Ressam Güllüzar Filis Tonkuş: Sanat, faşizme karşı bir duruştur ve direnmelidir-VİDEO

PİRHA-Ressam Güllüzar Filis Tonkuş, halktan uzaklaşan sanatçıları, köksüz bir ağaca benzetirken, “Sanat, faşizme karşı muhalif bir duruştur ve direnmelidir. Eserlerimde doğa, kadın ve emeği daha çok işledim. Kadınlarımızın emeği hep göz ardı edilmiştir” diye konuştu.

Güllüzar Filis Tonkuş… Erzincan doğumlu ressam, aslen Dersimli ve Kureyşan Ocağı’na mensup. Doğduktan kırk gün sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a geldiğini ve burada büyüdüğünü söyleyen Tonkuş, Türk-Alman şirketinde çalıştıktan sonra 7-8 sene de sendikacılık yaptığını belirtti. Tonkuş, resme olan ilgisini PİRHA‘ya şöyle anlattı:

“Resme karşı küçüklükten beri bir sevgim vardı. Defter kenarlarını karalardım. Bir gün Kadıköy’de yürürken; bir ressamın resimlerini sattığını gördüm. Cebimdeki son parayla bir resim aldım. Evimin duvarlarının tablolarla dolu olmasını isterdim. Birçok ressamdan ders aldım. Resim yapmaya amatörce başladım fakat daha sonra profesyonel anlamda resim yapmaya başladım. Ders aldığım en son hocam Bilal Oğuz’dur.”

KİŞİSEL VE KARMA BİRÇOK SERGİYE KATILDI

Bugüne kadar birçok kişisel sergi açan ve karma birçok sergiye de katılan Tonkuş; “2006 yılında Almanya Duisburg’ta sergi açtım. Ardından Türkiye’de üç tane kişisel sergi açtım. İstanbul Kadın Ressamlar Derneği üyesiyim. Sanat ve Sanatkârlar Topluluğu Kültür Derneği (SAKÜDER) üyesiyim. Son olarak da Kadıköy Ressamlar Derneği üyesi oldum. Birçok karma sergiye de katıldım.

Birçok koleksiyonerde eserlerim var. Anıtkabir Müzesi ile Harbiye Askeri Müze’de de eserlerim bulunmaktadır. Kitap kapaklarına resimlerim kullanıldı. Yarışmalara katıldım. Üç tane ödülüm var. Son olarak Dersim Belediyesi tarafından açılan Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’ne Pir Sultan Abdal’a ithafen yaptığım tablomu bağışladım” ifadelerini kullandı.

“HALKTAN UZAKLAŞAN SANATÇI, KÖKSÜZ AĞACA BENZER”

Resim ile ilgilendiği ilk süreçte ailesinin nasıl bir tepkisi olduğunu sorduğumuz Tonkuş; şunları söyledi:

“Ailem, jenerasyon farkımızdan dolayı olabilir, “Ressam olup da ne yapacaksın? Aç kalacaksın” gözüyle baktılar. Ben sanatı, eserlerimi satayım, ekmek parası kazanayım amacıyla sevmedim. Sanatı, halk için yapmayı düşündüm. Sanatı, toplumu aydınlatan bir ışık gibi görüyorum. Sanat aynı zamanda muhaliftir. Faşizme bir dirençtir. Sanatınla haykırıyor, karşı duruyorsun. Yaptığımız eserler gelecek nesillere not düşüyor. Bugün yaşadıklarımızı not düşüyoruz. Sanatçı halktan uzaklaştığı zaman köksüz ağaca benzer. Su almazsa beslenemez. Bizler de halka dokundukça besleniriz. Halkın yaşadıklarına bakarak, tuvallere yansıtırız.”

“SANAT, FAŞİZME KARŞI MUHALİF BİR DURUŞTUR VE DİRENMELİDİR”

Tonkuş, AKP’nin sanat ve sanatçıyla olan ilişkisine dair ise “İktidar sanatı zaten hiç sevmedi. Sanatçıya değer vermedi. Sanat yapamaz hale geldik” değerlendirmesinde bulundu.

“Toplumların gelişimi sanat ile olur. Sanatsız bir toplum gelişemez” diyen Tonkuş, sanatı faşizme karşı muhalif bir duruş olarak tanımladı. Tonkuş şöyle konuştu:

“Sanat o toplumun imzası ve faşizme karşı muhalif bir duruştur. Direnmelidir. Sanatta, türküler, grev, yoksulluk, aşk, turnalar, semah dönenler vardır. Herkese hitap edecek, herkesin kendisini bulabileceği renk vardır. Bu iktidar değer vermedi. Sanat ile barışık değil.”

“DOĞA, KADIN VE EMEK DAHA ÇOK İŞLEDİĞİM KONULAR”

Eserlerinde daha çok işlediği konulara da değinen Tonkuş; “Eserlerimde doğa, kadın ve emeği daha çok işledim. Kadınlarımızın emeği hep göz ardı edilmiştir. Geri kalmış toplumlarda da kadınlar hep göz ardı edildi. Özellikle 20 senelik bu iktidar döneminde de kadınlar daha çok geri planda kaldı. Daha çok öldürüldü, ezildi. Bizim sanatımıza da bu yansıdı. Ayrıca doğayı katlettiler. Ormanları yok ettiler.

Her gün sokaklarda kadınlar öldürülüyor. Katledenler gerekli cezayı almıyor. Bu durumdan güç alanlar kadınlara karşı şiddeti daha çok yoğunlaştırdılar. Kadınlar olarak bu duruma karşı birlik olmamız gerekiyor.”

“GELECEK NESİLLER KUREYŞ BABA’YI UNUTMASIN İSTEDİM”

Tonkuş son olarak ise şunları söyledi:

“Kureyşan Ocağı torunlarındanım. Dedelerime karşı vefa borcum olmalı, diye düşündüm. Gelecek nesiller Kureyş Baba’yı unutmasınlar istedim. Temsili bir portresini yaptım. Ayrıca Bağın Kalesi ve fırındaki kerametlerini canlandıran resimler yaptım. Kureyş Baba’nın bir portresi ve kerametini daha canlandıracağım. Gelecek nesillere not olsun.”

Barış KOP / İSTANBUL