Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 14.03.2019 315 Görüntüleme

Resmiyette hala muhtar ancak görevini yapmasına izin verilmiyor-VİDEO

PİRHA-Bingöl’ün Yayladere ilçesine bağlı Çikan Köyü muhtarı Özkan Candan, 2014 yılında köylerinde yapılan ve güvenlik güçlerinin haberdar olduğu bir toplantıda köye gelen şahıslara çay ikram ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanmış. 6 ay cezaevinde kalan Candan’ın muhtarlık görevi kaymakamlık tarafından elinden alınmış. Resmiyette hala Çikan Köyü’nün muhtarı olan Candan’ın görevini yapmasına izin verilmiyor. 

Bingöl’ün Yayladere ilçesine bağlı Çikan Köyü muhtarı Özkan Candan, çözüm sürecinin devam ettiği 2014 yılında köylerinde yapılan ve güvenlik güçlerinin bilgisi dahilinde olan bir toplantıda köye gelenlere çay ikram ettiği iddiasıyla engelli babasıyla birlikte gözaltına alınmıştı. Engelli olan babası ile gözaltına alındıktan 8 gün sonra çıkarıldığı mahkemece denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakılan Candan’ın kendisi tutuklamıştı. 2016 yılında tutuklanıp 6 ay cezaevinde kalan Candan, tutuklanmasına neden olan toplantıya katılmadığını ve toplantı günü köyde bile olmadığını ve buna tüm köylünün şahit olduğunu söyledi.

GÖREVDEN ALINDI ANCAK HALA RESMİYETTE MUHTAR

Tutuklandıktan bir süre sonra muhtarlık görevinden alınan Candan, kendisine herhangi bir resmi yazı veya tebligatta bulunulmadığını ve hala resmiyette Çikan Köyü’nün muhtarı olduğunu kaydetti. Candan durumu şöyle özetledi:

“KHK’lerle yürütülen bir süreçti. Kaymakamlıklara yetki verilmişti. ‘Kaymakam sizinle çalışmak istemeyebilir, sizi görevinizi iade etmeyebilir’ diyor. Normalde bir insan hakkında soruşturma açılmışsa ve soruşturma devam ediyorsa mahkeme kararıyla kendi görevine geri döner ve süreç devam eder. Yasa bu, Türkiye’deki yasalar da bunu söylüyor. Ama olağanüstü bir yetki kullanıldı. Tutuklandıktan sonra özel idare yazı yazıyor görevimin durdurulması yönünde. Sonrasında görevden alındım. Ancak hala resmiyette muhtarım.”

“RESMİ BİR TEBLİGAT YAPILMADI”

Cezaevinden çıktıktan sonra avukatı aracılığıyla bir dilekçe yazarak göreve iadesini istediğini belirten Candan, “Kaymakam bana ‘Hakkınızda yurt dışına çıkma yasağı var. Bu tedbirden dolayı ben görevi size vermeyi uygun görmüyorum’ diye bir cevap yazdı” dedi. Muhtarlıkların ilçe kaymakamlıklarına bağlı çalıştıklarını ve kaymakamlığın muhtarlar hakkında elinde delil bulunması halinde disiplin soruşturması açabildiğini ifade eden Candan, “Örneğin görev yerinizde durmamışsınızdır, toplantı çağrılarına cevap vermemişsinizdir, görevinizi kötüye kullanmışsınızdır. Bunun gibi bir takım deliller olması gerekiyor ki elinde sizin hakkınızda soruşturma açabilsin. Benim üzerimdeki soruşturma siyasi bir soruşturma” şeklinde belirtti.

Görevden alınmasıyla ilgili kendisine herhangi bir resmi bildirimin yapılmadığını yineleyen Candan, “Muhtarlıkları düşen her yerde Haziran ayı içerisinde seçime gidiliyor. Herhangi bir resmi görevden alma olmadı, herhangi bir seçim yapılmadı. Gayriresmi görevden alma oldu, biz bunun adına kayyum diyoruz. Ama şimdi kılıfına uyduruyorlar birinci azaya görevi devretme. Yani kaymakam birinci azayla devam etmek istiyor. Seçilmiş olarak ona verdiler görevi” dedi.

“KORKUNUN EGEMEN OLDUĞU BİR ÜLKEDE ÇOCUĞUMU BÜYÜTEMEM”

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Bingöl Belediyesi il genel meclis üyeliğine aday olan Candan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İki şeyi özledik, barışı ve demokrasiyi. Biz barışa ve demokrasiye olan inancımızı yitirmedik. Bu ülkede onun mücadelesini veriyoruz. Mücadelemizle, kararlılığımızla inşa edeceğiz bunu. İnsanlar korkutularak siyasetten, yaşamdan, üretimden uzaklaştırılıyor. Her şeyi teslim alma politikası işletiliyor bu ülkede. Bunun hayata geçmemesi gerekiyor. Yani eğer bizler buna karşı direnemezsek, dik duramazsak korku egemen olur. Korkunun egemen olduğu bir ülkede de ben çocuğumu büyütemem. Daha özgür, eşit, demokratik bir ülkede çocuğumu büyütebilmek için ben bu mücadeleyi vermek zorundayım. Bedeli nasıl olursa olsun. 31 Mart’ta büyük bir sürpriz olmazsa bu halk bize bu görevi verir. 31 Mart’ta biz akşam bu seçimi kazanırız, 1 Nisan şakası yaparak ‘sizi görevden aldık’ diyebilirler bize. Biz bunu da bekliyoruz. Buna da hazırlıklıyız. Çünkü bu ülkede her şey oluyor. Herkese lazım olan bir adalet var. Biz o adaleti Türkiye’de tahsis etmek zorundayız. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Bu ülkede yaşayan her insanın görevidir.

PİRHA/BİNGÖL

pirha.net © 2018