CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 29 Aralık 2016 - 14:01 164 Görüntüleme

Özgür Gündem davası başladı

Özgür Gündem davası başladı

Yazar Aslı Erdoğan, dilbilimci Necmiye Alpay , Zana Kaya ve İnan Kızılkaya’nın yargılandığı Özgür Gündem davası İstanbul Çağlayan Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Yurtdışından birçok gazeteci kuruluşu duruşmayı izlemek için sabah erken saatlerde adliye salonuna geldi. Duruşmaya ilk olarak sanık yakınları alındı. Güvenlik görevlilerinin duruşma salonuna 30 kişiyi alabileceklerini söylemesi üzerine adliye koridorunda bekleyen gazeteciler  durumu alkışlarla protesto etti.

Aslı Erdoğan duruşmada şunları söyledi:

“Burada bir salon dolusu hukukçuya hukuku anlatacak değilim. Adaleti savunmak sizin göreviniz. İdam yerine getirilmiş, ağırlaştırılmış müebbetle bu yüzyılda yargılanan ilk kadın edebiyatçı olarak tarihe geçtim. Vicdansız adalet olmadığı gibi, vicdansız edebiyat da olmaz.”

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin aralarında Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın da bulunduğu 9 yazar ve yöneticisi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Tutuklu yazar Aslı Erdoğan savunmasına, “Savunmamı hukuk varmış gibi yapacağım” diyerek başladı. Erdoğan’ın ardından dilbilimci Necmiye Alpay ve Eren Keskin savunma yaptı. Savunmaların ardından savcı, İnan Kızılkaya hariç tüm tutuklu ve yazarlara tahliye talep etti.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya, Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay’ın tutuklu olarak yargılandıkları davanın ilk duruşması, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

4’ü tutuklu 9 gazeteci ve yazarın “örgüte üye olmak”, “örgüt propagandası yapmak”, “devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak” iddialarıyla yargılandığı duruşmayı Almanya, İsviçre ve Fransa’dan gelen akademisyenler ve gazeteciler, uluslararası gazeteci örgütlerinden temsilciler, Uluslararası Af Örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi takip ediyor.

Duruşmayı takip eden gazeteciler duruşma salonuna sadece 30 izleyicinin alındığını söyledi.

Tutuklu gazeteciler İnan Kızılkaya ve Zana Kaya, “araç ve personel yokluğu” gerekçesiyle duruşmaya getirmediler.

Mahkeme heyeti KHK kapsamında her sanık için sadece 3 avukatın savunma yapmasına karar verdi.

Aslı Erdoğan’ın savunması

Kimlik tespitleri ve iddianamenin okunmasının ardından Aslı Erdoğan, “Savunmamı hukuk varmış gibi yapacağım” diyerek savunmasına başladı.

Erdoğan’ın 12 sayfalık savunmasından bazı bölümler şöyle:

Hukukun sindirme aracına dönüştüğünü görüyorum. Savunmamı ‘hukuk varmış’ gibi yapacağım. Burada bir salon dolusu hukukçuya hukuku anlatacak değilim. Adaleti savunmak sizin göreviniz. Hukuk, sadece devleti ve siyasetçileri savunamaz. Özgür Gündem gazetesi izinli, sarı basın kartı, turkuaz dağıtım tarafından dağıtımı yapılan bir gazete. Yasal bir gazetede, sembolik danışma kurulu üyesiyiz. Danışma kurulu 5 yılda bir kez toplanmamış, bir tek karar alınmamıştır. Hukuk ilkeleri çiğneniyor. Sekiz kitap, yüzlerce yazının içinden birkaç kelimenin cımbızla seçilmesi, bir Ortaçağ engizisyonun dışa vurumudur. Duygular acı, saygı vicdan edebiyattır. Vicdansız adalet olmayacağına göre…

Bir edebiyatçının kendini gerçekleştirdiği yer kitaplarıdır. Notlarım, yazılarım kriminal malzeme olarak aylardır polisin elinde. Boş ve tutarsız bir iddianame… ‘Örgüt üyeliği’ adına somut delil tek şey künyede adımın olması. Savaş karşıtı anti militarist olduğumu hep dile getirdim. 18 yıldır tek yazıma dava açılmadığı gibi slogancı bir yazar asla olmadım. İşkence ve cezaevlerini hep yazdım. Bu yaptığım ile KCK’ye üye olmuşsam bugüne kadar kitaplarıma girip çıkan örgüt kalmamıştır.

Özgür Gündem gibi yayınlara hala ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kürtlerin gerçeğini yazmayan ana akıma alternatif doğdu. Çok sayıda köşe yazarı oldu AKP’li Muhsin Kızılkaya ve Mehmet Metiner gibi. 2013-2014’te KCK yöneticileri ile yapılan röportajlar ve açıklamalar ana akımda yer aldı. Danışma kurulunun herhangi bir konuda gazete hakkında karar yetkisi yoktur. Mahlasla yazılan yazılardan haberdar değilim.

