CANLI YAYIN
Video bulunamadı...
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEOLAR, YAŞAM 9.01.2018 376 Görüntüleme

Oyuncak yapıp sanatı, oynayarak yeni bir hayatı öğreniyoruz-VİDEO

PİRHA- Cinsiyetçi ve savaşı olağanlaştıran oyuncaklara karşı çocukların hep birlikte oynayarak barışçı bir kişilik geliştirmelerine yarıdımcı olacak oyuncaklar tasarlayıp yapıyor Baran Bülent Akdemir. Oyuncak yapmayı da, onlarla oynamayı da insanı iyileştiren bir sanat olarak ele alan Akdemir, bu uğraşını “Hayatı sanat içinde yaşama” olarak tanımlıyor.

Haberin Videosu

 

Baran Bülent Akdemir bir sağlık emekçisi. Travma Cerrahisi’nde uzun yıllardır çalışan Akdemir, hobi olarak da oyuncak atölyesinde boş zamanlarını geçiriyor.

“Aslında travma cerrahisinde çalıştığımız için bu iş bir şekilde bizim için terapi sayılır” diyen Akdemir, kendini sağlıkçı olmanın ötesinde oyuncakçı ve masalcı olarak tanıtıyor. Oyuncak yapmak onun için çocukluğundan bu yana gelen aile geleneği. Kurduğu bu atölyede ise hayallerini işliyor 8 yıldır.

Akdemir, “İlk ustalarım babam, amcam ve kuzenlerimdi. Sonra ustalaşarak devam ediyorum. Bunlar benim çocukluk oyuncaklarım. Biraz zamana uyarlanmış büyük halleri” diyor. Oyuncağın dışında ev dekorasyonu ürünler de tasarlayan Akdemir’in sloganı ise, ‘Hayatı sanat içerisinde yaşama’.

Kırılmayan, kolay aşınmayan ve alerjik özelliği olmayan oyuncaklar tasarlamaya çalışan Akdemir, yine kendine özgü, piyasa oyuncaklarından ziyade çocukların kendilerinin de tasarlayabildikleri oyuncaklar çıkarmayı hedefliyor. Özellikle ahşap kullanmaya çalıştıklarını söyleyen Akdemir, genelde ömrünü tamamlamış ve kesime müsait ya da kesilmiş ağaçları işliyor.

SANATI HAYAT OLARAK İŞLİYOR

Sanat için çıktıkları bu yolda nasıl bir yol izlediğini ise şöyle anlatıyor:

“Sanat ürünü aynı zamanda birçok işleve sahip olabilmeli, odaları veya evleri süslemekten ziyade işlevsel bir ürün de olmalı. Kişinin kendisini ifade edebileceği bir ürün de olmalı. Sanatı hayat olarak işleme maksadıyla başladık bu işe. Ama tabi oyuncak bizim için bu işin en olmazsa olmazı. Talep edenin ya kendi çizimleri hayal gücünü kullanarak onunla ortaklaşarak yapabiliyoruz. Ya da bizim kendi hayal gücümüzle tasarladıklarımız oluyor. Kopyalamıyoruz ama bilindik ürünleri yaptığımızda olur. Yine de onların şekillerine değiştirerek atölye misyonuna uygun hale getiriyoruz.”

CİNSİYETÇİ OYUNCAKLARA KARŞI OYUNCUKLAR TASARLIYORUZ

Çocukların gelişiminde önemli bir faktör olan oyuncakları ile piyasadaki cinsiyetçi oyuncaklara karşı bir duruş da sergiliyor Akdemir.

Çocukların kendilerinin de tasarlayabildikleri, ailelerin hayal ettikleri veya eğitim araç gereci şeklinde oyuncaklar çıkaran Akdemir sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Çocuklar, ileride yapacakları mesleklerden kişiliklerine kadar, aslında oyuncaklar aracılığıyla aileleri ve toplum tarafından belirleniyor. Bunun doğru olmadığına inanmadığımız için şunu yapmaya çalışıyoruz. Unisex oyuncak üretmeye çalışıyoruz. Hem kız çocuklara hem de erkek çocuklara hitap edebilecek oyuncak çıkarmaya çalışıyoruz.

