CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Alevi-Kürt Vekil Akbulut: Irkçılığın yükseldiği ortamda inançların dayanışması önemli-VİDEO

PİRHA- Almanya’da Sol Parti’den milletvekili seçilen Gökay Akbulut, “Irkçılığın yükseldiği, krizin yaşandığı bir süreçte farklı inançların dayanışması, bütünleşmesi Alevi kültürünün daha iyi tanınması çok önemlidir. Alevi kadınların erkek egemen zihniyetten bağımsız bir şekilde toplumda var olmaları Alman toplumu tarafından beğeniliyor” dedi.

24 Eylül’de Almanya’da Federal Parlamento için seçimler yapıldı. Türkiye ile gerginliklerin devam ettiği bir atmosferde yapılan seçimlerde 2. Dünya Savaşı’nın ardından ilk defa aşırı sağcı bir parti meclise girdi. Partilerin oy oranları da bir o kadar Almanya’nın özellikle iç politikalarını değiştirecek nitelikte. Seçimlerde CDU/CSU yüzde 32.9, SPD yüzde 20,5, aşırı sağcı AfD yüzde 12,6, FDP yüzde 10,7, Sol Parti 9,2  ve Yeşiller ise yüzde 8,9 oranında oy aldı.

Seçimlerde 14 Türkiyeli aday, milletvekili olarak Federal Meclis’e girmeye hak kazandı. Meclise giren 14 Türkiyeli milletvekillinden 10’u kadın. Kadın milletvekillerinden 6 ise Alevi. Seçimlere Sol Parti’den (Die Linke) Mannheim’da giren Alevi milletvekili Gökay Akbulut ile aşırı sağcı parti AfD’nin meclise girmesinin ardından oluşan tepkileri, Almanya’da özellikle Alevi-Kürt göçmenlerin durumunu, Almanya-Türkiye ilişkilerini konuştuk.

KAYSERİ-SARIZ’DAN ALMANYA’YA…

Gökay Akbulut 34 yaşında. Kayseri-Sarızlı bir ailenin çocuğu olarak 9 yaşından bu yana Almanya’da yaşıyor. Lise mezuniyetine kadar Hamburg’ta yaşamış. Ardından Heidelberg’te Sosyoloji, Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilgiler okumuş. (Almanya’da bir kaç bölümden ders alma imkanı bulunuyor) Kanada ve Amerika’da da öğrenimini sürdüren Akbulut, uzun bir süre Rosa Lüksemburg Vakfı’nda çalışmış. Göçmen ve kadın alanına yönelmiş. 2014’te Yerel Meclise seçilen Akbulut, geçtiğimiz Federal Seçimlerde Baden Wütenberg Eyaleti’nde Sol Parti’nin 3. Sıra adayı olarak meclise girdi.

“AFD’NİN MECLİSE GİRMESİ ALMANYA GİBİ BİR TARİHE SAHİP ÜLKE İÇİN TRAJİK”

Oy verirken Alman kamuoyunun beklentilerinin sosyal ve ekonomik yaşamla ilgili sıkıntıların çözülmesi yönünde olduğunu ifade eden Akbulut, yabancıların ise AfD’nin yükselişini tartıştıklarını söylüyor. Akbulut AfD’nin bu kadar yükselmesini ise Almanya’da mültecilerin güvenlik sorunu olarak yansıtılmasına bağlıyor ve ekliyor:

“Mülteciler medyada kriminalize edildiler. Güvenlik politikalarını daha sıklaştırmak için mültecileri ve göçmenleri güvenlik sorunu olarak lanse ettiler. Alman toplumundaki ırkçılık daha da güçlendi. Göçmenler bunu birebir yaşadı. Sosyal hayatta, ev ve iş ararken, otobüste, iş yerinde insanlar birçok sıkıntıyı yaşadılar. AfD en çok doğu Almanya’da oy aldı. Yüzde 10’un üzerinde bir sonuçla parlamentoya girecekleri belliydi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa Neo- Nazi bir parti Alman parlamentosuna girdi. Almanya gibi tarihe sahip olan bir ülke için trajik bir gelişme.”

“AfD’YE KARŞI ORTAK BİR STRATEJİ GELİŞTİRİLMELİ”

“Federal Parlamento’da AfD ile nasıl bir konsept geliştirecekleri konusunda net değiller” diyen Akbulut, Sol Parti’nin onlarla ortak bir çalışma yürütmeme kararı olduğunu belirtiyor.

Şu an en çok konuşulan koalisyonun CDU/CSU, FDP ve Yeşillerden oluşan Jamiaka koalisyonu olduğunu ifade eden Akbulut, bu partiler arasında da ayrışan noktalar olduğunu kaydediyor. Akbulut’a göre SPD ve Die Linke güçlü bir sol muhalefet oluşturmalı. Diğer partilerin de AfD’ye karşı ortak bir strateji geliştirmeleri gerekiyor.

Almanya’da birçok partinin vakıf çalışmaları ve eğitim çalışmaları için bütçe aldıklarına dikkat çeken Akbulut, “AfD siyasal eğitim çalışmalarında, Alman tarihindeki o karanlık yıllarda uygulanan ırkçı politikaları çok farklı bir şekilde yayın organlarına yansıtacak. Bu da tabii çok düşündürücü bir durum” diyor.

