CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Öker: En önemli hedef dünyadaki Alevilerin birliğini sağlamak olmalı-VİDEO

PİRHA- Avrupa’da yaşayan Alevilerin 1 yılını değerlendiren Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, bugün Avrupa’da Aleviliğin resmi olarak tanındığını ancak Türkiye’de ise bunun tam tersi bir durumun söz konusu olduğunu kaydetti. Öker’e göre zulüm yapan siyasal islamcı zihniyet dünyada örgütlü.  Dünyada Alevilerin de birliğinin kurulması sağlanmalı. 

Haberin Videosu

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, Avrupa’da ve Türkiye’de yaşayan Alevilerin durumunu PİRHA’ya değerlendirdi.

Avrupa’da Alevilerin kazanımlar elde ettiğini belirten Öker, dünyada Alevilerin birliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Gençlerin Aleviliğe ilgisinin giderek arttığını ifade eden Öker, kadınların da gittikçe federasyonlarda, yönetimlerde yer aldığını ancak yeterli olmadığının altını çizdi.

Türkiye’de Alevilerin siyasal islamcı zihniyetin baskısı altında olduğunu vurgulayan Turgut Öker, “Alevilik okullarda verilmiyorsa cemevlerinde verelim” dedi.

İşte Öker’in sorularımıza verdiği yanıtlar:

Avrupa’da bu 1 yıl içinde Aleviler nasıl çalışmalar yaptılar, ne tür sorunlarla karşılaştılar?

Turgut Öker: Avrupa Alevi örgütlenmesinin 30. Yılına giriyoruz. 1988’de başlayan örgütlenme süreci seneye 30. Yılını doldurmuş olacak. Bu 30 yıl içinde Avrupa’nın bütün ülkelerinde cemevlerine kavuştuk. Federasyonlarımıza kavuştuk ve bu federasyonlar konfederasyon oluşturdu. Konfederasyon bünyesinde Avrupa Alevi Gençler Birliği, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Avrupa Alevi İnanç Kurulu, medya, işverenler gibi değişik toplumsal yapımıza uygun alan örgütlenmeleri de gerçekleşti. Bu 30 yılda en önemli kazanım şu: Avrupa’da Almanya, Danimarka, İsveç, Hollanda ve diğer küçük ülkelerde de devletlerle federasyonlarımız Aleviliğin özgün bir inanç olduğu noktasında anlaşmalar yaptı, yani devlet anlaşmaları yapıldı. Geçtiğimiz yıllarda bu resmiyete dönüştü. Eyaletlerin başbakanlarıyla bir araya gelindi. Aleviliğin kutsal günleri diğer inançların kutsal günleri gibi resmi tatil olarak kabul edildi. En önemli kazanımımız, okullarda Alevilik dersi veriyor olmamız ve bugün Alevilik derslerine katılan öğretmenlerin eğitildiği üniversitelerde Alevi kürsüleri oluştu. O kapsamda Avrupa’da her yıl yeni bir kazanımla yol alıyoruz. Yeni cemevlerinin sayısı artıyor.

“GENÇLER, AVRUPA ALEVİ GENÇLER BİRLİĞİ İÇİNDE”

Ben geçtiğimiz haftalarda İngiltere’deydim, İngiltere federasyonumuz 50 dönümlük alan üzerinde genel merkezini inşa etiler. O kapsamda son 30 yıl içerisinde biraz geride durmuş Aleviler hangi ülkede yaşıyorlarsa bu kazanımlar ışığında örgütlü yapı içerisine giriyorlar. Cemevlerine geliyorlar. En önemlisi orada doğup büyüyen gençler bugün Avrupa Alevi Gençler Birliği içerisinde, federasyonlar içerisinde artık görevler de alamaya başladılar. Ben gibi 30 yıldır bu işin içerisinde olan insanlar yerimizi gençlere bıraktık. Kendi ülkelerinde eğitim görmüş üniversite bitirmiş Avrupalılar gibi Almanca, İngilizce, Fransızca konuşan gençlerimiz bugün göreve gelmeye başladılar. O kapsamda bugüne kadar eksik olan diplomatik alanda da Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa Konseyi’nde Alevilerin sorunlarının temsili noktasında konfederasyon bünyesindeki diplomasi grubumuz da başarılı çalışmalara imza atmaya başladılar. Eskiden biz sadece sokakta eylem yapabilirdik, bugün Alevileri ilgilendiren bir durum söz konusu olduğunda doğruda muhataplara ulaşabiliyoruz. Yani onlara dosyalar verebiliyoruz, can alıcı sorunları direk aktarabiliyoruz.