‘Müebbetle yargılanan ilk kadın edebiyatçıyım’

Bu yüzyılda, idam yerine düzenlenmiş ‘ağırlaştırılmış müebbet’ ile yargılanan ilk kadın edebiyatçı olarak tarihe geçtim. Bana bu suçu isnat edenler güneş sistemini görmeden kara deliği bulduğunu sananlardır. Bir gazetenin uzaktan kumanda edilmesi mantıksız ve imkânsızdır. Kimseden emir ve talimat almadım vermedim. Susturulan gazete ile dayanışmayı etik bir durum olarak görüyorum.

Necmiye Alpay’ın savunması

Erdoğan’ın savunmasının ardından duruşma Necmiye Alpaysavunma yaptı. Alpay’ın yaptığı yazılı savunmasının satır başları şu şekilde:

Davada 4 aydır tutukluyum. Bu yargısız bir infazdır. Neden mi? Açıklamak istiyorum. Metin 3 parçalı: Gazete, silahlı örgüt, sanıklar. Ama metindeki 3 parça arasında bağlantı göremedim.

Danışma kurulu üyeliği için teklif yapıldığında gazetenin yayınlanma özgürlüğü çerçevesinde davet yapıldı. Voltair’in dediği gibi; ‘Düşüncelerine katılmıyor olabilirim de ama onları ifade etmeniz için her şeyi yaparım’. Benim Gündem ile dayanışmam bu fikirle oldu. Yaşar Kemal’e ilk kez dava açıldığında bin kişi ‘aynı suçu işliyoruz’ dedi. Bu topraklarda bu dayanışma yıllardır yapılır.

Yetki kullanmadım, yönetmedim, yönetilmedim de. 4 aydır tutukluyum, bu kolay değil. Hayatım bir balta ile ikiye ayrıldı. Yakalanmadım.

Mahkeme başkanının Necmiye Alpay’a “Kendin teslim oldun” demesi üzerine ise Alpay, “Teslim olduğum doğru değil, ifade verdim” dedi.

Alpay, savunmasının devamında ise şunları söyledi:

İddianamede somut bir şey yok, soyut şeyler var. İddianame önyargı ile yazılmış. Savcı bilerek önceden karar vermiş gazetenin ‘silahlı örgütün yayın organı’ olduğuna. Bize suçlamalar da bu şekilde yapılmış. Kitaplar için, gazeteler için ‘ele geçirildi’ ifadeleri artık terk edilmeli. Kitapların ele geçirilmesi deyişi çok kötü zamanları hatırlatıyor: 12 Eylül… Bu deyişten artık vazgeçmeli.

Eren Keskin’in savunması

Özgür Gündem gazetesi davasında tutuklu dilbilimci Necmiye Alpay’ın ardından tutuksuz yargılanan avukat Eren Keskin, savunma yaptı.

Savunmasına “Gündem benim için Musa Anter demektir” diyerek başlayan Keskin, şöyle devam etti:

77 yaşında öldürüldü. Hala faili bulunamadı. 8-9 yaşındaki dağıtımcıları öldürüldü. O zamanlarda avukattım. Sayısız vekillik teklifini reddettim. İnsan hakları savunuculuğunu önemsedim. Müzakere sürecinde hiç dava açılmadı. Şimdi ise 140 davam var. Hiçbir yere gitmeyeceğim. Düşünce özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim.

Bu gazete 1999’dan bu yana devletin izniyle çıkıyor. Yöneticisi olanların ‘silahlı örgütten’ yargılanması akıl alır değil. Öldürülen kayıplarla ilgili o dönem Başbakan bize ‘faillerini bulacağım’ diye söz verdi. ‘Beyaz Torosları bitireceğim’ dediler ama şimdi beyaz Toroslara karşı olduğumuz için yargılanıyoruz. Hukuki olarak kendimizi bu kadar çaresiz, hangi yolda gideceğini bilmeyen bir dönem hiç görmedim. Kabus bir dönem yaşıyoruz. Yazılarım soruşturma aşamasında sorulmadı. İddianamedeki yazılarıma hiç dava açılmadı.

Duruşma avukatların savunmaları devam etti.

Erdoğan, Alpay ve Kaya için tahliye talebi

Özgür Gündem davasında tutuklu gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Bilir (Zana) Kaya, Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay hakkında savcı tahliye talebinde bulundu.

Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya için ise tutukluluğun devamı istedi.

“Gazetecilik hakim karşısında”

Öte yandan duruşma öncesi, adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı.

Açıklamaya aralarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Aydoslu, Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyeleri ve çok sayıda gazeteci ve yazar katıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

TCK’ye göre hiçbir suç olmayan yazılardan dolayı yargılanacaklar. Hiçbir gazetecinin fikirlerinden dolayı yargılanmasını kabul etmiyoruz ve meşru görmüyoruz.

TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise şu ifadeleri kullandı:

Bugün gazetecilik hakim karşısına çıkıyor. Onları buradan dayanışma ile çıkaracağız. Halkımızın da aynı zamanda haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. O yüzden mücadeleye devam.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018