ben oraya çocuğun mahkemesi ve adalet aramak için gidiyorum. Ancak farklı şeylerle karşılaşıyorum.”

Sol kolundaki kırık ise açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eyleminde gözaltına alınırken oluştu. 3 ay boyunca kırık kolundan dolayı hiçbir iş yapamayan Elvan’ın hakkında bir de üstüne eyleme destek verdiği için dava açıldı.

“NURİYE VE SEMİH’İN DE EKMEĞİNİ ALDILAR, SADECE ÖLDÜRMEDİLER”

Elvan, Nuriye ve Semih’in eyleminin kendisi için önemini şu sözlerle vurguluyor:

“Benim oğlumun getirmediği ekmeği Nuriye ve Semih bana getirecek. Oğlum ekmek almaya gitti alamadı ekmek. Aynı şekilde Nuriye ve Semih’inde ekmeğini elinden aldılar. Sadece öldürmediler öyle aldılar. Sadece ekmeğimizi ve işimizi istiyoruz diyorlar. Bu nedenle Nuriye ile Semih’e elimden geldikçe desteğe gidiyordum. Bu konuda bana açılan en son davanın iddianamesinde ise eylemlere katıldığım ve pankart açtığım yazılıyor. Ben o ara gözaltına alınan çocuklara yapılan müdahale dayanmadığım için öne çıkıp gözaltına almanın da bir üslubu var diyecektim. Çünkü çocukların polisler tarafından o şekilde gözaltına alınmasına dayanamadım. Böyle durumları görünce çocuğum hemen aklıma geliyor. Acaba onlara da mı bir şey yapacaklar diye korkuyorum. Bugün iki kızım var ve halen tedirginim. Son gözaltına alındığımda kızımı da gözaltına aldılar. Ve bağırdım onlara benden bir tane aldınız bir tane daha veremem size. Ben bugün yaralı bir ceylanım ve yaralı bir kaplana dönüşebilirim.”

“BAŞKA ÇOCUKLARIMIZ ÖLMESİN”

Artık anaların gözyaşlarının dökülmemesini ve çocukların ölmemesini isteyen anne Elvan, “Biz şunu diyoruz. Yeter artık analar ağlamasın. Biz ağladık özlem çekiyoruz, hasret çekiyoruz başka analar gözyaşı dökmesin ve başka çocuklarımız ölmesin. Bizim tek çabamız herkesin gözü önünde diri diri iki kişinin ölmemesidir. Onların her gün kilo kaybettiğini görünce yavrum gözümün önüne geliyor ve dayanamıyorum. Çünkü aklımda Nuriye ve Semih’in annesi var. Onları kendi yerime koyuyorum” diyor.

DAVAYA ÇAĞRI

Eninde sonunda adaleti kazanacağını belirten Anne Elvan şu çağrıda bulundu:

“Ben acımı içime gömdüm ve üstüne fermuar çektim. Mücadele etmeye başladım. Çünkü eninde sonunda ben bu adaleti kazanacağım. Benim çocuğum hırsızlık yapmadı, kimsenin ırzına geçmedi, benim çocuğum kimseye bir şey yapmadı. Burada masum bir çocuğu katlettiler. Biz biliyoruz çocuğumuz geri gelmeyecek. Tek isteğimiz o katilin yargılanması. Burada çağrım şu: Berkin’i ilk günkü gibi sahiplendikleri gibi 13 Aralıktaki duruşmada da sahiplensinler. Biz bu mahkemeyi kazanırsak, bu polisi yargılarsak başka çocuklar ölmeyecek. Gelecek olan herkes benim çocuğumu Berkin’i değil kendi çocuklarını düşünüp gelsinler. Özellikle annelere sesleniyorum. Çocuklarını ve geleceğini düşünüyorlarsa lütfen bu davayı sahiplensinler.”

Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018