“AVRUPA’DAKİ BEKTAŞİLERLE İLİŞKİLERİMİZ OLUMLU BİR YÖNE GİDİYOR”

Bu bir yıl içerisinde bir başka önemli gelişme oldu biz Balkanlar’da Bektaşilerin varlığını biliyorduk ama sadece yüzeysel bir bilgimiz vardı. Son bir yıl içerisinde AABK birkaç kez Avrupa parlamenterleriyle Makedonya’ya, Arnavutluk’a diğer Avrupa Birliği içerisindeki Balkan ülkelerine gidebildiler. Oradaki Bektaşilerin sorunlarını gün ışığına çıkarabildiler. O kapsamda Avrupa’daki Bektaşilerle eksik olan ilişkilerimiz de her geçen gün olumlu bir yöne gidiyor. Genel anlamda gördüğümüz kadarıyla 1.5 milyon Türkiye’den Avrupa’ya giden Aleviler vardı. Buna birden bir milyona yakın Bektaşi ilave oldu. Bu Avrupa Birliği bünyesinde önemli. Balkanlarda Bektaşilerin yaşadığı ülkelerde maruz kaldıkları sorunları artık kendi içlerinde Avrupa Parlamentosuna yolladıkları milletvekilleri üzerinden de gündeme getirebilecekler. O da bizim özlem duyduğumuz bir şeydi.

“AP BÜNYESİNDE ALEVİ DOSTLUK GRUPLARI OLUŞTURUYORUZ”

Avrupa Parlamentosu bünyesinde Alevi dostluk grupları oluşturuyoruz. Geçtiğimiz sene İngiltere’de bu oluştu, şimdi Almanya’da da diğer Avrupa ülkelerinde de Alevi olan veya Alevi dostu olan milletvekilleri Alevi dostluk grubu oluşturuyoruz parlamento bünyesinde. Geçtiğimiz aylarda Almanya’daki seçimlerde 6 Alevi kadın birisi bizim gençlik örgütümüzün uzun süre sekreterliğini yapan Elvan Korkmaz gibi gençlerimiz, artık Almanya Parlamentosu’nda milletvekili. Bunu da son derece önemsiyoruz. Kendi içimizdeki birliğimizin Avrupa’ya yansıması, Avrupa’nın siyasal yaşamında karar mekanizmalarında yer almamızı da son derece önemli görüyoruz.

“ÖĞRETİMİZDE OLDUĞU GİBİ KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YOK”

Alevi kurumlarında, derneklerinde, federasyonlarında kadınlar yeterince yer alıyor mu?

Öğretimizde ifade edildiği gibi kadın erkek eşitliği yok. Yani bu sadece lafta var. Ben de kişi olarak 30 yıl Avrupa Alevi örgütlenmesinde yöneticilik yapan bir insan olarak gördüğüm en büyük eksikliklerden biri bu. Yani bizim cami cemaatinden farklı olmamız lazım. Bunun örgütlenmede de karışık olması gerekiyor ama her geçen gün olumlu adımlar atıyoruz. Tüzükler değişiyor. Eş başkanlığa geçiliyor ve bugün birçok Avrupa’daki cemevlerimizin başkanları yeterli düzeyde değil. Ama her geçen gün bir önceki yıldan daha olumlu sonuçlar alabiliyoruz. Kadın arkadaşlarımız da yönetim mekanizmalarında, federasyonda, konfederasyonda yer alamaya başladılar.

“ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İSTEYEN ZİHNİYET İŞ BAŞINDA”

Almanya’da okullarda Alevilik dersleri veriyoruz, diyorsunuz. Türkiye’de Alevi çocuklara sünni inancı zorla öğretiliyor. Türkiye’de yaşayan Alevi toplumu sizin elde ettiğiniz hakların çok çok azından yararlanıyorlar. Avrupa’dan baktığınızda Türkiye’deki Alevilerin yaşadığı sorunları nasıl değerlendirirsiniz?

