‘Roboski Katliamı’nı ortaya çıkaran zihniyete karşı örgütlü olmalıyız’-VİDEO

PİRHA- Roboski Katliamı’nın 9. yılına dair ajansımıza konuşan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Roboski Katliamını ortaya çıkaran zihniyetin geçmişten günümüze deva ettiğini vurguladı. Kulu, “Demokrasi, barış, özgürlük adına söz söyleyen herkesin bu tarihsel gerçeği görerek bir bütünlük, birlik içerisinde geleceği kurmamız lazım” dedi.

28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 kişi yaşamını yitirdi. Ailelerin verdiği hukuk mücadelesinde son olarak AİHM, 17 Mayıs 2018’de aileler adına başvuruyu reddetti.

Roboski Katliamının 9. yılına dair Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, PİRHA’ya konuştu.

Zulmün devam ettiği bir yıl dönümü daha yaşadıklarını belirten Kulu, “Katilin gizlendiği ve yaşanan bu katliamın sadece ailelere acı, gözyaşı yaşatması, zulüm ve acılarla hala devam etmesi ibretlik bir insanlık dramıdır” dedi.

Bütün sistemlerin, erklerin, devletlerin bir kuruluş ruhu olduğunu ifade eden Kulu, “Hangi ruh üzerine kurulmuşsanız ülkeyi o ruhla idare edersiniz. Roboskileri yaşarken aslında biraz daha geçmiş bir tarihe gittiğimizde karşımızda Yavuz’un, Kuyucu Murat Paşa’nın katliamını, Sivas’ı, Zilan’ı, Maraş’ı görürüz. Bu devam eden ruh hali ve yönetme biçimi ötekilerine yaşama hakkı vermeyen bir zihniyetin 21. yüzyılda hala Türkiye’de iktidar olmasıdır. Bu zihniyetin hala devam etmesi; hem insanlık açısından, hem adalet duygusu açısından, hem barış ve gelecek açısından gerçekten ürkütücü bir noktadadır” diye konuştu.

“ZULME KARŞI BİR DURUŞUN SAHİBİ OLMALIYIZ”

Kulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokrasi, barış, özgürlük adına söz söyleyen herkesin bu tarihsel gerçeği görerek bir bütünlük, birlik içerisinde geleceği kurmamız lazım. Bunun dışında hiçbir seçeneğin olmadığını anlamamız lazım. Susarak yahutta saklanarak bir yaşamın olmayacağını bilmemiz gerekiyor. Her birimizin en zor şartlarda bedenini demokrasi ve barış için ışığa çeviren Hallacı Mansur gibi, Kerbela’daki Hüseyin gibi, Pir Sultan gibi zulme karşı bir duruşun sahibi olmadığımız sürece bize reva görülen ve sistemin Kürtlere, Alevleri, ötekilere reva gördüğü bu zulüm devam edecektir. Geleceğimizi umutla, inançla, özgürlükle kurmamızın esas anahtarı acılarımızı ve umutlarımızı birleştirerek, örgütlenerek ve bu zulüm sistemine karşı bir dirençle sefer olmakla mümkün olacağına inanıyoruz.”

Diren KESER/MERSİN