PSAKD Kadın Meclisi, ‘Katledilen kadınlar isyanımızdır’ paneli düzenledi -VİDEO

PİRHA-25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken PSAKD Mamak Şubesi Kadın Meclisi tarafından “Katledilen Kadınlar İsyanımızdır” başlıklı panel düzenlendi. Panelde konuşan kadınlar, “Ataerkil bakış açısı her alanda kadınları baskı altına almaya çalışıyor. Bu ülkede kadınları aslında devlet öldürüyor. Çünkü yapması gerekenleri yapmıyor. Nitelikli bir eğitimle ve bu eğitimi her alana yayarak eşitsizlik ortadan kaldırılabilir” dedi. 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşıken Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Kadın Meclisi tarafından “Katledilen Kadınlar İsyanımızdır” başlıklı panel düzenlendi. Panele Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) destek verdi.

Panel kapsamında 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyeni Prof. Dr. Bedriye Poyraz, Uçan Süpürge Derneği Başkanı Selen Doğan ve PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz konuşmalar yaptı.

Panelin sunuculuğunu yapan PSAKD Mamak Şube Gençlik ve Kadın Komisyon üyesi Ezgi Türkyılmaz, katledilen kadınlar nezdinde herkesi bir dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından katledilen kadınların hayatlarını anlatan sinevizyon gösterimi izlendi.

“KADININ ÖZ GÜCÜNE İNANIYORUM”

Ardından PSAKD Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Hasibe Akpınar söz alarak; “Kadınlar olarak haklarımız için mücadele etmemiz gerekiyor. Ben kadının öz gücüne inanıyorum. Erkek egemen sistem topyekün bir sistem sorunudur. İşte, okulda, her yerde karşımıza çıkıyor. Kadın özgürlük mücadelesi yükseldikçe gerek toplumsal gerekse de örgütsel olarak daha fazla ivme kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Akpınar’ın konuşmasının ardından PSAKD Mamak Şubesi Kadın Meclisi üyesi Adalet Ayten’in moderatörlüğünde panel başlatıldı. Panelde, Av. Şenal Sarıhan ‘Hukukçu yönüyle kadın mücadelesi’, Prof. Dr. Bedriye Poyraz ‘Karar mekanizmalarında kadın’, Selen Doğan ‘Toplumsal cinsiyet eşitsizliği’, Fadime Türkyılmaz  ise ‘Kadın mücadele tarihi’ başlığıyla konuşmalarını gerçekleştirdi.

“KADINLAR MÜCADELEDE VAR AMA YÖNETİMLERDE YOK”

İlk sözü PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz aldı. Türkyılmaz, kadın mücadelesinin tarihini ve Alevilikte kadının rolünü anlatarak şunları dile getirdi:

“Sadece bizim Alevi örgütlerimizde değil genel anlamda kurumlarda kadının sesi yok, kadının adı yok. Ne yazık ki mücadele veren kadınlar ama örgütlerde yönetimlerde kadınlar yok. Bunu kendi içimizde uzun uzun tartıştık. Elbette ki bazı şeyleri de mücadele ederek kazanacağız, kazanıyoruz. Yönetimlerin her aşamasında kadın arkadaşlarımız daha çok görev alacaklar, daha çok yönetimsel olarak hep birlikte olacağız mücadele edeceğiz. Dışarıdaki kadın arkadaşlarımızı örgütleyeceğiz. Yoksulluğa, yolsuzluğa, kendi inancımıza olan asimilasyona karşı, kadın cinayetlerine karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Vardık, varız, var olacağız.”

“ÖĞRETİLMİŞ ROLLERE VE KALIPLARA TESLİM OLMAYALIM”

Türkyılmaz’ın ardından söz alan Uçan Süpürge Derneği Başkanı Selen Doğan toplumsal cinsiyet rollerinden ve kadınlara çizilen kalıplardan bahsederek; “Toplumsal cinsiyet meselesine bir bakış açısı kazandırmalıyız. Her kesimden kadının haklarını kullanabilmeleri için mücadele edilmeli. Eşitlik en önemli noktadır. Her alanda eşitlik sağlanmalı. Dayanışma çok önemli bu noktada. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğin ortadan kaldırabilmek için belirli bir perspektif kazandırmalıyız. Cinsiyet rolleri bize öğretilmiştir. Özümüzde doğamızda kırılganlık zayıflık yoktu kadınların. 25 Kasım ve diğer günlerde her zaman kendimize sorular soralım. Bakış açımızı geliştirelim.