Demokratik bir anlayış iş başında olduğunda ne kadar önemli kazanımlar elde ettiğimizi sıraladım biraz önce. Ben bu 30 yıl içerisinden Türkiye’yi de yakından takip ettim. Yani 2007 yılında biz Hasan Zengin, Eylem Zengin davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdük zorunlu din dersleri kalksın talebiyle. O günden bugüne cemevlerinin ibadethane olması gibi konularda bile AİHM karar verdiği an ben geldim. Türkiye’de yaprak kımıldamıyor. Benim gördüğüm yani bugün Alevi düşmanı, Alevileri asimile etmek isteyen bir zihniyet iş başında. Onlar iş başında olduğu müddetçe Alevilere hiçbir alanda eşit hak vermeyecekler. Bu anlamda inancımı, beklentimi yitirmiş durumdayım. Yani yıllarca biz eşit haklar başlığı altında bütün taleplerimizi tüm dünyaya haykırmamıza rağmen bırakın artı bir şey elde etmeyi her geçen gün eksiye gidiyor Türkiye’de Aleviler açısından. O anlamda da Aleviler ve Alevi hareketi olarak çok fazla devletten önümüzdeki dönmede olumlu bir şey bekleme yerine bizim yönümüzü kendi halkımıza dönmemiz lazım.

“OKULLARDA ALEVİLİK DERSLERİ VERİLMİYORSA CEMEVLERİNDE VERELİM”

Okullarda Alevilik dersi verilmiyorsa cemevlerinde verelim. Hiç değilse çocuklarımıza kendi öğretimizi kendi kurumlarımızda aktaralım. Bu mücadele bugünden yarına hedefe ulaşmayacağına göre hiç değilse çocuklarımız cemevlerimizde inancımızı tanıyarak büyüsünler. Yani kimlikleri oluşsun. Alevi olmanın ne olduğunu öğrensinler ve Alevi değerleri yok olmasın. O açıdan ben devletten bugüne kadar ki taleplerimizin önümüzdeki dönemde de karşılanmayacağından yola çıkarak çok fazla gereksiz yere devlet bir şey verecekmiş gibi beklentiye girmemek gerektiğine inanıyorum.

“EN ÖNEMLİ HEDEF DÜNYADAKİ ALEVİLERİN BİRLİĞİNİ SAĞLAMAK OLMALI”

Peki Avrupa’da Aleviler olarak mücadele yürütüyorsunuz. Bu yürüttüğünüz mücadelenin Türkiye’ye yansımasını da istiyorsunuz. Türkiye’ye bunun yansımasının ne kadar olduğunu düşünüyorsunuz ya da yansıyor mu?

Bence bugün Alevi toplumunun en önemli hedefi tüm dünyadaki Alevilerin birliğini saplamak olmalı. Yani biz Balkanlardaki Bektaşilerden haberdar değildik, biz İran’daki Ehl-i haklar grubundan haberdar değildik. Biz Irak’taki Türkmenlerden savaş sürecine kadar Suriye’deki Arap Alevilerinden haberdar değildik. Biz Yavuz katliamından kurtulup da Arjantin’e gitmiş iki buçuk milyon Arap Alevisinden haberdar değildik. O anlamda ben bugün tüm dünyadaki Alevilerin bir araya gelerek tanış olmasını birbirini tanımasını, sorunlarını içinde bulunduğu koşulları tanıması anlamında bir dünya Aleviler platformuna ihtiyaç olduğuna inanıyorum.

“BİZE ZULÜM YAPAN SİYASAL İSLAMCI ZİHNİYET TÜM DÜNYADA ÖRGÜTLÜ”

Görüldüğü gibi tek tek ülkelerde kurtuluş yok. Çünkü bize yönelik baskı ve zulüm yapan siyasal İslamcı zihniyet tüm dünyada örgütlü. IŞİD barbarlığını görüyoruz. Yani her tarafta insanlığa saldırılar gerçekleştiriyor. O yüzden ben 2018 Alevi dünyasının en önemli hedeflerden birisini tüm dünyadaki Alevileri bir araya getirecek onları tanış yapacak, bir örgüt bir üst çatı oluşsun gibi bir beklentim yok. Yani yüzyıllarca birbirlerinden uzak kalmış insanların hemen bir çatı altında bir delik altında bir araya gelmesi mümkün değil. Ama en azından bir tanış olunmasını ben önümüzdeki sürecin en önemli hedefi olarak görüyorum.

(HABER MERKEZİ)

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

21 EKİM CUMARTESİ 2017-GÜNDEM

21 EKİM CUMARTESİ 2017-GÜNDEM

pirha.net © 2018