 

“GERGİNLİKLERE RAĞMEN TÜRKİYE İLE TİCARİ İLİŞKİLER DEVAM ETTİ”

Türkiye -Almanya ilişkilerine de değinen Akbulut, “Türkiye Almanya için önemli bir partner. 150 yıllık bir tarihçesi var. 150 yıl içinde Türkiye’de birçok darbe yaşandı. Sorunlar yaşandı. Bu ekonomik ilişkiler buna rağmen sürdürüldü. Türkiye’nin jeostratejik durumu, NATO ülkesi olması, Almanya ve AB için önemli. Şu anki gerginliklere rağmen ilişkilerin tamamen kopacağını düşünmüyorum. Son yıllarda medyada, Alman siyasetinde birçok eleştiriler yapıldı. Ama buna rağmen silah satışları devam etti, yatırımlar devam etti.

Türkiye’de 6 bin’in üzerinde Alman şirketi çalışma yürütüyor. İthalat ihracat ilişkileri çok büyük. Sonuçta pazar siyaseti olunca herkes kendi pazarını, kendi çıkarını korumak için bu ilişkilere devam edecek. Biz hiçbir şekilde Türkiye’ye silah satışının yapılmasını kabul etmiyoruz. AB ve mülteci anlaşmalarının durdurulmasını istiyoruz. Bu anlaşmalar gereği Türkiye’ye bir çok para aktarılıyor. Bunun durdurulmasını istiyoruz. Türkiye’deki muhalif kesimlerle, HDP ile dayanışmanın geliştirilmesini istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalarımızı da sürdüreceğiz.”

“DİTİB’İN İLİŞKİLERİNE ALMANYA GÖZ YUMDU”

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı bazı imamların Almanya’da Türkiye adına ajanlık yaptığının ortaya çıkmasıyla beraber, haklarında soruşturma açılmış ve DİTİB’e ödenen ödeneklerin yüzde 80 oranında azaltılmasına karar verilmişti.

Konuyla ilgili Sol Parti’nin yıllardır eleştiri yaptığını söyleyen Akbulut, DİTİB’in Türkiye ile ilişkilerinin bilinmesine rağmen ses çıkarılmadığını ve bilinçli bir şekilde bu faaliyetlere göz yumulduğunu belirtiyor. Sol Parti ve Yeşillerin imamların Türkiye’de değil de Almanya’da yetiştirilmesi gerektiğini savunduklarını kaydeden Akbulut, konuya yönelik eleştirilerini sürdüreceklerine işaret ediyor.

“IRKÇILIĞIN YÜKSELDİĞİ BİR ORTAMDA FARKLI İNANÇLARIN DAYANIŞMASI ÖNEMLİ”

Almanya’daki Alevi toplumu ve Alevi kurumlarına da değinen Akbulut, Almanya’da Alevilere karşı bir sempatinin olduğunu dile getiriyor.

“Irkçılığın bu kadar hakim olduğu, krizin yaşandığı bir süreçte farklı inançların dayanışması, bütünleşmesi Alevi kültürünün daha iyi tanınması çok önemlidir” diyen Akbulut, Almanların özellikle kadınların inançtaki rolünü çok beğendiklerini söylüyor. Akbulut’a göre Alevi kadınların erkek egemen zihniyetten bağımsız bir şekilde toplumda var olmaları Alman toplumu tarafından beğeniliyor. Almanya dahil, Avrupa’nın diğer ülkelerinde Alevilik derslerinin bir avantaj olduğunu belirten Akbulut, “Özellikle buradaki gençlere ulaşabilmek önemli. Çünkü kimlik sıkıntısı çekiyorlar. Kürt, Türk, Alman, Avrupa, Sünni, Alevi kimlikleri arasında kalıyor gençler. Burada Aleviliği anlatabilecek kaynakların olması önemli” diyor.

ALMAN PARLAMENTOSU’NDA ALEVİ KADIN MİLLETVEKİLLERİ

Federal Meclise giren milletvekilleri arasında 6 Alevi kadın milletvekili bulunuyor. Bunun gurur verici olduğunu ifade eden Akbulut sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu çok güzel bir başarı. Şu an Almanya parlamentosunda kadın milletvekili oranı çok düştü. Yüzde 37’den yüzde 30’a düştü. Alman kamuoyunda tartışılıyor. Geçmişte yüzde 40’lara ulaşan kota, şimdi yüzde 30’larda. AfD ve FDP’nin parlamentoya girmesiyle kadın milletvekili oranı düştü. Kadın kotası bu kadar düşük bir parlamentoda 6 Alevi- Kürt kadının yer alması tabiki sevindirici.”

“BİR KADININ SİYASETLE İLGİLENMESİ DİKKAT ÇEKİYOR”

Alevi-Kürt kimlikli bir milletvekili olarak politika yapmasının halkta sevinçle karşılandığını dile getiren Akbulut, “Seçim çalışmaları sırasında, Mannheim’da yaşlı bir amca bize kapıyı açtı. Sol partiden olduğumuzu görür görmez bizi içeri davet etti. Malatya Kürecikli bir aile. Çok duyarlı davrandılar. Özellikle aile, arkadaş çevrelerini bilgilendireceklerini ve beni destekleyeceklerini söylediler. Hem Kürt, hem Alevi bir aday olarak beni gördükleri için sahiplendiler. Kadınlarla çok güzel anılarım oldu. Kadınlardan çok destek aldım. Siyaset hala erkek egemen bir meslek olarak görünüyor. Burada bir kadının çalışma yürütmesi dikkat çekti. Bütün kadınlardan da destek aldım”  diyerek sevincini dile getiriyor.

Tabii bu kimliklerle siyaset yapınca özellikle sosyal medya ve telefon üzerinden tehditler almış Akbulut. Gerekli yerlere şikayetini yaptığını kaydeden Akbulut, çalışmalarına devam ettiğini belirtiyor.

Elif SONZAMANCI/KÖLN

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018