Hakim olan ideolojiye teslim olmayalım. Öğretilmiş rollere ve kalıplara girmeyelim. Ataerkil bakış açısı her alanda kadınları baskı altına almaya çalışıyor. Şiddet konusunda ise bu bir kültür meselesi. Toplum kadınları ikinci plana atıyor. Bunu her bireye empoze ediyor. Bu zihniyeti değiştirmek gerekiyor. Yaşamın içerisinde çocuklarımıza toplumsal cinsiyet rollerini öğretmeliyiz. Ev içinde çocuklarımızı eğitmeliyiz. Kadın ve erkekler her işi yapar düşüncesini verelim. Kadın ve erkeklerin yapacakları işler diye ayırmayalım. Tüm kadınlar bir araya gelerek ancak haklarını kazanabilir. Kadınlar kurulursa erkeklerde özgürleşecek aslında. Ezberleri alışkanlıkları bozalım” dedi.

“YASALAR SOKAKTA YAZILIR”

Ardından Av. Şenal Sarıhan söz aldı. Sarıhan, kadın mücadelesinin hukuki yönünü ele alarak şunları kaydetti:

“Ben iyi eğitimli bir ailede büyüdüm. Ben hep kendimi eşit görürdüm. ÇHD’nin genel başkanıyken kadın komisyonu kurmak istedik. Ancak yönetimdeki erkek arkadaşlar karşı çıktılar. Devrimden sonra yaparız dediler. Ama biz komisyonumuzu kurduk. Ve kadın haklarının mücadelesi konusunda çok iyi mücadeleler verdik. Kazanımlar elde ettik. Kadınların hakları konusunda hukuksal anlamda kazanımlar 90’lı yıllardan sonra oldu. Yasal anlamda kadınlar eşit görülmedi tarihte hala da tam anlamıyla eşitlik yoktur. Medeni yasanın değişmesi gerekiyor. Yasalar sokakta yazılırlar. Sokakta mücadele vererek haklarımızın yasal güvence altına alınmasını sağlayabiliriz. Bugün İstanbul Sözleşmesi yok sayılmış durumda. Bunun tekrar gelmesi için de yine mücadele vermek gerekecek.”

“BU ÜLKEDE KADINLARI DEVLET ÖLDÜRÜYOR”

Panelde son olarak Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyeni Prof. Dr. Bedriye Poyraz konuştu. Poyraz, kadın hakları konusunda eğitimin çok önemli olduğunu vurgulayarak ataerkil sistem devam ettiği sürece kadınların eşit olamayacağını belirtti. Poyraz konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Devletler can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Ancak kadınlar her gün ölüyor. Özellikle Türkiye de kadınlar hiç korunmuyor. Göstermelik polisiye önlemlerle kadınlar korunuyormuş gibi gösteriliyor. Ama asıl mesele eğitimdir. Eşitliğin her alanda sağlanması gerekiyor. Eğitim ailede başlar. Aileler çocuklarını toplumsal cinsiyet rollerine göre büyütmemeli. Kültürün değişmesi lazım. Kadına şiddet doğal bir şey olarak görülüyor. Her alanda kadın ve erkek eşitliği sağlanmalı. Bu devletlerin görevidir. Devlet bir vatandaşını koruyamıyorsa o devlet o ölümden sorumludur. Bu ülkede kadınları aslında devlet öldürüyor. Çünkü yapması gerekenleri yapmıyor. Nitelikli bir eğitimle bu eğitimi her alana yayarak eşitsizliği ortadan kaldırılabilir. Ama bütüncül bir yaklaşım sergilenmelidir. Farkındalık yaratmalıyız bu konuda. Kadınlar daha fazla yönetimlerde söz sahibi olmalıdır. Ama bu engelleniyor
Çünkü kadınlar her alanda susturuluyor ve engelleniyor. Alevi örgütlerine sesleniyorum. Kadın erkek eşitliğini her alanda eşitleyin.”

Panel, Nurgül Ateş ile Tersname’nin müzik dinletisi ile son buldu.

PİRHA/ANKARA