Oyunu kurgulayan oyuncak değil oyunla birlikte kendini kuran oyuncak hevesiyle yola çıktık. Çocuk hayal gücünü oyuncak üzerinde gerçekleştirebilsin ya da hayal gücünü oyuncağıyla geliştirebilsin diye. Çünkü aslında bir karşı duruştur. Bütün topluma karşı ‘siz yanlış bir rol benimsemişsiniz’ ama doğrusu budur ideasıdır.  Bu çok dik ve iğneleyici şekilde değil de daha estetik daha insani ve biraz daha çocukça yapmaya çalışıyoruz.”

EZBERCİ EĞİTİM SİSTEMİ DIŞINDA YARATICI OYUNLAR İÇİN OYUNCAKLAR

Ezberci bir eğitim sistemine karşı da oyuncaklar üreten Akdemir, “Biz bunu ezberden ziyade oyunu eğitime dönüştürmüş bir oyuncak hem birkaç şeyi aynı anda öğrenebildiği ve birbirine entegre edebildiği oyuncaklar üretmeye çalışıyoruz. Bu maksatla kendi tasarımlarımızı yapıyoruz” diyor.

Bu oyuncakları çocuklar kadar yetişkinlerin de oynayabileceğini söylüyor Akdemir:

“Oyuncaklar bir yaşından biz 20 yaşına kadar diyoruz. Ama daha üstü de var. Benim için hayat bir oyun şeklidir. Yaptığım oyuncaklarla önce kendim oynuyorum. Eğer çocuklarıyla diyalog kurmak istiyorlarsa etkin bir diyalog kurmak için biz bu oyuncakları yapboz ya da oyunu kur şeklinde yaptığımız için yetişkinler eğitim kısmında burada. Ama bazen öyle oyuncaklar tasarlamaya çalışıyoruz ki yetişkinler de oynayabiliyorlar.”

LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA OYUNCAK ÜRETTİLER

Oyuncak yapmanın yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri de geliştiren Akdemir, lösemili çocuklar için ürettiği oyuncağa ilişkin ise şu bilgileri veriyor:

“Uzun süre yatma ihtiyacı duyduğu için bu hasta çocuklar aileleriyle onlara tedavi verecek hemşire ve doktorlar veya diğer sağlık personeliyle iletişim kurmaları için bir oyuncak üretme ihtiyacı duyduk. Ama aynı çocuk aynı oyuncakla aynı dakikada oynarsa ne olacak? O zaman şöyle dedik, aynı çocuk beş oyunu bir defada oynayabilir ya da beş çocuk aynı oyunu aynı dakikada oynayabilir şeklinde tasarladık. Bir baktık ki yetişkinler de çocuklar da ya da sağlık çalışanları da bundan büyük bir haz alıyorlar çünkü bir topluluk oluşturabiliyorsunuz. Kolektif bir oyun oluşturuyorsunuz ama aynı oyunu oynamıyorlar çocuklar, beş ayrı oyunu oynuyorlar. Şunu öğrenme şansımız oldu: Biz artık oyunlardan, oyuncaklardan çocukluğumuzdan, çocukça düşlerimizden çok uzağız. Biraz daha yakınlaşmamız ve insani hal almamız için gerekliliğimizi yeniden keşfetmemiz için böyle oyuncaklara ihtiyaç duyuluyor.”

Bu atölyenin ekibi aynı zamanda duvar ressamlığı da yapıyor. Çalıştığı hastanede ağırlıklı çocuklarla etkinlik şeklinde yaptıklarını söyleyen Akdemir,  “Hasta, hasta yakınları, hemşire, hastane çalışanlarının hepsi bizimle çalıştılar. Duvarı hem tual olarak kullanıyorlar hem de biz onlara renk algılarını veya kolektif yaşam şekillerini resim çizerken anlatmış oluyoruz” diyor.

OYUNLA BARIŞÇI BİR HAYATI ÖĞRENİYORUZ VE ÖĞRETİYORUZ

Akdemir oyuncaklarla barış vurgusu yaparak sonlandırıyor: Oyun uzlaşmak demektir. Biz oyunla hayatı öğreniyoruz. Biz oyunla hayatı öğrenmeye devam edeceğiz. Oyunla hayatı öğretmeye de devam edeceğiz. Oysa bizim için insan doğasıyla savaşmanın çok ters bir şey olduğunu biliyoruz zaten. Ve bu doğayı işlerken kendi doğallığıyla işlemeye gayret ediyoruz. Savaş çok suni bir yapıdır.”

Söyleşi sonrası Baran Bülent Akdemir, masal anlattı.

Oyuncaklar için internet üzerinden Facebook ve youtube’de bulunan sanatanka sayfalarından ulaşılabilir.

Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

İSTANBUL

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018